🤔 4000 Yıllık Mühendislik Sümerler Evlerini Nasıl Planlıyordu? Geç Sümer Dönemi’nde, özellikle Ur III Dönemi’nde (MÖ yaklaşık 2100), evlerin inşası rastgele bir süreç değil, kil tabletler üzerine kazınan hassas geometrik hesaplamalara ve ön planlamalara dayanıyordu. Antik Sümer şehri Umma‘da (günümüzde Güney Irak) keşfedilen ve Berlin’deki Vorderasiatisches Müzesi’nde (Ön Asya Müzesi) korunan bu kil tablet, insanlık tarihinin günümüze ulaşan en eski mimari kat planlarından birini gözler önüne seriyor. 📐 Tabletin Geometrik ve Mimari Analizi: * Gelişmiş Mekânsal Farkındalık: Plan, odaların merkezi ve açık bir avlu etrafında dengeli bir şekilde konumlandırıldığı “avlu merkezli” mimari modeli gösteriyor. Bu tasarım, Güney Mezopotamya’nın sıcak ikliminde doğal havalandırma ve ışık sağlamak için geliştirilmiş akıllıca bir çözümdür. * Çivi Yazılı Ölçümler: Tablet üzerinde, odaların ve duvarların boyutlarını tam olarak kaydeden çivi yazılı sayısal veriler yer almaktadır. Hesaplamalarda, dönemin standart uzunluk ölçü birimi olan “Sümer Arşını” kullanılmıştır. * Mimari Sembolizm ve Gösterim: Sümerli mimar, duvar kalınlıklarını belirtmek için birbirine paralel çift çizgiler kullanmış; kapı yerlerini ve odalar arası geçiş koridorlarını göstermek için ise bu çizgiler arasında hassas boşluklar bırakmıştır. Bu arkeolojik bulgu, erken dönem medeniyetlerinin modern mimari kavramların temelini atarak, günümüzden binlerce yıl önce inşaat mühendisliği ve şehir planlama ilkelerini nasıl şekillendirdiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Enkinin kızı
Muğla'nın Marmaris ilçesinde yer alan Amos Antik Kenti'nde, "Tanrıça İştar" betimlemeli olduğu değerlendirilen, aslan figürlü ve üzerinde sekiz köşeli yıldız bulunan gümüş kolye bulundu. Amos Antik Kenti'ndeki çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında destekleniyor. Kazılar, Marmaris Ticaret Odası, Marmaris Belediyesi ile Martı Otel ve Marina sponsorluğunda sürdürülüyor. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Gürbüzer, bu yılki kazılarda Asur tanrıçası İştar betimlemeli gümüş kolyeye rastladıklarını belirtti. Gürbüzer, "Kolyenin üzerinde tanrıça İştar'ın sembolü (atribütü), aslan figürü ve sekiz köşeli yıldız bulunuyor" dedi. İştar'ın Sümerler'de "İnanna", daha sonraki dönemlerde ise Asur'da "İştar" adıyla bilindiğini ifade eden Gürbüzer, "Yeni buluntu, Amos'un özellikle kültürel, ekonomik ve ticari açıdan önemli bir güce sahip olduğunun göstergesi olarak değerlendirildi." ifadesini kullandı. M.Ö 7. yüzyılda ticari ve askeri ilişkiler aracılığıyla Yakın Doğu'nun ileri kültür unsurlarının Akdeniz dünyasına taşınmaya başladığına dikkati çeken Doç. Dr. Gürbüzer, Amos'un da bu süreçte dönemin dünyasıyla entegre, birçok önemli uygarlık tarafından bilinen, stratejik bir liman kenti olduğunu dile getirdi. Erken dönemlere ait buluntuların kentin tarihi hakkında önemli ipuçları sunduğunu belirten Gürbüzer, Amos'un ekonomik ve kültürel açıdan kayda değer bir güce sahip olduğunu vurguladı.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Böyle din adamları lazım bize.
Adnan Kahveci’nin İlâhiyat Profesörü kuzeni Niyazi Kahveci'den harika tespitler. - Bu ülkede en çok satılan, en çok satın alınan fakat hiç kullanılmayan tek şey dindir. Bunu satın alan halk
Sen yazmazsan, ben yazmazsam, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa? -Sümerler-
Sümerler !
1000Kitap
İnsanlığın İlk Notaları: Hurri İlahisi
Tarih ve müzik sevenlere📜🎶 youtu.be/w8tfBLvlN98?si=... Sümerler ve insanlık tarihinin bilinen en eski notaları... 1950’lerde arkeolog Claude Schaeffer tarafından Suriye’nin Ugarit kentinde bulunan bu tabletler, aslında bir annelik özlemine aitti. ​Profesör Anne Kilmer notaları deşifre ettiğinde, müziğin kalbinin Mezopotamya'da attığı anlaşıldı. Bugün bu mistik ezgiyi en güzel Michael Levy ve Malek Jandali gibi sanatçılardan dinleyebiliyoruz. ​Ay Tanrıçası Nikkal’e edilen o içli duada şöyle deniyor: ​"Sana gümüş bir kalple adak sundum, yağlar akıttım tanrıçam. Yakarışımı duy, beni günahlarımdan arındır. Rahmime bir yaşam tohumu ek, boş kalan kollarımı doldur. Eşlerin ve annelerin koruyucusu, bu hıçkırığı sevinçle değiştir. Senin önünde diz çöktüm, merhametini bana bir nefes gibi ver." ​Müziğin bu ilk yankısı, kalbin dilinin binlerce yıl geçse de hiç değişmediğinin en samimi kanıtı. ​Dinleyelim... 🎶🎶
Tarih