sueda

Çoğu zaman İslam'ın yükselişiyle özdeşleştirilen yerleşikliğe geçiş süreci hayatta kalmak adına ticari faaliyetlere daha çok yoğunlaşmaya (ve bağımlılığa) da yol açtı. Bu ticaret hiçbir kaynağın bulunmadığı, esas olarak göçebe bir topluman ve dünyanın içinden çıktı. Uzak mesafeli ticaretin ortaya çıkmasıyla eş zamanlı olarak Arabistanlı kabilelerin arasında, mevsimlik sûk'lar (pazar yerleri) etrafın da şekillenen bir ticaret başladı ve bu, yarımadanın yerleşik toplumları arasında düzenli ve organize bağlar kurulmasına yol açtı. Bunlar ayrıca daha sonraki İslam devletinin oluşumunun habercisi olan yarı yasal, yarı dinî kuralların maddi omurgasını da oluşturdular.
Sayfa 116
1000k
Reklam
İslam, geç antik dönemde Orta Batı Arabistan'da, yani antik dünyanın dışarıdan bir imparatorluk veya içeride bir devlet sistemi tarafından yönetilmeyen bir parçasında doğdu. ... Tahkim edilmiş birkaç tarım kolonisi dışında Orta Batı Arabistan'ın ıssız topraklarında yerleşikliğe geçişin dinamikleri ticarete ve onun altyapısına dayanmaktaydı. Mekke böyle bir dönüşümün en iyi örneğidir. Nitekim burası geleceği belirsiz basit bir kervan durağından karmaşık, uzak-mesafeli bir ticaret merkezine dönüşmüş, bu arada hizmet işlevini koruyarak daha karmaşık ve manevi biçimler geliştirmişti.
Sayfa 115
1000k
Eğer on altıncı yüzyılda Mars'tan bir ziyaretçi gelmiş olsaydı, bütün dünyanın Müslüman olmanın eşiğinde olduğuna hükmedecekti.
1000k
Müslümanların Batı Üzerinde Etkisi
Orta Çağın ortalarında İslam ile Garp arasindaki kültürel etkileşim büyük ölçüde tek taraflıydı. Müslümanlar Garplılardan birtakım şeyler ögrendiler. Haçlılar da Müslümanlardan bir şeyler öğrenmişlerdir. Fakat Müslümanlar aşağı yukarı Garp'tan öğrenecek hemen hemen hiçbir şey bulamamışlardır. Buna karşılık çok daha uzak olan Çin'den Orta Çağ'ın başlarında birtakım teknikler ve hatta ara sıra daha soyut fikirler alıyorlardı. Aksine, Garplılar Müslümanlardan çok değişik türdeki kültürel adetleri ve kavramları benimsediler ve bu benimseme onların kültürlerinin gelişmesinde çok fazla öneme sahipti. Bu durum, tabii olarak, -en azından Orta Çağın başlangıcında-Müslümanların kültürel gücünün üstünlüğü sebebinden dolayı idi.
1000k
Allah seni üstün kılsın! Bilesin ki aşkın insanlar üzerinde etkin bir gücü, keskin bir egemenliği, yadsınamaz bir otoritesi, karşı koyulamaz kuralları, çürümeyen bir nüfuzu, önüne geçilmez bir baskısı, kısacası mutlak bir hakimiyeti vardır. En sağlam şekilde kurulmuş bağları, en sıkı düğümlenmiş düğümleri çözer; katılıkları eritir, sağlamları sarsar, yüreğin üstüne konar, yasak olanı serbest eder.
1000k
Reklam