Sude

Sude
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
elektrik elektronik mühendisliği öğrencisi
İstanbul
11 Temmuz
82 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Diyorlar ki herkes düşüncelerini serbestçe ifade edebilsin, hiç kimse düşüncelerinden dolayı cezalandırılmasın. Düşünceleri iyi düşünceler, kötü düşünceler diye peşin bir ayrıma tâbi tutmayalım. Hepsinin ortaya çıkmasına fırsat verelim. Bu sözler kulağa hoş geliyor. Ancak hemen akla bir soru takılmadan olmuyor: Düşünceler serbest olsun dileği de bizatihi bir düşünce mi? Öyle ise onun zıddını da düşüncr saymamız lâzım. Yani birisi düşünceler yasaklanmalı, insanlar düşünceleri yüzünden muaheze edilmeli dedi mi, madem iyi düşünce, kötü düşünce ayrımı yapmıyoruz, buna da muteber bir yer tanımamız gerekecek. O zaman tuhaf bir durum doğacak. Saygısızlık da saygı görmelidir der gibi olacağız. Anlaşılan şu ki düşüncenin ne olduğuna bir tanım getirmeden düşünce özgürlüğünü savunmak mümkün olmuyor. Ama eğer özgürlük sadece birileri tarafından tanımlanmış düşüncelere tanınacaksa, nelerin düşünce sayılabileceğinin sınırları konulmuşsa, bunun neresi özgürlük?
Sayfa 35·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Acaba yeni gelenlerin bir tercih yapıp yapmadıkları, yaptılarsa tercihlerinde isabet kaydedip kaydetmedikleri nasıl anlaşılabilir? Bunun öyle sanıyorum ki sınaması Türkiye'de getirilen çözümlerin aynı zamanda dünya toplumlarının meselelerine müdahale edecek etkinliği gösterişiyle yapılabilecek. Çünkü "şekerle kandırma" yalnızca denetim altında tutulan çevre ülkelerin eziyetini çektikleri bir ameliye değil; itibar ve imtiyaz sahibi metropol bölge ahalisi de teknolojinin hükümranlığı altında "çocuksu aşamada bırakılma" zorlamasını yaşıyorlar. Sırf bu yüzden Batı'nın kendi kafesinde ürettiği çözümlerin çevre ülkelere taşınması hayırhah bir sonuç veremez. Tersini denemekte yarar var.
Sayfa 34·Kitabı okudu
" Mola " ya da " ara verme " , eve geri dönüşle aynı şey değildir. Dinginlik , yalnızlıkla aynı şey değildir.
Sayfa 296·Kitabı okudu
Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni, Gelme, artık neye yarar?
Şiir
Böylece, kadınlar, gerektiğinde hapishane duvarlarına mavi gökyüzünün resmini çizebilirler. Çileler yanarsa, daha fazlasını eğirirler. Ekinler tahrip olursa, hemen daha fazlasını ekerler.Hiçbir şeyin bulunmadığı yerlere kapılar çizer, bu kapıları açar, oradan yeni yollara ve yeni hayatlara geçerler. Vahşi doğa sebat edip hüküm sürdüğü için, kadınlar da sebat edip hüküm sürerler.
Sayfa 212·Kitabı okudu