8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
Dediğim gibi şu çocuğu bağlayın amk çocukluk arkadaşıyla öpüştü yani ya bide iğremç ya barbarada bat familyden insan arıyor resmen Barbarayı bat familyden uzak durun lütfen gıcık oluyorum ona ya tek onun suçu da yok bu gerizekalı kiminle aynı göreve çıksa ona yavşıyor #dickgraysonevlerdenırak
Nightwing - Cilt 1Tom Taylor · Arkabahçe Yayıncılık · 202552 okunma
9/10
·336 syf.··
2026 49. kitabı
Şu ana kadar okuduğum en iyi ters köşelerden birisi olabilir.Hani kitabı okurken kendi kendinize "şu katil,bu yakalanacak,şu çıkacak" derken hiç beklemediğiniz biri çıkıyor.Bana göre açık uçlu finaldi ona rağmen güzeldii.
Tatsız Bir ÖyküCeren Melek · İndigo Kitap · 2025488 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Spoiler
9/10
·104 syf.··
2026 20. kitabı
Kitabın can alıcı son sahnesinde, diğer hayvanlar dışarıdan domuzlara ve insanlara bakar ama hangisinin insan, hangisinin domuz olduğunu ayırt edemezler. Orwell burada karamsar ama sarsıcı bir döngüsel tarih felsefesi sunar: Sistemlerin adı değişse de, gücün doğası değişmez. Ezilenler, ezenlerin yöntemlerini kullanarak güç devşirdiklerinde, kaçınılmaz olarak eski zalimlerine dönüşürler. Bu durum, sadece makro siyasette değil, mikro düzeyde (iş yerlerinde, ailelerde, küçük topluluklarda) güç elde eden bireyin hızla tiranlaşmasında da gözlemlenebilir. Devrim, ahlaki bir otokontrol mekanizması ve şeffaflık barındırmıyorsa, sadece tiranın maskesini değiştirir. ​Sonuç olarak Hayvan Çiftliği, sadece Sovyet tarihinin bir parçası değil; insan psikolojisinin, güce olan zaafının ve kitlelerin manipülasyona açıklığının evrensel bir el kitabıdır. Kitap bize şu soruyu miras bırakır: Bir sistemin domuzlaşmasını engellemek için Benjamin (Eşek) gibi sessiz birer gözlemci mi olacağız, yoksa hakikatin kelimelerine ve hafızamıza ne pahasına olursa olsun sahip mi çıkacağız?
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Altın Kitaplar · 2021296,5bin okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2026 20. kitabı
Hepimizin çocukluk veya gençlik zamanlarında aklına tuhaf ve bir o kadar da tehlikeli sorular gelmiştir. Mesela Allah nerededir, neden 1 tane tanrı var, cinler nasıl varlıklar, Allah'ın her şeye gücü yetiyorsa neden kötülükleri engellemiyor gibi. Tabii ki bu soruların bizi tatmin eden cevaplarına bir türlü ulaşamamıştık. Çünkü hem anne babamız hem de yakın çevremiz bu konularda maalesef oldukça cahildi. Biz İslam dinini genellikle anne ve baba başta olmak üzere büyüklerimizden öğrendik yani taklidi iman. Bu yüzden birçok konuda "Neden" veya "Nasıl" sorularını sormadık, soramadık. Yazar giriş bölümünde bu konuya değinerek güzel bir tespitte bulunuyor: "En büyük hatalar, soru sormaktan korktuğumuzda gerçekleşir" Kitap, daha çok çocuklar ve gençlerin zihnini meşgul eden tehlikeli ve merak uyandıran sorulara cevap arıyor. Allah'ın varlığı, birliği, kader, peygamberler gibi klasikleşen soruların yanında modern çağda karşımıza çıkan batıl inançlar, burçlar, teknoloji, şiddet, evrim gibi konularda zihnimize takılan soruları yanıtlamaya çalışıyor. Eserin ortaokul ve lise çağlarındaki çocuklara daha uygun olduğunu düşünüyorum. Tabii ki yetişkinler de okuyabilir. Çünkü yukarıda bahsettiğim konularda çocuklar ve gençlerin yüzeysel de olsa mantıklı bilgiler edinmesi şart. Aksi takdirde art niyetli insanlar bu konularda çocukların zihnini bulandırabiliyor, daha da kötüsü ayağını kaydırabiliyor. Bir de işin şu boyutu var: Bizim çocukluk ve gençlik zamanlarımızda zemin bu kadar kaygan değildi. Belki çok dindar değildik, belki dinimizi sağlam kaynaklar yerine aileden aldığımız bilgilerle yaşıyorduk ama en azından bizi dinden soğutmaya veya çıkarmaya çalışan bir çevre yoktu. Bugün maalesef sosyal medya bu konuda oldukça tehlikeli bir hal almış durumda. Yazarın ilahiyatçı kimliğinin
Bi Sorun mu Var?Abdurrahim Karabulut · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 20253 okunma
10/10
·147 syf.··
2026 31. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 09:34
Herkese selam! Bugün kalbimi kelimenin tam anlamıyla sıcacık yapan, okurken hem çok duygulanıp hem de inanılmaz gururlandığım harika bir kitapla geldim: Fakir Baykurt’un kaleme aldığı Eşekli Kütüphaneci. • "İyi ki okumuşum, iyi ki bu dünyadan böyle şahane insanlar geçmiş" dersiniz, işte tam olarak öyle bir his bıraktı bende. • ​Kitap, 1940'lı yıllarda Ürgüp’te kütüphanecilik yapan Mustafa Güzelgöz’ün tamamen gerçek olan, hayattan alınmış o muazzam hikayesini anlatıyor. • !!!SPOİLER!!! Düşünün bir kere; bir adam kütüphaneye atanıyor ama bakıyor ki köylü hiç gelmiyor, kitap okumuyor. Mustafa Bey "Aman bana ne, ben memurum, mesaim bitince maaşıma bakarım" deyip köşesine çekilmiyor işte. Ne yapıyor biliyor musunuz? Eşeklere sandıklar yüklüyor, içlerini kitaplarla dolduruyor ve köy köy gezerek kütüphaneyi insanların ayağına götürüyor. Üstelik sadece bununla da kalmıyor; kadınlar da kütüphaneye gelebilsin, orayı sevsin diye kütüphaneye dikiş makineleri getiriyor, halıcılık kursları açıyor, çocuklara sinema izletiyor... Resmen tek başına koskoca bir bölgenin kaderini değiştiriyor, ışık oluyor oradaki insanlara. • ​Günümüzde her şeyden bu kadar çabuk şikayet ederken, imkansızlıklar içinde yaratılan bu azmi ve başarıyı okumak bana o kadar iyi geldi ki, anlatamam. Fakir Baykurt’un kalemi ile ilk kez tanıştım, o kadar samimi, o kadar içten ki sayfalar su gibi akıp gitti, zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamadım. Yaşanmış bir hikaye olduğunu bilerek okumak ise her sayfada duygumu, hayranlığımı ikiye katladı resmen. • Kitap okumayı seven, "Bir insan gerçekten dünyayı değiştirebilir mi?" diye merak eden herkes ama herkes bu kitabı kesinlikle okumalı. Kitaplığınızın en özel köşesinde yer almayı sonuna kadar hak ediyor.
1000Kitap
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
Takıntı
8/10
·271 syf.··
2026 127. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 23:55
John Fowler’ın "Koleksiyoncu" romanı, sürükleyici bir başlangıçla okuru yakalıyor. Yazar, özellikle erkek karakterin bakış açısından anlatılan kaçırılma hikâyesinde büyük bir gerilim kuruyor. Dili akıcı, atmosferi güçlü, karakterlerin iç dünyaları da ustalıkla işlenmiş. Fakat ikinci kısımda kadın karakterin zihinsel yolculuğu biraz durağanlaşıyor. Geçmişte yaşadıklarını şu an gibi anlatması, temposu yüksek olan hikâyeyi kesintiye uğratıyor. Bu geri dönüşler, romanın akışını biraz sekteye uğratsa da genel olarak Fowler, gizem ve psikolojik çözümlemeyi çok iyi veriyor. Son olarak, finalin biraz yarım kaldığını söylemek lazım; ama buna rağmen roman iki ya da üç günde bitirilebilecek kadar etkileyici ve akılda kalıcı.
Edebiyat & Roman
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202410,9bin okunma