Adalet her zaman adil olmadı...
Puan vermedi·115 syf.··
2026 21. kitabı
Venedik Taciri; Tartışmalara hayli açık düşündüren bir oyun Venedik Taciri. Ticaret merkezli bir dünyada basit bir para anlaşması ile başlayan ama içerisinde subliminal olarak bir çok mesaj veren bir hikaye sevgi dostluk adalet merhamet ön yargı ve dini değerler gibi bir çok konuyu çok incelikli bir şekilde işlemiş Shakespeare. Hikayenin özünde yazar dini inanışların insanların ve yaşamlarının üzerinde daha da önemlisi birbirlerine ve hayata bakışlarına ne denli sirayet ettiğine değinmiş doğrusu çok yerinde bir anlatım da olmuş Shylock ve Antonio üzerine kurulan bu hikaye adaletin bakış açısına ve durduğun tarafa göre değiştiğini gösteriyor ki bu da adaletin asla adil olmadığını gözler önüne seriyor. Eserin bugün bile etkili olmasının sebeplerinden biri de insanın içindeki karanlık intikam arzusu ve aydınlık olan merhamet duygusunun savaşının bitmemiş bitmeyecek olmasından sadece bir kitap değil hukuk sistemine vicdan muhasebesine tutulmuş bir ayna insani duyguları tüm çıplaklığı ile gözler önüne seren bir eser... Dilan YamaçDilan Yamaç Venedik TaciriVenedik Taciri William ShakespeareWilliam Shakespeare
Venedik TaciriWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202214,7bin okunma
9/10
·232 syf.··
2026 9. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 22:53
Aslında konusu beni gerçekten çok çekti kısa olmasına rağmen subliminal mesajların verildigi bir kitap olmus sadece konu ozelinde cok daha iyi bir hikaye cikabilirdi biraz yazik edilmis :) okumaya deger mi kesinlikle :)
Leziz KadavralarAgustina Bazterrica · Çınar Yayınları · 20202,364 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Şizofreni hastası bir Mâni..
Puan vermedi·240 syf.··
2026 5. kitabı
Hakikat arayışında olan, Mâni dininin öğretilerini müritleri ile paylaşmaya çalışan Mâni isimli genç bir adamın bu uğurda yaşadıklarını anlatıyor. Doğrusu ben Mâni'yi pek sevemedim ne uğruna bu yola çıktı, ne istedi, ne buldu yada tam anlamıyla düzene kazandırmak istediği öğretileri neydi. Kendisi bile çoğu zaman ne istediğini bilemedi, anlatmak istediği dönemin dini öğretilerini, otoritesini, inanış ve yaşayış tarzını bilmek önemli tabi ama bana mantıklı gelmeyen şeyler var doğrusu. Sübliminal olarak bütün dinleri yok edip pagan inancını okuyucuya benimsetmeye çalışması, kitabın temelinde söz gelimi Mani'nin deizmi savunuyor olması. Deist görüşün içinde yer yer tasavvuf, vahdedi vücut, putperestlik, paganizim, politeizm görüşlerine kayıyor, zaten derin araştırma yaptığımızda bu görüşler birbiri ile iç içe geçmiş diyebiliriz fakat Mâni davasını mantıksal bir temele oturtamamış davasında otoriter değil aman kin nefret olmasın aman sorun çıkmasın diye herkese herşeye ewet denilemez, denilmemeli. Örnek verecek olursam kitapda Zerdüşler ensesti savununca "ben partlardanım benim de ailemde insanlar kız kardeşleri ile evlenir" diyor yada "ben her dine mensubum, hem de hiç bir dine ait değilim " diyor olabilir mi böyle bişey nerede bu davanın değerleri yada duruşu her inanışa her duruma ayak uydurmaya çalışması Mâni'yi saygı duyulacak insan olmaktan çıkarıyor çünkü kendisi de davasına saygı duymuyor. Gönül isterki her yerde her dinde her zamanda iyilik güzellik olsun saygı sevgi olsun peki herşeye ewet diyerek olur mu bu asla olmaz Mânicim her davanın kuralları olmalı, olmalı ki davası uğruna seninle bu yola çıkanlar ne yaptıklarını bilmeli bir öyle bir böyle olmaz Not: Pek anlamam psikolojiden ama bence Mâni ruh hastasının teki psikolojik sorunları var sürekli ikizi ile
Araştırma-İnceleme
Işık BahçeleriAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20254,996 okunma
2/10
·408 syf.··
2026 9. kitabı
Bu kitap bir kişisel gelişim ya da psikoloji kitabı değil. Daha çok, yazarın kendi eğitimlerine mürid toplamak için yazdığı bir kitap. Yazarını ayakta alkışlıyorum. Beyaz yakalı modern insanın bağlanma açığını keşfedince, kendine seküler bir tarikat kurmuş, şeyhliğini ilan etmiş. “Aydınlatıyorum, dönüştürüyorum” ayağına müridlerinin paralarını cukkalıyor; para almadıklarına da çay demletiyor, ortalığı toplatıyor, getir götürünü yaptırıyor. Kitap boyunca aynı kavramlar dönüp duruyor: uyanmak, aydınlanmak, dönüşmek, değişim, olasılıklar, seçim… “Her şey senin seçimin”, “Anda ol”, “Anı yaşa”, “Bakış açını değiştir”, “Hiçbir şeyin seni üzmesine izin verme”, “Merkezine dön”, “Merkezleş”, “Gerçeği gör”, “Gerçekliğini yaşa”, “Affetmek”, “Anda kalmak”, “Aydınlanmak”, “Dönüşmek”, “Kendini bilmek”, “Kendi içine dönmek”, “Nefes, nefes, nefes…” Bunlar durmadan yineleniyor ama hiçbirinin altı tam doldurulmuyor. Mesela kendini bilmek için ne yapmalı? Aaa, tabii ki yazarın eğitimlerine katılmalısınız (!) İşin içine kuantum safsataları katılmış: sonsuz olasılıklar evreni, senin o evrenlerden seçim yaptığın gibi… Erkcan Özcan Hoca’ya yöneltilen “Hocam, kuantum fal mıdır?” sorusundan sonra yüzünün aldığı ifadeye benzer bir ifade kitap boyunca benim de yüzüme oturuyor. Bahsettiğim hocanın videolarından çıkardığım sonuç şu ki: Kuantum olasılığı, senin dileğinle seçilen bir menü değil; matematiksel olarak hesaplanan, deneylerle doğrulanan bir olasılık yapısıdır. Zar atınca 1–6 arası gelme olasılıkları vardır. Ama “Ben 6 frekansına girdim, ben tüm kalbimle 6’yı seçiyorum, aldım kabul ettim, 777 dedim, o yüzden 6 gelecek” diyemeyiz. Kitabın dediğine göre istediğin şeyleri kalbinden geçir, olması için ne gerekli sorularını sor; kalbinin titreşimleri doğru olasılıkların frekansını çekecek
SeyirPiraye · Mona Yayıncılık · 202115,1bin okunma
BKM’de Satışta
Puan vermedi·508 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Toplumun zirvesinde yer alan Akay ailesi, dışarıdan saygın ve kusursuz görünür. Oysa gerçekte, insan iradesini hedef alan şeytani bir gücün parçasıdırlar. Zihin kontrolü ve subliminal mesajlarla bilinçaltına sızar, masumların iradesini çalar, zihinleri sessizce köleleştirirler. Güç, onların elinde yalnızca bir amaçtır. Güneş, hayatının bir döneminde bu karanlık ağın içine düşer. Ruhu ele geçirilmeye çalışılırken, ailenin en tehlikeli üyelerinden biri olan Çağın’a karşı koyamaz. Aşk ve tehlike iç içe geçer. Güneş artık yalnızca özgürlüğü için değil kapıldığı bu ölümcül bağdan kurtulmak için de savaşmak zorundadır.
1000Kitap
SeçkinlerCan Gözek · Kaktüs Sanat Yayınevi · 20264 okunma
Ateşi göster, üzerinde yürüyeyim...
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 20:09
Ödüllü kitapları okumayı seviyorum. Okurken, 'Acaba neden ödüle layık görüldü?' diye düşünmek hoşuma gidiyor. Elime aldığım kitap da ödüllü ve sarsıcı bir kitap. Yazarı bir kadın olmasına rağmen bir süre erkek adıyla kitap basmış. Bu oldukça ilgimi çekti. Bu bilginin dışında çok ama çok sevdiğim, diline-kalemine-düşünsel dünyasına büyük hayranlık beslediğim Ursula K. Le Guin kitabın önsözünü yazmış. Bu benim için kitabın değerini ikiye katlar mesela... Kitaba geçelim... Fiziksel olarak çok da normal sayılmayan, çirkin, dışlanmış bir kız P.Burke baş kahramanımız. Bir gün ölüme beş kala, kızın karşısına biri çıkar, dönemin en güçlü şirketi GTX çalışanı kıza bir teklif sunar. Hayatına başka biri olarak, hayal ettiği her şeyi kazanarak, yaşayarak devam etme teklifi. Tek yapması gereken tanıtım. (reklam yasak) evet kitabın geçtiği distopyada reklam yasak. "Çevrene bak. Bu cıvıl cıvıl dünyada bir tane bile reklam panosu, logo, slogan, cingıl, gökyüzü ilanı, tanıtım, subliminal mesaj bulamazsın."(s.17) Kızımız bu teklifi kabul ederek bir dizi eğitimden geçer. P.Burke eline verilen 'beyinsiz' yapılandırılmış embriyo ile ürütilen kızı kumanda ederek(başkasının bedenini kendi ruhuyla yaşatarak) Delphi olur. Herkesin hayranlık duyduğu, ilgi gösterdiği, güzel, çekici, akıllı... Bu şekilde olmayı şirketin prensipleri gereği eğitimle öğrenir. "Cilveli bir şekilde yürümeyi, oturmayı, yemek yemeyi, konuşmayı, burnunu silmeyi, sendelemeyi, işemeyi ve hıçkırmayı öğreniyor." Çünkü gerçek hayatta P.Burke böyle biri değildir. Başka bedende yaşamayı öğrenirken, reklam yüzü olmayı da öğrenmesi gerekir. Reklamın yasak olduğu bir dünyada, yediği içtiği ile oturması kalkması ile alıp giydiği herşeyle yürüyen reklam olması amaçlanır. Her anını kamerayla kayıt altına alan, sürekli
Uzaktan Kumandalı KızJames Tiptree Jr. · İthaki Yayınları · 03,806 okunma