Haz, zevk ve sevinçtir; oysa arzu harekettir: Döner, öğütür, ilerler, oyalanır. Arzu çalışkandır, üretkendir; haz ise tembel ve tefekküre dalandır. Arzu, tatminle son bulmaz, tıpkı açlık, susuzluk ve cinsel çekim gibi giderildiğinde ortadan kalkan ihtiyaçtan farklı olarak, tam tersine ondan yeniden doğar. Arzu arzuyu ister; öyle ki her tatmin edilen arzu yerine on yeni arzu doğar: "Hiçbir dileğin tatmini kalıcı ve değişmez bir memnuniyet temin edemez. Bir dilenciye attığımız sadaka gibidir: [sadaka] dilencinin sefaletini yarına kadar uzatmak üzere sadece bugün hayatını kurtarır