Puan vermedi·152 syf.··
2026 47. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 14:37
6 Şubat depreminin ardından, kitabın karakteri kuzeni Ferit’i bulmak için İskenderun’a gider. Gördükleri karşısında derin bir hüzne kapılsa da umudunu kaybetmemeye çalışır. Elinde bir adres olsa neye
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 202697 okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Bir 23 Şubat günü akşam 19:47’de polislere bir ihbar geldi.Anderson ailesinin çiftlik evlerinin önünde durup onları gözetleyen bir adam vardı.Ancak hava o kadar yağmurlu ve fırtınalıydı ki adamın kim
Suflörün OyunuDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 202532 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Aslen Avukat olan yazarımız Zekeriya Çetin kaleminden, toplamda 147 sayfalık duygu yüklü bir içerik bizimle. İki yıl önce yazarımızın kalemiyle "Uzun Zaman Önce" eserini okurken
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 202697 okunma
Puan vermedi·147 syf.··
2026 3. kitabı
6 Şubat depreminin ardından Hatay’da yolları kesişen anlatıcı ve Iraklı Ali’nin hikâyesini anlatıyor. Ali’nin ailesini arayışıyla birlikte savaşın, göçün, kayıpların ve umudun iç içe geçtiği dokunaklı bir yolculuğa çıkıyoruz. Kitabı okurken en çok hissettiğim şey, bütün acılara rağmen insanların hayata tutunma çabası oldu. Dili akıcı ve sade olduğu için kendini kolayca okutuyor. Bazı yerlerde gerçekten çok duygulandım. Bence sadece bir depremi değil, insan olmanın yükünü ve umudunu anlatan etkileyici bir romandı. Ben severek okudum.
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 202697 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Yalnız değilim, yalnız değilsin, yalnız değiliz.. Dünyada kimsesiz kalmışsın ve vedalaşacağın hiç kimsen yok, çok acı değil mi ? ama maalesef gerçek.. İnsan hakları evrensel beyannamesi : Madde 14:
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 202697 okunma
10/10
·152 syf.··
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 10:40
Bir bavulun bu kadar ağır olabileceğini düşünmemiştim... İnsan bazen bir kitabın sayfalarını değil, kendi hafızasını çeviriyor gibi... Hikâye, 6 Şubat depreminin ardından Hatay'da başlıyor. Satırları okurken kendimi bir anda o sabaha dönmüş buldum. Yaşadığımız kayıplar, eksilen hayatlar, günlerce süren bekleyişler... Bazı acılar yıllar geçse de insanın içinde aynı yerde kalıyor. Ali'nin, enkaz başında eşi ve kızından gelecek bir haberi bekleyişi yüreğime öyle dokundu ki... Her satırda umudun ve çaresizliğin aynı kalpte nasıl yan yana yaşayabildiğini hissettim. Daha da etkileyici olan ise Ali'nin geçmişinin de kayıplarla örülü olmasıydı. İran-Irak Savaşı'nın izleriyle deprem sonrası yaşananlar arasında kurulan bağ bana bir gerçeği yeniden hatırlattı: Acının dili, zamanı ve coğrafyası değişse de insanın içinde bıraktığı boşluk asla değişmiyor. Kitabın kapağındaki bavul ise hikâyenin en güçlü sembollerinden biri. İlk bakışta sıradan bir eşya gibi görünse de sayfalar ilerledikçe onun; geride bırakılan hayatları, taşınan özlemleri, yarım kalmış hikâyeleri ve insanın sırtında değil, kalbinde taşıdığı yükleri temsil ettiğini anlıyoruz... Anlatılanlar küçük harflerle anlatılıyor belki ama hissettirdikleri büyük acılardı... Bu kitapla; bekleyişin, kimsesizliğin, aidiyet arayışının ve hayata tutunma çabasının tam ortasında buldum kendimi Yasanilanlar çok ağır şeylerdi ama hayata tutunma çabası yüreği titretir türden
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 202697 okunma