Osmanlılarda Esrar ve Esrarkeşler
9/10
·183 syf.··
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 17:43
Tarih alanında farklı bir konuyu ele alan çalışma. Gerçekten çok başarılı ve bilgilendirici bir eser olmuş. Esrar’ın tarihi hakkında kısa bir girizgahtan sonra Anadolu coğrafyasına gelişinden bahisle Osmanlı toplumundaki yerini inceliyor. Burada özellikle edebî anlamda toplumun esrara bakışı olumlu ve olumsuz yönleri ile şiir üzerinden örnekler verilerek incelenmiş. Sonrasında ise özellikle Sufi çevrelerde yaygın olarak kullanılan esrar ele alınmış. Derviş ve sufilerin esrar kullanımı, mekanlar, gösterdikleri tepkiler ve toplum nezdindeki konumları ele alınmış. Osmanlıların esrara karşı yıllar içindeki bakış açısı ve ardından yasaklanma süreci ele alınan bir başka konu. Kitabın sonlarında ise esrar ile mücadele yöntemleri, devletin yasakları arttırması ve uygulama aşaması ele alınmış.
1000Kitap
Osmanlılarda Esrar ve EsrarkeşlerOnur Gezer · İletişim Yayınları · 2020134 okunma
6/10
·296 syf.··
2026 15. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:23
Fas’ın Cedîde şehrinde 1944 yılında doğan Taha Abdurrahman, Muhammed el-Hâmis Üniversitesi’nde felsefe eğitimi aldıktan sonra Oxford ve Sorbonne üniversitelerinde başta dil felsefesi ve mantık olmak üzere çeşitli alanlarda öğrenimini sürdürmüştür.1972 yılında “Ontoloji Sorunsalının Dilsel Yapısı” teziyle doktorasını tamamlamış; 1985 yılında “Doğal ve Argümantatif İstidlalin Mantığı” isimli teziyle de ikinci kez doktor unvanını almıştır. 2005 yılında emekliye ayrılan yazarımız birçok ülke ve üniversitede dil felsefesi ile mantık dersleri vermiştir. İncelemekte olduğumuz kitabımızın asıl adı el-Amelu’d-Dinî ve Tecdîdü’l-Akl olup Mehmet Emin Güleçyüz tarafından Türkçeye tercüme edilen eser Pınar Yayınlarınca İstanbul’da 2020 yılında 296 sayfa olarak yayınlanmıştır. Eserde; Soyut Akıl (el-‘aklu’l-mucerred), Rehberlik Edilmiş Akıl (el-‘aklu’l-musedded) ve Desteklenmiş Akıl (el-‘aklu’l-mueyyed) olmak üzere üç farklı akıl türü detaylıca ele alınmış. 1. Soyut Akıl (el-'Aklu'l-Mücerred) : Soyut aklı, metinde "sahibini herhangi bir şeye bir yönden bilgili kılan eylem" veya "nazar" olarak tanımlayan Taha Abdurrahman aklın özellikle bir eylem niteliği taşıdığını vurgulamaktadır. Ona göre Yunan düşüncesindeki gibi akıl insanı bilgi edinmeye hazırlayan bir öz, zat olarak tanımlanması birçok problemi de beraberinde getirir. Zira aklın bu şekilde tanımlanması, onu nesneleştirdiği gibi, insanı da eylem ve tecrübe boyutundan koparmaktadır. Abdurrahman’a göre Mucerred akıl ( soyut akıl) özel ve genel olmak üzere bazı sınırlılıklara sahiptir. Özel sınırlılıklar; soyut akıl dilin sınırlarına, zanniliğe ve mecburi teşbihe (Tanrı'yı maddileştirme tuzağına) mahkûmdur. Genel sınırlılıklar; soyut aklın, mantığın sınırlarına takıldığını, delillendirmelerde kesinlik ve tamlığın bulunmadığı ,
Dini Amel ve Aklın YenilenmesiTaha Abdurrahman · Pınar Yayınları · 202027 okunma
Reklam
Puan vermedi·480 syf.··
2022 83. kitabı
Sinekli Bakkal (1936), Halide Edib Adıvar’ın en önemli ve en çok okunan romanlarından biridir. Yazarın olgunluk dönemi eseridir ve Türk edebiyatının klasikleri arasında yer alır. Roman, ilk olarak 1935’te İngilizce The Clown and His Daughter adıyla yayımlanmış, ardından Adıvar tarafından Türkçeye uyarlanmıştır. Roman, II. Abdülhamid dönemi (özellikle 1890’lar-1908) İstanbul’unda, Aksaray civarındaki hayali (veya esinlenilmiş) bir kenar mahalle olan Sinekli Bakkal’da geçer. Olaylar, mahalle imamı Hacı İlhami Efendi’nin kızı Emine ile ortaoyuncu ve Karagözcü “Kız Tevfik”in evliliği, ayrılığı ve kızları Rabia’nın büyümesi etrafında döner. Yapı olarak panoramik bir roman özelliği taşır: Mahalle hayatı, gelenekler, dedikodu, siyasal baskı, Doğu-Batı karşılaşması ve bireysel dönüşümler iç içe örülür. Anlatım tarafsız ve betimleyicidir; ilk bölümlerde dış gözlem ağır basarken, ilerleyen kısımlarda Rabia’nın iç dünyası (iç monolog, geriye dönüşler) ön plana çıkar. Ana Karakterler Rabia: Romanın merkezindeki ideal Türk kadını prototipi. Dedesinden katı dini eğitim alır (hafız olur), Paşa konağında Batı müziği ve kültürüyle tanışır. Vehbi Dede gibi sufî figürlerden manevi derinlik kazanır. Akıllı, inatçı, yardımsever ve sentezci bir karakterdir. Kız Tevfik: Şen şakrak, halk sanatçısı (ortaoyunu zennesi, Karagözcü). Özgür ruhlu, düzensiz ama iyi kalpli baba figürü. Peregrini / Osman: İtalyan asıllı eski rahip, piyano hocası. Rabia’ya âşık olur, Müslüman olur ve Osman adını alır. Doğu-Batı sentezinin sembollerinden biridir. Vehbi Dede: Mevlevî derviş, bilge ve teskin edici figür. Tasavvufi derinliği temsil eder. Selim Paşa ve Hilmi: Yönetici elit ve Batılılaşmış genç nesli temsil eder. Temalar 1. Doğu-Batı Çatışması ve Sentez Romanın en baskın temasıdır. Halide Edib, körü
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,8bin okunma
Elif Şafak - Aşk
Puan vermedi·420 syf.··
2026 12. kitabı
Eser farklı farklı anlatıcıların ağzından anlatılır. Daha önceden Elif Şafak'ın İngilizceden Türkçeye çevirmesi, intihal yapması vs.den dolayı kendisi ve eserlerine mesafeliydim ancak eser bence başarılı hatta eserin sonu beni enteresan bir şekilde duygulandırdı (mistik, sufi işleri sevmem). Ella Rubinstein sıradan tekdüze bir hayat yaşamaktadır. Hayatındaki her detayı evliliğine göre ayarlamaktadır. Kocası David tanınmış ve iyi kazanan bir diş hekimidir. Uzun bir evlilik olduğu için Ella'ya göre de önemli olan aşk değil sevgi saygı olmuştur. Jeanette isimli üniversite öğrencisi kızı, Avi ve Orly isimli iki küçük çocuğu ve yaşlı bir golden köpekleri vardır. Northampton'da büyük ve lüks bir evleri vardır. Durumları oldukça iyidir. Ella utangaç ve munis bir kadındır. Evliliklerinin yirminci yılında kocasına boşanma davası açmış ve başka bir kıtadaki bir erkeğe aşık olmuştur. Ella İngiliz Dili ve edebiyatı mezunudur ancak hep ev hanımlığı yapmıştır. Çocukları yeteri kadar büyüttükten sonra yayınevinde editör asistanı olarak iş bulur. İşi kocası bulmuştur, bunu karısını aldattıktan sonra yapmıştır. Kızı Jeanette, Scott isimli sevgilisiyle evlenmeye karar verir ancak aile bunu güzel karşılamaz. Annesi sadece sekiz aylık ilişkinin üzerine gelen bu kararı hamile kaldığından sanır. Aile Yahudi'dir ve kız damat Yahudi değil diye istemediklerini bile düşünür ancak tabi ki onların derdi kızlarının doğru seçim yaptığından emin olmaktır. Ella ona aşkın bitebilen bir şey olduğunu, asıl kendine iyi koca, çocuklarına iyi baba olabilecek bir erkeği seçmesi gerektiğini anlatırken kızı kendisinin onun gibi pasif ve umutsuz olmayacağını söyleyerek annesinin kalbini kırar. İşinde basılmadan önce incelenmek üzere aldığı ilk eser Mevlana ve Şems üzerinedir. Kitabın adı "Aşk Şeriatı"dır.
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 200976,6bin okunma
Bireyci ve anarşist dervişler
9/10
·148 syf.··
2026 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 13:03
Bu kitapta Kalenderilik, Haydarilik ve Camiler gibi birçok derviş ve sufi hareketleri incelenmektedir. Kitapta özellikle Kalenderilik dikkat çekici. Kalenderilik marjinal ve radikal bir sufilik hareketidir. Kalender kelimesi Sanksritçe kökenlidir ve bohem yaşayan, düzen tanımayan anarşist ruhlu kimse demektir. Kalenderi olan sufiler son derece bireyci ve anarşist kimlikleriyle tanınmaktadırlar. Kalenderi sufiler asla ev sahibi olmazlar, sokakta yaşarlar, evlenmezler, çalışmazlar ve sokakta dilenerek geçimlerini sağlarlar. Bu Kalenderi dervişler sürekli cinsel perhizin içindedirler. Kalenderiler “çardarb” dedikleri bir usul uygularlar kendilerine; bu usule göre Kalenderiler saçlarını, sakallarını, bıyıklarını ve kaşlarını tıraş ederler. Bu Budizm’deki Sangha kültürüne benzemektedir. Diğer yandan Kalenderi dervişler üzerlerine sadece kuzu postu veya keçe giyinirler, yarıçıplak dolanırlar. Bu yönleriyle Hindistan’daki Jainistlere benzemektedirler, Balkanlar’dak gnostik Bogomillik hareketi de Kalenderiliğe benzemektedir. Kinik olan Diyojen de bir Kalenderi’ye benzemektedir. Bu kitapta Haydarilerden tutun Cami dervişlerine kadar Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki Anadolu ve Ortadoğu derviş hareketlerinden kısaca bahsedilmektedir. İyi okumalar dilerim.
Tarih
Tanrının Kuraltanımaz KullarıAhmet T. Karamustafa · Yapı Kredi Yayınları · 2016134 okunma
hakiki batının okültist yansımaları
Puan vermedi·88 syf.··
2026 9. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 21:52
René Guénon, Fransız ve Katolik bir ailenin çocuğu olup okültizmden mason localarına kadar ismi birçok yerde geçen bir düşünürdür. Ona göre hakikat, yalnızca akıl ve deneyle değil, dinlerin batınî boyutları aracılığıyla kavranabilir. Bu nedenle tasavvuf, Hinduizm ve Taoizm gibi geleneksel öğretileri incelemiş ve bunlar arasında ortak bir öz bulunduğunu ileri sürmüştür. Görüşleri gelenekselcilik çerçevesinde şekillenir. Tasavvuf üzerine yazılar yazması ve Mısır’da Şazeliyye tarikatıyla tanışması, onun Müslüman olup Abdülvâhid Yahyâ adını almasına vesile olmuştur. Onun en olgun eserlerini verdiği dönemlere denk gelen İslam Ezoterizmi ve Taoculuk adlı kitabı, İslamiyet’i kabul etmesine rağmen spiritüel konulardan tamamen kopmadığının göstergesidir. René Guénon, bu çalışmasında modern dünyanın beraberinde getirdiği felsefi ve ahlaki görececiliği (relativizm) eleştirmeyi ve geleneksel medeniyetlerin özündeki birliği ortaya koymayı amaçlamıştır. Kitap oldukça analitik ve teorik bir zeminde ilerler. Guénon, okültizmde de görülen zahir ve batın kavramlarını İslamiyet’teki şeriat ve hakikat kavramlarıyla bağdaştırır ve İslam doktrininde bu ikisinin açık bir şekilde ayrıldığını savunur. Bu ayrımın keyfi bir yoruma değil, tabiatla ilgili bir hakikate dayandığını söyler. Şeriat, din ile ilişkili her şeyi kapsayan bir kabuk gibiyken; hakikat, bir çemberin merkezi gibi şeriatı var eden ve anlamlı kılan marifettir. Yolcu olan kişi fail konumundadır. Bunu anlayan, seyr u sülûk geleneğini de anlamış olur. Batın ilmi yalnızca hakikati değil, tarikati yani oraya ulaşan yolu da içerir. Tasavvufta yollar çoktur ama gaye birdir. Kul bu yolda ilerledikçe kendi sıfatlarını kaybeder ve geride Allah’ın sıfatları kalır. Sufilik ise sufi ile Allah arasında bir sırdır; bu yüzden tasavvufla
Din
İslâm Ezoterizmi ve TaoculukRene Guenon · Paradigma Yayınları · 20252 okunma
Reklam
Reklam