Sude

Sude
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
elektrik elektronik mühendisliği öğrencisi
İstanbul
11 Temmuz
82 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Öyleyse, yorgun düşen, geçici olarak dünyadan usanan, mola vermekten korkan, durmaktan korkan kadınlar, yol yakınken uyanın! Sonsuza kadar önünüze gelen herkese yardımcı olmanız için size bağırıp duran şu gürültülü gongu battaniyeyle örtün. Geri geldiğinizde eğer isterseniz, üstünü tekrar açmanız için orada olacaktır. Zamanı geldiğinde eve gitmezsek, odağımızı yitiririz. Deriyi tekrar bulmak, giymek, sıkıca düğmelemek, tekrar eve geri dönmek, geri döndüğümüzde daha etkili olmamıza yardım eder. Bir söz vardır: "Eve geri dönemezsin." Doğru değildir bu. Rahme emekleyerek tekrar girmeseniz de, ruh evine geri dönebilirsiniz. Bu sadece mümkün değil, gereklidir de.
Sayfa 314·Kitabı okudu
Reklam
Bir kadın uzaklara gidip kendisiyle baş başa kalmalı ve işin başında nasıl olup da bir arketiğin tuzağına düştüğüne bakmalıdır. "Sadece bu uzaklığa kadar, ötesi yok, sadece bu ölçüde, fazlası yok"u belirleyen temel vahşi içgüdü geri alınmalı ve geliştirilmelidir. Bir kadın, konumunu ancak böyle korur. Diğerlerinin tedirgin olmasına neden olsa bile, orada kalıp daha da kötüye gitmek ve sonunda da yırtık pırtıklar içinde emeklemektense, bir süreliğine eve dönmek evladır.
Sayfa 314·Kitabı okudu
"Ben gidiyorum" demek için güçlü bir iradeye ve kararlılığa sahip olmak gerekir.
Sayfa 312·Kitabı okudu
Pek çok modern kadın için en korkutucusu, karanlıkta ruh derisini aramaya gitmek değildir. Çok daha zor ve katlanılması güç olan, suya dalmaktır, gerçekten eve geri dönmektir ve özellikle de gerçekten veda etmektir. Kadınlar her ne kadar kendilerine geri dönseler, ruh derilerini giyinseler, yavaşça örtseler ve gitmeye tamamen hazır olsalar da, gitmek zordur; çok ilgilendiğimiz şeyleri bırakmak, devretmek, bütünüyle terk etmek, gerçekten, ama gerçekten zordur.
Sayfa 309·Kitabı okudu
Bugün hissettiğim duygu durumuna okurken rastlamak çok iyi hissettirdi.
Geri dönüş ihtiyacımız çoğaldıkça sesi yükselen bu doğal "eve dön" sinyali için Tanrı'ya şükürler olsun. Her şey -olumlu ya da olumsuz anlamda- "çok fazla" olmaya başladıkça, sinyal de çoğalır. Dur durak bilmeyen uyumsuzluklar kadar, çok fazla olumlu uyaran olduğu zaman da, eve gitmenin vakti gelmiş olabilir. Belki de bir şey üzerinde çok yoğunlaştık. Belki de bir şeyle çok fazla yıprandık. Belki çok sevildik, belki az sevildik, belki çok çalıştık, belki az çalıştık... Tüm bunların bedeli ağırdır. "Çok fazla" karşısında giderek kururuz, kalplerimiz yorulur, enerjilerimiz boşalmaya başlar ve -neredeyse hiçbir zaman "bir şey"den başka bir ad veremediğimiz bir şeye- içimizde giderek gizemli bir özlem yükselir, yükselir ve derken Yaşlı Olan bizi çağırır.
Sayfa 307·Kitabı okudu
Reklam