"Herkese ait bir günce vardı, her sayfasına bir ihanet yazılı. Hiç kimse bulmasın, bilmesin diye yazıldıkları gibi yakıldı. Susmak zor, konuşmak yasak."
Konusu; Ardel krallığı, yıllar önce Kral IV. Howard Elrod tarafından doğu ve batı olmak üzere oğulları arasında ikiye bölündü. Ancak Batı Ardel'in açgözlü hükümdarı Docian bir şafak vakti Doğu Ardel'e yaptığı baskın ile Doğuyu da kendi topraklarına katarak tek bir Ardel krallığı var etti ve kendisi de bu krallığın tek hükümdarı oldu. Doğu Ardelliler ise hizmetçi olarak yaşamaya mahkum edildi. Doğu Ardelin 4 yaşındaki veliaht prensesi Audra ise kurtalılarak intikam için Direniş adlı örgüt tarafından eğitilmeye başladı. Doğuluların tek umudu prensesin bir gün onları kurtarmak için gelecek olması.
Lilah Tiernan, da ilhak sonrası hayatı mahvolan bir genç kız. Ailesi ile birlikte çalıştığı evin oğlunu öldürdüğünde ise hayatı tamamen değişiyor ve idam cezasına çarptırılıyor. Kurtulmasının tek yolu ise Serasker Corridan'ın ona sunduğu teklif.
Lilah'dan kendi vatanına ihanet etmesi ve yıllarca insanların tek umudu olan Prensesi öldürmesi isteniyor. Peki ya Lilah kendi vatanına ihanet edip binlerce insanın tek umudunu ellerinden alabilecek mi?
Kitaba başlarken asla bu kadar beğenecegimi tahmin etmedim. Okumaya başladığınızda kitap sizi kendi evrenin içine çekiyor, ve aşırı derecede merak ettiriyor. Kitabın sonunun nasıl bağlanacağını düşünürken buluyorsunuz kendinizi. Kraliyet, ihanet, aşk, sırlar, hırs, entrika ve daha birçok şeyi aynı anda okutuyor. Sonuna kadar çoğu sırrı öğrenemiyorsunuz son 10 sayfayı nefessiz okudum diyebilirim.Karakterler;
Lilah çok güçlü bir kadın karakterdi. Sonuna kadar kimseye boyun eğmeden amacı için savaştı. O yüzden aşırı severek okudum. Corridan sizi en çok şaşırtacak karakterlerden biri ben