34 yaşında, 12 senelik evli ve 2 çocuğu olan Aldo, 19 yaşındaki Lidia ya aşık olur. Ve ailesini terkeder...
Hikayemiz böyle başlıyor. Bu terk etmenin üzerine karısı nın Aldo'ya "saçmalama Aldo ve geri dön" minvalindeki mektuplarını okuyoruz.
Sonrasında olayları ve duyguları tek tek hem Aldo'nun hem karısının hem de çocuklarının bakış açısındna okuyoruz.
Bu anlamda Şermin Yaşar ın Söyleme Bilmesinler kitabına bir tık benziyo diyebilirim.
İnsan bazen kadın olmayı, erkek olmayı, koca, karı, anne ve baba olmayı da sorgulayabilir. Yorulabilir, düşebilir, çaresiz kalabilir. Ama bizi biz yapan ve çocukluğumuzdan taşıdığımız öyle izler vardır ki, bu durum olaylar karşısındaki tavrımızı çok etkileyebilir. Hatta bazen olaylar sırasında değil de her şey bittikten sonra çok daha başka düşünmemize sebebiyet verebilir.
Bu kitapta da bunu gördüm. Bazı bağlar siz istemeseniz, çözmek isteseniz bile oradadır.
Kitabı çok beğendim zaten çok kısa ve hemek bitirebileceğiniz bir kitap. Evlilik, sadakat, özgürlük gibi konuları farklı perspektiflerden irdeliyor
Not:Yazar aynı zamanda İtalya'nın en prestijli edebiyat ödülü Strega sahibidir