Emre AYDOĞAN ️

Emre AYDOĞAN ️
@stefsalvatore
Korkma! Bir takım mahvoluşlar oldu, fakat ölümcül değil. Unutma! Bir kapı kapanır, bir kapı daha kapanır sonra bir kapı daha kapanır. Sen oyna, sen sadece oyna...
Ön Muhasebe Elemanı
İİBF/ Lisans
BALIKESİR/ Bandırma
ÇANAKKALE
935 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
10/10
·1724 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
·
105 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2022 14:57
Ah Victor Hugo ah.. Hiç dokunmadan birinin yüreğinin telini böylesine kopartacak derecede germek ve duygularının akordiyonunu bu denli bozmak.. Tam olarak yüce ruhlu bir kalemin yapacağı tarifsiz meziyet olsa gerek. Genel olarak bütün sonlar içimi burkmuştur ama bu şaheserin son cümlesini okuyup kapağını yavaşça kapatıp kitabı sıkı sıkıya göğsüme bastırmak sanki ansızın kaburga kemiklerimin arasından vücudumu delip geçen bir kurşunun sersemletici belki de nefes kesici etkisiyle eşdeğerdir gözümde. İnsanlar değişmez değil, değişiyor elbet. Yürüdüğünüz yoldaki taşlar ayağınızı kanıtıyorsa eğer, kaderin tokatı yüzünüzü morartıyorsa sorgusuz sualsiz, insanlar ruhunuzu ustalıkla öldürüyorsa gözlerini kırpmadan, eh değişiyorsunuz. Lakin en büyük devrim en istikrarlı değişim özenilen bir karaktere sahip olmaktır. Tıpkı kürek mahkumu Jean Valjean gibi. Ne yürüdüğü yoldaki taşlar ne kaderin bitmek bilmeyen tokatları ne insanların ustalıkla ruhunu sömüren darbeleri bu karakterimizi doğru yolundan ayırmadı. Kıskanılacak bir irade, Yaşanılan bütün fiziksel, duygusal gelgitlere karşı çelikten daha sağlam bir duvar. İnsan okuduğu bazı kitaplardan muhakkak bir şeyler saklar beyninde, yüreğinde, kelimelerinde, bakışlarında hayal dünyasında, oturuşunda, kalkışında hatta yürüyüşünde bile. Ben Sefiller'i de saklamak istiyorum vakur bir Jean Valjean edasıyla.. Bu başyapıtı gözlerimi sonsuza dek bu iğrenç hayata kapamadan önce okuduğum için çok ama çok şanslıyım ki bir kere okumak bile yeterli değil. "Ölmeden önce muhakkak okunması gereken kitaplar" kategorisine değil "Ölmeden önce muhakkak birden çok kez okunması gereken kitaplar" kategorisine yerleştirdim taklidi imkansız olan bu eseri. Sonsuz teşekkürler Victor Hugo sonsuz uzay boşluğuna sonsuza dek okunacak bir kitap bıraktığın için..
Dünya Klasikleri
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,3bin okunma
Reklam
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2020 61. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2020 21:25
Nasıl başlasam söz eksik, ne kadar sussam bir o kadar çözülmeye meyillidir dilim. İçimde, gömülü bir gemi enkazının çürümüş, paslı çaresizliği ve yalnızlığı. Ağır bir o kadar ağır, derin bir o kadar derin.. Ve karanlık.. Soğuk bir kuyunun dibinde suya hasret kalmak gibi benimkisi. Öldüreceğini bile bile sudan çıkmamak benimkisi, bile isteye boğulmak, belki de kurtulmaktan korkmak benimkisi. Nerede değilsem orayı özlemek.. Avucumda bir düzine anahtar, önümde gecenin siyahını kıskandıracak kadar koyu kapılar. Titreyen ellerimle telaşla açmaya çalışıyorum kapıları, ama bir yandan da korkuyorum açılacak kapının arkasında beni bekleyen şeylerden. Kendi kendime bir savaş veriyorum arafta kalıyorum çoğu zaman.. düş ile gerçek sürekli yer değiştiriyor zihnimde kalbimde hatta o kadar hızlı yer değiştiriyor ki neyi yaşıyorum neyi hayal ediyorum karıştırıyorum birbirine.. Kulakları sağır edecek sessizliğin içinde bir umut bekliyorum bazen, bazen de yıkıyorum bütün isyanlarımla, sarıldığım güzel umutları. Çaresizlik şarabından içerken sarhoş oluyorum bazen, bazen de inanç abideleri dikiyorum kalbimin ücra köşelerine tek tek.. Üstteki satırları neden yazdığımı bilmiyorum ama bu kitabın son sayfasını okuyup kapağını kapattığımda bu hisler uyanmıştı yüreğimde. Uzun süredir beni böylesine etkileyen bir kitap okumamıştım. İç dünyama yolculuk yapmamı sevk eden cümlelerle doluydu kitap. Bol bol düşünmeye, sorgulamaya iten ve beni bir arayış içine sürükleyen bir kitap oldu benim açımdan. İyi ki okumuşum diyebileceğim kitaplarımın içindeki yerini tabiri caizse törenle aldı.
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201942,7bin okunma
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2017 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2017 12:08
Hayatımın en önemli kitabı olan "Ölü Kuşların Sessizliği"yle tanışmamdan hemen sonra başladı her şey. Büyük bir duygu devrimi gerçekleştirdi bu kitap benim sıkıcı ve monoton hayatımda. 'Ama ne yazık ki elimde değil bu kitap' diyerek biraz özlem biraz da hayıflanma içeren bir cümle bırakmak istiyorum buraya.. Ama ne derler bilirsiniz "Bir şeyin elimizde olmaması ona biçtiğimiz değeri azaltmaz aksine bazen daha da şiddetlendirir." Neyse, takılıp kaldığım ve bir türlü özlemekten vazgeçemediğim geçmişten sıyrılıp günümüze, asıl incelemeye dönmekte fayda var. Bağlanma Korkusu.. Bu kitabı okumadan önce ellerime aldığımda, içimde büyük bir endişe bulutu dolaşıyordu. Yazarın ilk kitabı olmasının vermiş olduğu korku ve "Ya beklediğim kadar güzel bir kitap değilse.. Ya büyük bir hayâl kırıklığı yaşarsam" düşüncesi beni epey korkutuyordu. Ancak kitabın sayfalarını hiç farkında olmadan eksiltmeye başladığımda, içimdeki karamsar ve bulutlu hava yerini pırıl pırıl parlayan güneşli bir ilkbahar manzarasına bıraktı. Hatta ciddi derecede beğendim, kahramanları ve kurguyu.. Ve Başak Sayan'ın en sevdiğim özelliği olan geçmiş ve günümüz arasındaki gelgitli hayava bayıldım. İnsanoğlu çoğu duyguyu birlikte yaşar ya, bende bu kitabı okurken bir sürü duyguyu bir arada gögüsledim. Bir yandan sevgi ve tutkuyla okudum satırları diğer yandan o satırdaki yaşanmışlıklarda kendi geçmişimi bulup kendi kalbime kendi ellerimle batırdım hançeri. Aşk, nefret, ihtiras, kıskançlık ve de iliklerime kadar işleyen pişmanlık dolu bir acı.. İnsan ister istemez sevdiği şeylere kaptırıyor kendini, en çok sevdiği şeylerin etkisi ve boyundurluğu altında kalıyor. Sevdiği şey onu öldürecek bile olsa gocunmuyor, geride durmayı reddediyor hatta üstüne üstüne gidiyor, biliyor ki kaçmak çoğu zaman kaçınılmaz sonu
Bağlanma KorkusuBaşak Sayan · Artemis Yayınları · 2016351 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2017 47. kitabı
"Korku"... Sadece beş harften oluşmasına rağmen içine dünyalar kadar şey sığdıran bir kelime... Herkesin kabuslarına farklı şekillerde doğan simsiyah bir güneş gibi. Bazen bilindik bir ses, bazen ezber bozan bir çığlık, bazen nefessiz bırakan bir dokunuş, bazen kör edici bir karanlık, bazen de uçsuz bucaksız bir uçurum.. Herkes farklı tanımlıyor korkuyu.. mesela TDK; "Bir tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü." diyor korku için. Kimisi ise, "korkudan korkmak" olarak tanımlıyor korkuyu, birisi karanlıktan korkuyor bir diğeri ise güneşten korkuyor, kimisi buzdan ve donmaktan.. Bazıları insanlardan korkuyor bazıları ise hayvanlardan..Hatta kelebeklerden bile korkan birini tanıyorum :) ama kendileri beni yanlış anlamasın amacım onu küçümsemek ya da yadırgayıp yargılamak değil ben sadece farkındalığını hissettirmek için yorum yapıyorum. Hemen başka korkulara geçelim mesela kimisi kitaplardan korkuyor bir başkası ise başarısız olmaktan.. Mükemmel olamamaktan korkuyor bazısı, bazısı ise acı çekmekten. Sevmekten ve aşık olmaktan korkanı da var sevilmemekten korkanı da.. Herkesin korkuları siyahın birer tonu.. Benim en büyük korkum ise sevdiklerimi kaybetmek yani benim için korkunun tanımı "kaybetmek".. Ve bence en önemli olan en büyük korkumuzun farkına varmak.. Bu kitap da bize bunu amaçlatmaya çalışıyor bence.. Korkuyu iliklerine kadar hisset fakat o korkunun ne olduğunu bil..Kısa ve yalın bir şekilde verilen güzel bir ders..Herkese tavsiye edebilirim bu kitabı. Şimdiden keyifli okumalar..
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2017 44. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2017 20:01
Uzun bir sürenin ardından Tess Gerritsen ile yine beraberim. Bilerek arayı uzun tuttum ki değerini ve kıymetini daha da iyi anlayayım..Rizzoli&Isles serisinin son kitabını da devirdiğim için buruk bir sevinç içerisindeyim. Kitaplarla tanışmadan önce bir insanın, kitaplara ve içindeki karakterlere bu denli alışacağını hiç düşünmezdim hatta aklımın ucundan bile geçmezdi..Bitmesini bir türlü istemediğim her kitabın sonundaki hüzün bu kitabın son sayfalarına da siniyor adeta.. Yine iyi bir kitabın bitmiş olmasının vermiş olduğu ağırlıktan ve alışılmışlıktan payımı alıyor, sessizce kitaptaki olayları bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiriyorum.. Bu kitap sayesinde biraz vahşi doğaya yöneliyoruz vahşi doğa dediğime bakmayın.. Her ne kadar kitapta bol bol leopar, puma ve kaplan gibi usta yırtıcılardan bahsedilmiş olsa da, anlıyorum ki en büyük ve en tehlikeli yırtıcı yine insan.. Yine en vahşi doğa ; insan doğası...Kitabın içeriğini ve karakterleri analize sokup spoiler vermekten korktuğumu belirtip burayı es geçiyorum ;) Tess yine bildiğimiz gibi, olay örgüsündeki akıcılık, bütünlük, sıkmayan cümleler.. En heyacanlı yerde biten bölümler.. Tahmin edilmesi zor maratonlar.. Gizem ve merak uyandıran tahminler, yanılgılar.. Hayret edilesi küçük detayların bir yapboz gibi birleştirilip büyük resmin sabırla oluşturulması.. Tess yine bildiğimiz Tess :) Ve ben yine büyük bir heyecan ile bekleyeceğim, elime aldığım kitabın kapağında "Tess Gerritsen" isminin yazacağı günü..
Edebiyat
DirilişTess Gerritsen · Martı Yayınları · 20153,584 okunma
Reklam