10/10
·64 syf.··
2026 3955. kitabı
Sufle Severler Sahnesi bende en çok “birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” duygusunu hissettiren bir kitap oldu. Ergün Kazanır yine çok sade ama içten bir dil kullanmış. Karakterler arasındaki dayanışma, küçük anlarda bile kendini belli ediyor; sanki herkes birbirinin yükünü biraz olsun hafifletmeye çalışıyor. Hikâyede büyük olaylar yok aslında, ama birlikte olmanın verdiği güç güzel yansıtılmış. Özellikle karakterlerin birbirine tutunma şekli, o samimi diyaloglar kitabı sıcak kılıyor. Okurken yer yer gülümseten, yer yer de hafif bir hüzün bırakan bir tarafı var.
Sufle Severler SahnesiErgün Kazanır · Timaş Çocuk Yayınları · 202661 okunma
Puan vermedi·64 syf.·
2026 8. kitabı
Bugün günümüze eşlik eden sevgili Sütle Severler Sahnesi “Suçun Şahsiliği” eserini okuduk. Öncelikli olarak kitabın ilk basımı ve imzalı olarak almak bizim için kıymetli ve değerlidir. Öğrencilerime de alıp,bayram hediyesi olarak verdim,bu fırsatı bize sunan Timaç yayınevi ve kitabın yazarın olan Ergün Kazanır Bey’e teşekkür ederiz. Her kitabını meslek hayatımda ve kızım için okurken çok seviyorum. Bazı kitapların yazı yoktur ya Ergün bey’in her kitabı öyle! Her kesime hitap etmesi de büyük bir meziyet,kendini bu konuda tebrik ediyorum. Kitabımız,hak yemeyen,hakkını savunan,adil olmanın hayatlarındaki önemini farkettirmek adına o kadar güzel bir konu ki. Hele ki şuan okullar bolca bulunan “Akran Zorbalığı” da ele almış çocuklara anahtar olacak harika bir kitap olmuş. Akıcı dili,eğlenceli çizimleri bunun yanında bolca dikkat çeken kelimeler,çocuklar için okuma süresi artıran elementler diyebilirim. Bu önemli konuları “Tiyatro Sahnesi” ile canlandırma fikri gerçekten çok güzel olmuş,hem çocukları tiyatroya teşvik etmek,hem de çocuklar kendilerini rahat vs özgürce ifade edebilmesi için kullandığı dil çok önemli! Böyle bir kitapla bizi kavuşturan Ergün bey acaba Tiyatrolar haftası sebebiyle mi basımı mart ayında seçti demeden kendimi alamıyorum yoksa tesadüf mü? Cevabını çok duymak isterim? Kitabın okuyucuya geçmesi,dokunmasını çok beğendim. Kitabın mesajı ve küçük mesaj paylaşımları çocuklarımıza hep yol göstermesini temenni ederim. Hayatta hepimizin bir yerlerde başına gelen “Kurunun yanında yaşın da yanması” olarak bu konuyu da ele alması bir okuyucu olarak çok dikkatimi çekti ve dedim ki herkesin yaş farketmeksizin,cinsiyet farketmeksizin ortak sorunu bu galiba… Emek emek işlenmiş,her bir sayfası mesaj ve bilgi dolu eğitici bir çocuk kitabı ama bence herkesin okuması
Sufle Severler SahnesiErgün Kazanır · Timaş Çocuk Yayınları · 202661 okunma
Reklam
İnişleri çıkışları efsanevi sufleden farklı değildi..
Puan vermedi·336 syf.··
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 22:24
Son zamanlarda en severek okuduğum kitap oldu Sufle. Aslı Perker sufleyi metafor olarak kullanmış ve kitaptaki 3 karakterin hayatlarını çöküşleriyle,yeniden umutlanmalarıyla,hayalleriyle, hayal kırıklıklarıyla anlatmış. Bence herkes en az bir karakterle bağ kuracaktır. Elime aldıktan sonra bırakamadığım bir kitap oldu. Mutlaka herkese tavsiye edeceğim,en etkilendiğim kitaplar arasında yerini aldı..
SufleAslı Perker · Everest Yayınları · 2016296 okunma
Puan vermedi·293 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 00:00
“Delilik sandığınız şeyin sadece duyuların fazla keskinleşmesi olduğunu, söylememiş miydim ben size?” der Edgar Allan Poe. Delilik… Resmi tanımıyla “akıl hastalığı”. Özünde sadece uyumlanamamak, iletişim sağlayamamaktan daha fazlasını tanımlamıyor benim anlayışımda. İçine doğduğu dünyayla bağdaşamayan, ait hissedemeyen, iletişemeyen her bireyin öyküsü aslında bu kitap. Belki de okuyan çoğu kişinin huzursuz hissetmesinin, yarım bırakmasının ya da okumaya devam ederken zorlanmasının nedeni budur. Tanıdıktır çünkü duygular, düşünceler. Ve bir o kadar da gerekçelendirilmiştir. Deborah… Zengin düş dünyasını mizahla çeşnilendiren, kimlik kavramını yitirmiş kendi düşsel dünyasında bir #hiçkimse Yaşadığı dünyayla kendi düşsel dünyası arasındaki çatışma yüzünden akıl hastanesine düşen Deborah aslında “Ben”liğinden soyunması gereken herkes kadar bilinçli. Hastaneler, dokturlar, ilaçlar, uygulanan tedavilerle toplumun onu “kurtarma operasyonu” na maruz kalır Deborah. Joanne Greenberg’in kendi yaşamının izlerini taşıyan kitap “akıl hastalarının gizleri üzerine de sufle veriyor. Öğrenilmiş çaresizlik, kendini gerçekleştiren kehanet, kaderin ara yüzleri üzerine düşündüren, sorgulay(t)an kitap yerleşik değer algıları -yargıları üzerine muazzam bir eleştiri aynı zamanda. Zihninizde cevabı müphem bir soru yankılanıyor kitabın son sayfasını kapatırken. “Normal” nedir? Kime göre, neye göre, normal… Joanne Greenberg Elvan Sana Gül Bahçesi Vadetmedim
Sana Gül Bahçesi VadetmedimJoanne Greenberg · Metis Yayınları · 202119,3bin okunma
8/10
·336 syf.··
2025 129. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2025 20:44
Sufle Aslı Perker İstanbul'dan Ferda, New York'tan Lilia, Paris'ten Marc Üç farklı karakter, üç ayrı hayat hikâyesi.. Tek ortak noktaları sorunlarla dolu hayatlarına birazcık renk ve neşe katmak için defalarca başarısız girişimlerde bulunmalarına rağmen asla yapmaktan vazgeçmedikleri Sufle... Peki kıvamı, zamanlaması, malzemeleriyle tam tutturulmuşken, mükemmelliğine bakıp "Oldu, işte!" dendiği anda ortasının çökmesiyle ünlü sufleyi, "kusursuz" biçimde yapmak onlar için bir ütopya olmaktan çıkabilecek mi? Fırının kapağını dakikası dakikasına hatta saniyesine kadar zamanında açmanın mükemmel bir sufle yapmanın baş kuralı olduğuyla yazarın sufle tatlısını hayat ve yaşadıklarımız ile özdeşleştirmesini çok sevdim. Tam da hayat gibi değil mi.? Tam "İşte tamam bu, tamam şimdi oldu!" derken yine yeniden yaşadığımız hayal kırıklıkları..ama asla vazgeçmeden umutla yine yeniden hayata kaldığımız yerden devam etmek gibi ... Kim bilir belki bu sefer tuttururuz Sufle'yi.. Keyifle okudum.
SufleAslı Perker · Everest Yayınları · 2016296 okunma
yaşamak ve yazmak
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
Biz Olma Hakikati Hakikat tektir ve yeryüzünün her noktasında aynı şekilde tezahür eder. Kötülük toplumu olmak bir süreçtir. Bir gün de ortaya çıkmaz. Kötülük toplumu olmanın ve otoriter rejimlerin üreme sebebi siyasal, ekonomik ve dinsel sebeplerle ortaya çıkar. Siyasetin ulusal yarara hizmet etmediği, kamu malının adaletle paylaşan bir ekonominin olmadığı ve dinin bu tür bir anlayışın siyasi malzemesi olduğu her toplum aynı sonu taşar. Buna paralel kötülüğü bertaraf edecek yaşamsal çabalar düşünce, duygu, yazmak, direnmek, önce kabul görmeme inkarcılığı veya görmemezlikten gelme şeklinde tezahür eden sürecin sonunda hakikati arayanlar gecikmiş bir vaziyette o savı ortaya atanın zamanında değer bilmezliğin bedelini ödemek zorunda kalarak us duyunc yoluna girerler. Rus yazar Zamyatin ve Biz adlı kitabını çoğu insan bilmez. Rus toplumu da yazarı tanıyıp bildikleri halde 67 yıl sonra okuyarak öğrendi. Dolaylı kapitalizm olan komünizm buna engel oldu. Yere göğe sığdırılamayan hit faşist Stalin zulmü sayesinde. Emek diktatörlüne sosyalizm deme cüretini bile kendilerinde gördüler. Oligarşi sonunda oligark bataklığına sürükledi ve Sovyetler Birliği bu şekilde dağıldı. İnsanlığa umut diye yola çıkanların devrimi sonuçta yaşama zulmedenlere yaradı. Açıklık peşinden geldi para diktatörü yönetimler biz kitabına bile özgürlük verdik diye sattılar kendilerini. Anadolu ise açılım ile aynı kederi yaşamamak için Türk gücü sayesinde direniyor. Açıklık Rus toplumunu dağıttı, açılım niyeti ise Mustafa Kemal Atatürk sayesinde Türk ulusunu dağıtamıyor. Her iki yıkımın arkasında da emperyal genişleme var.
Edebiyat
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · İthaki Yayınları · 202011,9bin okunma
Reklam
Reklam