...burada Proust'tan şu parçayı tercüme ederek dolayısıyla kendi haletiruhiyemi de sana anlatmış olayım:
"Işığın kendisinden bile daha sürekli olarak yüzü gözümüzün önünde olan kadın -mademki gözümüzü yumduğumuz takdirde dahi güzel gözleri, latif burnu üzerine titremekten, onları tekrar görmek için her çareye başvurmaktan geri durmuyoruz- şayet ona rastladığımız şehirden başka bir şehirde olsaydık, başka mahallelerde dolaşsaydık, başka salonlara devam etseydik, başka bir kadının da bizim için bu biricik kadın olabileceğini gayet iyi biliyoruz.