Okuyanları bir uçurumun kıyısına getirip orada gözlerini bağlayıp bırakıverir gibi. Dönmek mi, atlamak mı?.. Atlayınca düşmek mi, kanatlanıp geçmek mi?
Yıldız kardeşine anlatabilmeyi isterdi, "Babamın dayattığı hayattan kurtul, çocuklarını başka türlü sevmeyi öğren, seni soktuğu kafesin içinden kurtulamazsan çocuklarını da o kafesin içine alırsın, oysa sevgi koşulsuzdur, sevginin gücü ölçüsüzlüğündedir, hiçbir şey buna karşılık olamaz." demeyi hayal ediyordu, elbette bunu asla yapmayacaktı. Hatıralar, bıçak değdiğinde her yere dağılan habis urlara benziyordu, bunu yaparsa acısını çoğaltabilir, kolaylıkla öldürücü olabilirdi. O yüzden hiç dokunmamaya karar verdi. Zaten birilerini dönüştürme isteğini çoktan yitirmişti.