(Feylesofların) problemlerinden bir tanesine vakıf olduğun zamqn, bir feylesof yahut kelamcı veya mütefekkir yahut hangi ilimde olursa olsunbir kimse bunları zikr etmiş ve ettiklerine de inanmış diye, bunları tekrar eden, aktaran muhakkık (araştırıcı) bir sufi için, feylesof (olmuştur) ve feylesofların d'ini yoktur demeyiniz. Zira dinsiz olarak da bir feylesof, bunları söylemiş olabilir. Şu halde ey kardeşim sakın gafil olma : Çünkü bu (nevi bir) söz (=iddia), tahsili olmayan bir kimsenin sözüdür: Feylesofun bütün bilgileri batıl (yanlış) değildir. Ola ki bir meselede onlar haklı bulunsun.
Şu halde iyice görülüyor ki İbn'ül-arabi iki nokta üzerinde israr etmektedir: Birincisi feylesoflara kafir damgasını vurmanın mantıksızlığı; ikincisi de, feylesof ların bilgileri yanlıştır hükmündeki sakatlık . . .
İşte bu görüşte olanlar için İbn'ül arabi « ... tahsili olmayan insanlar .. » diyerek, cahil kimselerin verdiği bu nevi yan lış hükümlerin karŞısına çıkıyordu.
". .. şayet gerçekleri bilmiyorsak, muayyen bir meselede feylesofların doğru olan sözlerini tesbit etmemiz gerekir . .. "
Nihat Keklik