ena

ena
@starpulvis
Kendi halinde takılan okur intp so/sx 5w4 RCoE[I] LVEF mel-sang 549
Romeo ve Juliet gibi. Mümkün olsa sonunu değiştirir miydin?
7/10
·464 syf.··
2025 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 23:45
Evet... Rekor sürede okuyup bitirdiğim kitap. Bayadır kitap okuyamıyordum bu yüzden de kötü hissediyordum. 2 günlüğüne Bursa'ya gitmişken buna başlayayım dedim ve orda oturup bitirdim. Sürükleyiciliğini buradan anlayabilirsiniz sanırsam. Şimdi kitabın içeriğine değinmeden önce kitabın yazılışında ve çevirisinde acayip rahatsız olduğum iki konudan bahsedeceğim. 1-)Kitabın çevirisi anlatamayacağım kadar kötü. Ren yayınları zaten çevirisiyle öne çıkan bir yayın olmasa da bu kadar kötüsünü de beklemiyordum. Kelime kelime çevirmiş ve o kadar belli ki bazen "İngilizce kalıp böyle çevrilmez, ağlamak istiyorum..." diye yanına not aldığım yerler bile oldu. Cidden okuma kalitesini önemli ölçüde etkiliyor. Başka hangi yayın çevirdi bilmemekle birlikte şansınız varsa Ren almayın. 2-) Yazarın karakterleri konuştururken 3 cümlede 1 Shaekspeare alıntısı kullanması. Çeviri de iyi olmayınca bu edebi bir haz vermek yerine kafanızı oraya buraya vurmak istemenize sebep olacak bir içgüdü olarak karşılık buluyor. Ayrıca bunu sadece 1 karakter falan da yapmıyor. Keza sadece bir karakter bu kadar "edebi" tarzda konuşuyor olsaydı ( Gizli Tarih'deki Henry gibi) bu adam zırdeli deyip geçerdim ama hayır 7 kişinin 7'sinin de böyle konuşması karakterlerin samimiyetini ve doğallığını öldürüyor. Çok büyük bir detay değil gibi ama bana sorarsanız karakterler için önemli. Şimdi bunlar yetmemişcesine biraz da kitabın içinden eleştirilerime geçelim. Kitapta Oliver, Richard, Meredith ve James dışında çoğu karakterin derinine inmiyoruz. Bu hepsinin potansiyelini göremememize neden oluyor. Aslında konu baya ilginç, 7 tane öğrenci var ve bunlara 4 yıl boyunca sürekli aynı rolleri veriyorlar bu nedenle rolleriyle kişilikleri arasındaki fark buğulanıyor, kimliklerini kaybediyorlar tarzı konsept gerçekten ilgi
Eğer Kötü OlsaydıkM. L. Rio · Ren Kitap · 20241,251 okunma
Reklam
-İnsanoğlunun Ortak Mirası-
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2023 10:09
Tahminen M.Ö. 2100-1200 yılları arasında yazıya geçirilen eser, insanoğlunun ilk yazınsal ürünü, ilk başyapıtıdır. Bu kadar eski olmasının yanında destan şaşırtıcı derecede anlaşılır. Hatta insanlığın ortak sorununa değinir. Üstüne filmler, diziler kitaplar yazılmış, bunu okuduktan sonra "Bu filmde de bu tarz olaylar var!" diyebileceğinize inanıyorum! :) Peki bu destan neyi anlatmakta? Gılgamış Destanı, Mezopotamya’da yaşamış olan Uruk Kralı Gılgamış’ın ölümsüzlük arayışını anlatan bir destan. Gılgamış'ın 2/3'ü tanrıdır ve halkına zulmeder. Tanrıça Aruru, onu durdurmak için Enkidu adında vahşi bir adam yaratırlar. Gılgamış ve Enkidu, birbirleriyle savaştıktan sonra dost olurlar ve birlikte birçok macera yaşarlar. Ancak, Enkidu, Gök Boğası’nı öldürdükleri için tanrılar tarafından ölüme mahkûm edilir. Enkidu’nun ölümünden sonra Gılgamış, ölüm korkusuyla sarılır ve sonsuz yaşamın sırrını bulmak için uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Gılgamış, ölümden kaçamayacağını anlar. Burada fark ettiğim, hoşuma giden küçük bir detay var. Kazıbilimcilerin ve araştırmacıların 150 yıllık uğraşları sonucunda, destanın yaklaşık 2/3'ü elimize geçmiştir. Maalesef ki son yüzyılda o bölgeye atılan bombalar sonucunda geri kalan destana ulaşmak imkansız hale gelmiştir. Gılgamış'ın ise annesi tanrıça ve babası ise ölümlüdür. Destanda yarı tanrı olarak geçen Gılgamış'ın 2/3'ü ilahi, 1/3'ü ise insan olarak geçer ve biz de tabletlerin 1/3'ünü insan aptallığından, kısaca insanlığımızdan dolayı kaybettik. :) Destanda beni etkileyen şeyler: Destanda belki de beni en çok etkileyen şey, kitabı bu kadar net bir şekilde anlayabilmem oldu. Kitabın yazılışının üstünden 4000 yıl geçmesine rağmen kitap anlamsız değildi. Kitabı anlayabildim! Sadece sade dilden bahsetmiyorum, kitabı tam anlamıyla
Edebiyat
Gılgamış DestanıAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20237bin okunma
İlk 1K İncelemem
7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2022 13:04
Kitabın adından da anlaşılabileceği üzere kitap Homo Sapiens'in evrimini anlatmaktadır. Eğer evrim öğrenmeye yeni başladıysanız -benim gibi- bu güzel bir başlangıç olacaktır lakin bu konu üzerinde daha önceden kitaplar okuduysanız ve konuya hakim olduğunuzu düşünüyorsanız yeni bir şey görmeyi beklemeyiniz fakat özet olarak kullanılabilecek bir kitap olduğunu düşünmekteyim. Kitapta anlatılanların fotoğraflarla harmanlanması ve anlaşılabilir bir dil kullanması bunu insan evriminin öyküsünü öğrenmek için güzel bir kılavuz yapıyor, insan evrimini yeni yeni araştırmaya başlayanlara şiddetle öneririm! Kitap biraz öykümsü bir anlatım şekline sahip ve sadece insan evrimini temel almış. Yani insan evrimi değil de genel anlamda evrim hakkında bilgi veya araştırma için çok da doğru bir kaynak olmaz çünkü makroevrim, mikroevrim, üniformitaryanizm gibi temel kavramlara değinmemiş. Buradan sonra kitaptaki alıntılardan faydalanarak düşüncelerimi belirteceğim yani eğer ben kendim okuyup yorumlamak istiyorum diyorsanız bu incelemeyi şuanda kapatmanızı öneriyorum. Kitap genel olarak insan evriminin biyolojik değil kültürel kısmına daha fazla atıfta bulunuyor ve bu da bu kitabı benim açımdan okunmaya değer kılıyor. Bunu sf. 142'deki şu alıntıyla prkiştirebiliriz, "Birkaç milyon yıldan uzun bir süre evrimimiz kültürel olmaktan çok biyolojikti. Ardından, birkaç yüz bin yıl önce, evrimi biyolojik olmaktan çok kültürel nitelik kazananan Homo Sapiens ortaya çıktı; yaklaşık 40.000 yıldır, kültür kontrolden çıkıp biyolojiye üstün geldi." Kitap ne anlatıyor?'u tanımlayan bu alıntıdır bana göre. Kesinlikle ilginç ve akıcıydı, okurken anlamadığım kelime yoktu bu yüzden çok fazla zorlanmadım. Eğer insan evrimine karşı merak besliyorsanız, bilginiz olsun veya olmasın kitaplığınızda bulunması
İnsan ve Toplum
Homo SapiensSilvana Condemi · Say Yayınları · 2020223 okunma