sukoska

sukoska
@sukoska
"Böyledir insan; oradadır, ortadadır iyi, ve bağışlarıyla Bir tanrı bile uğraşırken onun için, tanımaz, görmez onu. Yüklenip taşıması gerekir önce; şimdi ama adlandırır en sevdiğini, Şimdi, şimdi açmalıdır bunun için sözcükler, çiçekler gibi." Friedrich Hölderlin Hani
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Temassız Aslında özgür olmadığımızı bilerek başlıyoruz Biliyoruz sonucunun baştan belli olduğunu bu koşunun Düşen atları önce bizim unutacağımızı Bütün kahramanların korkaklardan seçildiğini okuyoruz Okuduklarımızın bir işe yaramadığını bilerek Ve sevgili yeni bir susma biçimidir yürümek Yürüyoruz varılacak bir yer olmadığını bile bile Doğruya ulaşmak için büyük yanlışlar arıyoruz Temassız sıyrıklarla dönüyoruz eve Kolay bir hayat anlatmaya değmez diyerek Gecenin adresini soruyoruz kör bir dilenciye O bize kendi içimizi gösteriyor Odalar daralıyor bir türlü gelmiyor beklediğimiz haber Kart limitimiz Yasa dışına çıkmak için oldukça yetersiz Marşlarımızın gölgesi dostlarımız kadar Alnımızda telâşlı bir kalp dövmesi Ve biliyoruz neden gizli Biliyoruz neden hep oraya düşüyor unutulmuş ataların gölgesi Ve nasıl sâkin işliyor hatırlamanın termodinamiği Bir şeylerin yaklaşmakta olduğunu bilerek yaşıyoruz Bilmenin bir işe yaramadığını da Madem bilmekle genişlemiyor yürek
Şiir
En doğrusu son kertede iki insan Vakitsiz okunmuş bir ezandır
Yûsuf, dedi, Züleyha, aşk zorlu bir sınav, ben bu sınavı en baştan ve gönüllü mü kaybettim? Hayır işte! Yitirmiş görünsem de kazancımsın sen benim. Ve şer gibi görünsem de göreceksin, yitirdiğin ne varsa benim sana açtığım kuyuda, hayrın olacağım sonunda
"Nasıl olurmuş göze almak/ Gözlerden ötesini"
Tufandan kurtulmak için kendi derinliğine akan bir ırmak gibi; akmasam sana ölürdüm Yûsuf, aktım, yine öldüm. Kendi ölümümün şeklini seçmem özgürlüğümse susarak ölmeyi değil, söyleyerek ölmeyi seçtim. Tortulanarak ve bulanarak değil, taşarak ve coşarak ölmeyi istedim. Hükmümün Yûsuf olduğu yerde ölümlü olduğumu bildim. Ve yine dirilecek olmamın emniyetiyle ölümlü oluşumu çok sevdim.
Ne duygu, ne ihtiras, ne düşünce...
"Ne duygu, ne ihtiras, ne düşünce, ne mükemmel bir mantık .. Derinlikti Yusuf'u güzel kılan" Bir Yusuf Masalı ... Yûsuf, dedi. Züleyha, sen masumsun, sen de bilirsin, ben de bilirim. Şu dört duvar, şu sıkı sıkı kapalı kapı, döşemenin üzerinde ezilen sarı gülün yaprakları tanık ki suçun yok senin. Fakat güzelsin. Güzelliğin yoruyor beni, çünkü mümkünü var, sûret kasrında bir sûret değilsin. Suçlu değilsen de bana, beni suçlu kılacak kadar güzelsin. Mümkünü olan bir güzelliğin sahibiysen Yûsuf, ve bu güzellik yoruyorsa beni, sen dünyanın en masum mücrimisin. Suçlu, suçunu her zaman bilerek işlemez Yûsuf ve güzellik bazen suça dönüşür. Yaratılmışların en güzeli karşısında, ruhum kadar bedenim, kalbim kadar kalbimden çıkıp da bütün bedenimi deveran eden kanım ve damarlarım, ve bütün zerrelerim akıyorsa sana, ben de dünyanın en mücrim masumu değil miyim? Çünkü, dedi Züleyha, güzelliğin bir derin kuyu senin. Bir düşenin kurtuluşu kolay olmaz. Ne mutlu kalbine sen düşene, ve ne mutlu senin kalbine düşene. Yûsuf ile Züleyha