Kaygı döngüsünü anlamak
Puan vermedi·316 syf.··
2026 41. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 20:09
Kitabın verdiği temel mesaj şu: kaygıyı yok etmeye çalışmak yerine onunla kurduğun ilişkiyi değiştirmek. Kaygı geldiğinde yapılacak şey “savaşmak” değil, döngüyü fark edip kırmaktır.Kaygının bir hata değil, aslında beynimizin hayatta kalma mekanizmasının bir parçası olduğunu hatırlatıyor. “Kaygı Döngüsünü Kırmak”, zihnimizin neden sürekli kaygı ürettiğini ve bu kaygıların nasıl tetiklendiğini keşfetmemize yardımcı oluyor. Brewer’ın önerdiği çözüm ise farkındalık ve merak: Kaygı geldiğinde ona direnmek yerine, “Bu his bana ne söylüyor? Neden bu kadar tetikleniyorum?” sorularını sormak. Bu yaklaşım, kaygının kontrolünü elden bırakmadan, onu anlamayı ve döngüyü kırmayı sağlıyor.
Kaygı Döngüsünü KırmakJudson A. Brewer · Okuyan Us Yayınları · 2021540 okunma
İnsan, acıyla yoğrulur ve mayalanır.
Puan vermedi·159 syf.··
2026 16. kitabı
Bu kitabı okurken bende hiçbir şekilde bu kadar tesir bırakacağını düşünmemiştim. Kitabı bitirdiğimde bir süre ağladım. Hani acı bir olay yaşarsın da bir bardak su getiren birinin olmasını beklersin; biraz sakinleşmek, o duygunun ağırlığından bir nebze olsun kurtulmak istersin ya… İşte o ağırlık hâlâ, bu satırları yazarken bile üzerimde. O suyu getirecek birini beklemek yerine masanın başına geçtim. Bir bardak su uzatamadım kendime; onun yerine kalbimden taşan kelimeleri kâğıda dökmek istedim. Belki de bazı acılar suyla değil, ancak yazıyla hafifliyordur. Zehra’nın mektubu bitirdikten sonraki afallayışı beni derinden sarstı. Yıllardır doğrularını yanlış bildiği bir adamın üzerine kurmuştu. Hayatındaki insanlarda bulamadığı erdemlerin, en nefret ettiği kişide bulunduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldı. Fakat bence Zehra’nın yaşadığı acı yalnızca babasını yanlış tanımış olmanın acısı değildi; kendi vicdanıyla karşılaşmanın acısıydı. İnsan bazen bir başkasını affetmekte değil, kendisini affetmekte zorlanır. O acıyı hissettikten sonra, babasının yırtık çoraplarından görünen ayaklarına bakarak ağlaya ağlaya giderken, onu orada yalnız bırakmaması… O satırları okurken ben de Zehra ile birlikte eğilip o ayakları öpmek istedim. Çünkü orda yalnızca bir babanın çektiği çileyi değil, geç fark edilen bir sevginin ve gecikmiş bir merhametin ağırlığını da gördüm. Zehra artık okulunu tamamlamış, muallim olmuştu. Oysa kitabın ilk sayfalarını elime alıp hikâyeyi herkes gibi bildiğimde, Zehra’ya sarılıyor ve ona hak veriyordum. Babasını suçluyor, onun öfkesiyle birlikte öfkeleniyordum. Kitabın sonunda ise fark ettim ki Zehra’nın eksik olan yanı bilgisi, zekâsı ya da doğruluk anlayışı değildi; acıma kabiliyetiydi. Belki de Reşat Nuri’nin anlatmak istediği buydu: İnsan yalnızca
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·864 syf.··
2024 1. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2024 00:00
Hanya Yanagihara’yı galiba aramızda tanımayan kalmadı. Kısaca eser üslubuna baktığımızda; onun kitaplarını okuyan insanlar genellikle hikâyeyi değil, karakterleri hatırlar. Çünkü Yanagihara karakterlerini öyle derin ve gerçekçi yazar ki, bir süre sonra onları roman kahramanı gibi değil de tanıdığınız insanlar gibi görmeye başlıyoruz. Yazarın bu eseri ‘Değersiz Bir Hayat’, ilk bakışta New York'ta yaşayan dört arkadaşın hayatını anlatıyor gibi görünür. Fakat roman ilerledikçe hikâyenin merkezine Jude isimli karakter yerleşir. Jude başarılı, zeki ve çevresindeki insanlar tarafından sevilen biridir. Ancak geçmişinde taşıdığı acılar ve travmalar, onun kendisine ve hayata bakışını derinden etkilemiştir. Bu kitap aslında şu soruyu sordurur: "Bir insan ne kadar sevilirse sevilsin, geçmişindeki yaralardan tamamen kurtulabilir mi?" Yanagihara bu soruya kolay cevaplar vermez. Karakterlerini yargılamaz, onları olduğu gibi gösterir. Bu yüzden kitap okurken bazen öfkelenir, bazen üzülür, bazen de karakterlerin yanında olmak istersiniz. Değersiz Bir Hayat, dostluk, sevgi, yalnızlık ve travma üzerine yazılmış çok güçlü bir roman ancak onu özel yapan şey sadece anlattığı olaylar değil, okuyucunun karakterlerle kurduğu bağdır. Kitabı bitiren birçok kişi, hikâyeyi değil, Jude'un hissettirdiği duyguları uzun süre unutamadığını söyler. Yazarın dili akıcıdır; fakat anlattığı konular oldukça ağırdır. Bu nedenle roman, okurunu sadece sayfaları çevirmeye değil, aynı zamanda karakterlerin acılarıyla yüzleşmeye de davet ediyor. Buraya kadar kitaba biraz objektif yaklaşmaya çalıştım. Ama Türkiye de yaşayan birisi olarak bu kitabın PR çalışmasının güçlü olduğunu düşündüm. Kitabın karşıma çıktığı o videolarda herkes ağlıyordu. Genelde yabancı okuyucular. Kitabı okudum ve Türkiye deki yayın
Duygu ve Düşünce
Değersiz Bir HayatHanya Yanagihara · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
İncelemeden incelemek
2/10
·95 syf.··
2026 2. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:54
Edebi cumleler kuramayacagım genel gorusumu soyleyip kapatıyorum bu incelemeyi. Coooook karamsar bi kitaptı acccayip karamsardı 15-16 yasındaki ben gayet begenir bes yıldızı yapıstırırdı ama su anki ben iki yıldız falan veriyorum maalesef yapacak bi sey yok artık hic karamsar asırı dusunen bunalımlara giren biri degilim özetle artık kendimi baltalamıyorum. Bu kitap insanın kendini baltalamasıdır,derdim var yanılgısıdır. Dili de cok agırdı betimlemeleri o duyu aktarımlarını fena iyi yapmıs sadık abim dil harikaydi sadık hidayet olabilmek diye bi mucadele kitabı yazmak isterdim cunku bazen arada arada ifade edemedigim bazı duygularla mucadele ediyorum anlam veremeyince bastırıveriyorum gidiyor hahah ama sadık hidayet olsaydım kendimi kendime cok iyi ifade eder cozumumu uretirdim. İç hayatımda basarı kazanırdım ama tum bunlar kitabı okumama zorluk cıkardı iste hem asırı karamsar hem de çok yoğun bir dil hani insan bi akış arıyor okudugunda ben artık cok fazla akan şeyler arıyorum akmayan şeylerde tanpınar okumayı tercih ederim bi o da ona ozel kontenjandır benim icin. Yani bu kadar arkadaslar karamsar bi donemdeyseniz okumayın daha cok bunalırsınız eger benim gibi aktif enerjik bi donemdeyseniz de okumayın okuyamıyosunuz zaten ben de kitabı yarım bırakmamak icin zor zor okudum basardım yani. Ne zaman okursanız okuyun ya da ben ne karısırım sizin neyi ne zaman okuyacagınıza bee??? Valla her bola burnumu sokmakta da basarılıyımdır. Neyse arkadaslar baaayyy
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Hep ama hep seveceğim sizi...
10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:44
Bitirmek istemedim ki...Bittiniz ya...Son bölüm sadece ağladım... Her şeye... Kitabın neyinden bahsedeyim ki...Çok güzeldiniz çok. Hem de var ya hepiniz... Çok duygusalım, asla yazamayacağım. Kitap hakkında asla spoiler veremem, çünkü bu seriyi kendiniz keçfedin ki, benim gibi nefessiz okuyup bitirmemek için okuyamama hissini yaşayın. Her duyguyu yaşayacaksınız. Muazzam ötesi karakter gelişimleri göreceksiniz. Her karaktere A'sından Z'e kadar aşık olacaksınız. 5.kitapta her kesi dolu-dolu okuyabildik, en güzeli buydu. Wielki'ni bu kadar geniş okumak bir garipti, Jancağızım zaten olay, Ares de... Aralın ilk defa baba demesi, Kadirle Aralın huysuz damat-kayınbaba, baba-oğul ilişkisi, Ender hanımın ponçikliyi... Konuşamıyorum ya...Bu incelemeni kitabı hazm edip yazmak istedim, ama yine de bu seriye, bu karakterlere o kadar bağlanmışım ki, hala ağzım kulaklarımda, inceleme yazarken asla objektiv olamıyorum. Kitabın kurgusu öyle ki, asla anlatmam! Kitapta o kadar ters köşe vardı ki, heyecandan nasıl okuyordumsa artık, bir de bölümlerin bittiğini görüyordum. O kadar çok olay oluyor ki, not alarak ya da dikkatli okumanızı tavsiye ederim. Bu serini sadece 1.kitabın arkasındaki kısa bir kaç cümleyle başlamanızı o kadar istiyorum ki. Asla ve asla spoiler duymadan başlayıp bağımlısı olmanızı arzuluyorum size. Kısa inceleme olsa da, bu kadar heyecanlı olacağımı düşünmediğimden bu kitapta da böyle olsun. Bu kitabın, bu serinin de benim için özelliyi bu olsun. Bu seri benim için tamamen 10/10. Şu zamana kadar yegane seri ki, tüm kitaplarına 10/10 vermişim, sevgimi siz düşünün yani... Teşekkür ederim, Filiz Puluç.
Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 5Filiz Puluç · İndigo Kitap · 2025265 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 4. kitabı
İnsan yaşarken ölüm hakkında düşünmediği ne varsa hepsini yaşlanırken düşünüyor. Ve ne yalan söyleyim ben bunu biraz çürümeye benzetiyorum. Çürümeden olduğumuz gibi göçemez miydik ? Zihni, bedeni ve tüm benliği yavaş yavaş ihanet etmeye başlıyor insana. Bu kitapta tam olarak Bo’nun ihanet sürecini anlatıyor. Bo 89 yaşında ve evine gelen evde sağlık hizmetleri personelleri ile yaşamını sürdürmekte. Biz okuyucularda bu evde sağlık personellerinin günlük notlarından Bo’nun an ve an göçüşünü okuyoruz. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar yalın dille su gibi akıyor bir gecede bitirmelik.
Turnalar Güneye UçarkenLisa Ridzén · Timaş Yayınları · 2025310 okunma