Kendini bir kitabın konusu olarak kullanma projesinin ünleri nedeniyle tanınmayı arzulayan istisnai kişiler için hoş görülebileceği söylenecektir bana. İtiraf ederim ki bundan kuşkum yok; neredeyse hiçbir zanaatkârın sıradan birini görmek için işinin başından ayrılmayacağını da bilirim ama önemli birinin kente geldiği duyurulduğunda bütün tezgâh ve dükkânlar anında boşalıverir. Birilerince taklit edilmek, hayatının, fikirlerinin başkasına örnek olması arzusunun ötesinde bir şeydir tanınır olma çabası. Julius Caesar ve Ksenophon’a kendilerini öyküleme hakkını veren şey büyük savaş başarılarından oluşan temelin haklı, sağlam olmasıydı. Büyük İskender’in günlükleri, Augustus, Cato, Sulla, Brutus’un söyledikleri ve diğer yapılanlar hakkında bir şey bilmeyenler buna hayıflanıyordur umarım. Yüzü bakıra ya da taşa oyulmuş kimi insanları bu yüzden sever, bu sebeple araştırırız.
Sulla öldükten sonra da yaptığı yeni teşebbüslerle bu serveti arttırmasını bilmişti. İtalya'da geniş topraklara, İspanya'da gümüş madenlerine sahipti, elinde çeşitlik san'atlardan anlayan yüzlerce kölesi vardı.
Sayfa 158 - Türk Tarih Kurumu·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Trivimim
Bu yıllarda Sulla Anayasasına karşı cephe alan, onu yıpratan ve nihayet yıkanlardan birisi de, bu düzenin kurulmasına yardım etmiş olanlardan M. Licinius Crassus'dur.
Sayfa 158 - Türk Tarih Kurumu·Kitabı okudu
Caesar'ın Doğuya giderek orada askerliğini parlak bir şekilde yaptığını ve Sulla öldükten sonra ( M.Ö. 78) Roma'ya döndüğünü ve Sulla Anayasasına karşı yapılan parti mücadelelerine katıldığını görüyoruz.
Sayfa 157 - Türk Tarih Kurumu·Kitabı okudu
Sulla, Caesar'a bu parti ile olan ilgisine bir son vermesini ve karısından ayrılmasını ( 82 de) emretmişse de Caesar razı olmamış ve bunun için medeni hakları elinden alınmıştır. Hayatını da büyük bir zorlukla kurtarabilmiş ve ancak Vesta rahibelerinin arabuluculuğu ile affedilmiştir.
Sayfa 157 - Türk Tarih Kurumu·Kitabı okudu
Sulla hiç bir zaman şahsına bağlı egemen bir devlet kurmak istememiş, aksine Senatus sınıfı hakimiyetini emniyet altına almayı arulamıştı.
Sayfa 154 - Türk Tarih Kurumu·Kitabı okudu