At vuruldu,içim paramparça rüveyda
Gölgelerin ardına sakladım kusurumu
Sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
Ben burda damla damla eriyip akıyorum
Yine de,bırakamam yerlere gururumu
İstenmediğim yeri usulca terk ederim
Hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu
Mahzun bir derviş gibi boyun büker,giderim...
Suya hasret,kurumuş bir ot gibiydim.Yağmur olup yağdın üstüme,yeşerdim,filizlendim.Sonra güneş oldun hayat verdin bana,koku verdin,renk verdin.Şimdi bırakıp gidersen bir daha ve son defa yine kuruyacağım,dağılıp toz olacağım anlıyor musun?
Çünkü senden sonra kimse gelmeyecek,biliyorum...
Türküler yükseldikçe bu gece sen dokundun yüreğime
Türküleri çok seviyorum
Seni de çok sevdim
Başkasın.. benzemiyorsun
Uzaksın;ama yakınsın
Keşke zamansız zamanlara yelken açabilsek
Düşlerim var ... Tibet'e gitmek ve bulutlarda uçmak istiyorum.. Sibirya'ya gitmek ve buzlar içinde donmak istiyorum...
Kimse dedi mi sana bilmiyorum.Yazılmamış bir şiirsin
Büyük ve iyi şiiri yazmak yürek ister
Son zamanlarda seni konuşmak kolay,sen varken zor senden söz etmek...
Korkak,ürkek bakışlar atıyorum on yedi yaşım gibi hayatın dal uçlarından filiz veren zamanlarından...
Beni savrumluş, yoldan yola devrilmiş,yaprak gibi rüzgar gibi rüzgarın önünde çevrilmiş ve yandıkça yakılan, yakıldıkça yanan yüreği kavrulmuş bir insanım...
Kimse görmedi
Göstermedim
Hep sakladım
Uzaklaştıkça yakınlaşan,yakınlaştıkça uzaklaşan sevgilerle sınanıyor insanlar artık
Çok zamanlar oldu ki yüreğim bir sevdaya uyanmamıştı
Bırak uyansın
Koy yansın içinde bi yerler
Ten tene değmesin
Gönül gönüle değsın yeter
Can cana değsin
Seni can bileyim candan içeri...
Beni sevmesen ölürdüm
Beni sevmesen bir çakıltaşıydım şimdi
Beni sevmesen bir duvar gibi sağırdım
Kördüm bir ot kadar
Ölümden acıydım,ölümden beterdim
Beni sevmesen
Dünyayı bütün insanlara zindan ederdim