Yağmur

‪“Hareket ediyorum, lâkin hareket nedir bilmiyorum. Yaşamak istiyor değilim. Kim olduğumu, hatta var olduğumu hakkiyle bilmiyorum. Bende dalgalanan bu varlık tezahürü, bu bir gölgenin silik ve yakalanmaz hareketleri, işitiyorum ki bunlar kendilerinde ebediyen ağır bir mesuliyet taşıyorlar; deniliyor ve hatta kan pahasına bile yokluğu ele geçiremem; çünkü o artık benim için yok olmuştur. Demek ki hayata mahkûm oldum, ölüme mahkûm oldum, ebedîliğe mahkûm oldum! Nasıl ve ne hakla? Bunu önceden ne bilmiş, ne de istemiştim.”‬
Reklam

Yağmur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.·
2019 69. kitabı
Halikarnas Balıkçısı
8.1/10 · 6,2bin okunma
...birtakım genç, korkusuz ve güçlü insanlar çıkıp geliyor. Çok neşeli ve zeki insanlar... ...değişim, her ülkede, her kentte, her kasabada ve unutulmuş, terk edilmiş her köyde yaşanabilir. Bunun için yalnızca dinamik fikirli, uyanık ruhlu ve uygarlık yolunda çalışmaktan yorulmayan, usanmayan, aksine heyecan ve zevk duyan insanlara ihtiyaç vardır.” Geçmişte; çeşitli toplumların, halk kesimlerinin nasıl bir hayat yaşadıkları ya kısaca anlatılır ya da bundan hiç söz edilmez.
...anne-babalar... Oğullarını; mühendis, doktor, tüccar, avukat, memur veya iyi bir meslek sahibi yapmak isterler. Kızları içinse zengin bir koca aramaya koyulurlar. Çocukları için hep servet ve refah sağlamaya uğraşırlar. Böylelikle annelik ve babalık görevini en iyi şekilde yerine getirdiklerine inanırlar. Onların ruhunda, kaynayan, fışkırmak isteyen bir şey vardır ama çıkış yolu bulamamaktadır. ‘İnsanlık her zaman koca bir çocuğa benzemiştir. İnsanlar, kendi aralarındaki anlaşmazlıkları kavga ve gürültüyle çözmeye kalkışırlar. ‘Tanrı inancı’ ve ‘sevap işlemek’ gibi istek ve düşüncelerini bile şiddet yoluyla savunmak ister. Felsefe konularını oyun ve eğlence haline dönüştürürler...
Kentlilerin kokuşmuş evlerde yaşadıkları hayat, vücudu yıpratır, kasları güçsüzleştirir, kanda zehirlenmelere neden olur ve insanı tembelleştirir. Buna bir de yıllar süren ve araştırmaya dayalı olmayıp skolastik yöntemlerin uygulandığı eğitim dönemini ekleyiniz. Bu sürede, çocuklarımızın kafası, tarihler, şahıs isimleri, ölçü birimleri, kurallar ve ölü kanunlar mezarlığına dönüşür. Çocukların; azarlama, kınama ve cezayla itaatkâr ve sevgi dolu olabileceklerini sanmayın. Onların yanında öyle davranın ki sizin meziyetlerinizi bizzat görerek sizi sevmeye başlasınlar.
Reklam