Böylece, sonunda kendini ete büründüren İskelet Kadın bütün yaratma sürecini sahneler, ama Batılıların hayat ve ölüme dair düşünmeyi öğrendikleri gibi bir bebek olarak başlamak yerine , kadim kemikler olarak başlar işe ve hayatını buradan yola çıkarak ete büründürür. Adama yeni hayatı yaratmayı öğretir. Ona, yüreğin yolunun yaratmanın da yolu olduğunu gösterir. Ona, yaratmanın bir dizi doğum ve ölüm olduğunu gösterir. Korumacılığın hiçbir şey yaratmadığını, bencilliğin hiçbir şey yaratmadığını, yapışıp kalmanın ve feryat etmenin hiçbir etkisinin olmadığını gösterir. Ancak gitmesine izin vermek; yüreğini, büyük davulu, vahşi doğanın büyük aletini sunmak, ancak bunlar yaratır.
Sevgi ilişkisi işte bu şekilde işlemek ister, bir taraf diğerini böyle dönüştürür. Her birinin gücü ve kuvveti çözülür, paylaşılır. Adam ona yürek davulunu verir. Kadın da ona tasavvur edilebilir en karmaşık ritim ve duyguların bilgisini verir. Birlikte ne avlayacaklarını kim bilebilir? Tek bildiğimiz şu ki , yaşamlarının sonuna dek besleneceklerdir.