Semerkant
8/10
·318 syf.··
2022 60. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2022 13:14
Amin Maalouf’un Semerkant romanı, yalnızca bir tarih romanı değil; geçmişin izlerini, insan ruhunun arayışlarını ve bir dönemin kültürel zenginliğini hissettiren etkileyici bir yolculuk. Kitabı okurken kendimi yalnızca olayları takip eden bir okuyucu gibi değil, yüzyıllar öncesine açılan bir kapının önünde duran biri gibi hissettiriyor insana. Amin Maalouf , tarihi bilgileri kuru bir anlatımla vermek yerine; dönemin insanlarını, şehirlerini, düşünce dünyasını ve yaşanan çatışmaları canlı bir şekilde gözler önüne seriyor. Romanın en güçlü yanlarından biri, Semerkant şehrinin adeta bir karakter gibi işlenmiş olması. Şehrin sokakları, mimarisi, kültürel dokusu ve dönemin atmosferi öylesine güzel betimlenmiş ki okurken yalnızca bir yer ismi değil, yaşayan bir medeniyet hissi veriyor. Semerkant’ın bilime, sanata ve düşünceye verdiği değer; o dönemin insanlarının dünyaya bakışını anlamamızı sağlıyor. Amin Maalouf’un kalemi sayesinde tarihin uzak bir sayfası olmaktan çıkıp, içinden insanların geçtiği, hayallerin kurulduğu ve büyük fikirlerin doğduğu bir dünya hâline geliyor. Kitapta özellikle dönemin önemli isimlerini görmek ve onların hayatlarına tanıklık etmek benim için oldukça etkileyiciydi. Tarihte iz bırakmış insanların sadece isimlerden ibaret olmadığını; onların da tutkuları, korkuları, mücadeleleri ve hayalleri olduğunu görmek romanı daha anlamlı kılıyor. Maalouf, bu kişileri idealize etmeden, güçlü ve zayıf yönleriyle ele alarak daha gerçekçi bir anlatım oluşturuyor. Semerkant aynı zamanda bir düşünce romanı olarak da okunabilir. Bilginin, özgürlüğün, inançların, iktidarın ve insanın kendini arayışının iç içe geçtiği bir hikâye sunuyor. Kitap boyunca farklı dönemler arasında kurulan bağlantılar, tarihin aslında birbirinden kopuk olaylar değil; birbirini etkileyen büyük bir zincir
Tarihi Roman
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
9/10
·194 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
"Kesilmeyen İp - Dilan Aydın Uzun" Buram buram mistik havasıyla baş döndüren bir hikâye okumak ister miydin? Gel anlatayım. Sümerler döneminde bereketli toprakları olan Mezopotamya'da Ninsun adında bir kız yaşarmış. Hani derler ya. İnsanın yüzü güzel olacağına kaderi güzel olsun. Ninsun'un kaderi üvey babasının aldığı kararla değişir. Ninsun,çok küçüktür. Ne kadar ağlayıp yalvarıp çırpınsa da üvey babasının kurbanlık koyun gibi tapınağa adak olarak vermesine mani olamaz. Tapınak görevlileri tarafından yıllarca eğitilip, zor koşullarda azimle, sabırla çalışan Ninsun, tapınağın her şeyine alışmıştı. Büyümüş, genç kız olmuştu. Lâkin bir gün hiç beklemediği bir şey gerçekleşir. Tapınakta sadece seçilmiş özel kızlara verilen bir görevi reddetmesi, isyan etmesi Ninsun'un başına işler açar. Olaylar öyle hızlı gelişir ki. Ninsun Tapınağın labirent gibi karanlık dehlizlerinde yaralı halde koşarken kendi kaderini yeniden yazabilecek mi? İncecik pamuk ipliğine bağlı hayat ipini ya kendi kesecek ya da o ipin ucunu sıkı sıkı tutacak. Yasir, Osmanlı döneminde yaşayan genç bir adamdır. Çocukluğundan beridir yaşadığı dergahta derviş olma yolunda ilerliyordur. Derviş olma hayali yüzünden evlenmeyi düşünmeyen Yasir, sonrasında âşık olur. Babası yerine koyduğu hocasının kızı Elif'e sevdalanmıştır. Karşılıklı olan bu âşk Elif'in küçük abisi yüzünden tuzla buz olur. Yasir bir anda idam mahkumu olarak zindanda bulur kendisini. Yapayalnız, çaresiz, kalbi kırıktır. bir şey yapmadım dese de kimse inanmaz. İdam edilmesine çok az zaman kalmıştır. Bir sabah zindanda yangın var çığlıkları duyulur. Zindan kısa sürede dumandan göz gözü görmez. Nöbetçiler kendi canlarının derdine düşmüştür. Kimse mahkumları aklına bile getirmez.Yasir, heyecandan titriyordur. İdam sehpasına çıkıp ölmèk mi daha
1000Kitap
Kesilmeyen İpDilan Aydın Uzun · Klaros Yayınları · 20253 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·368 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 21:59
Büyük bir merakla aldığım ve benim beklentime karşılık tam bir hüsran oldu diyebileceğim bir kitap. Daha önce yazarın dil bilim sözlüğünü çok detaylı incelemiş ve bir kaç araştırma ve makalesini okumuştum. Onlara istinaden alıp okumaya başladım ama masal anlatır tarzında bir yazım dili ile karşılaştım. Kulaktan dolma bilgiler hiç bir detay yok. Anadoluda her şeyi Hitit uygarlığına dayandırıyor. Hitit panteonu yok, Firig panteonu yok, hiç bir tanrının doğumu, efsanesi yok, Lidya yok, urartu yok, hatti yok, kültepe, çatalhöyük, acemhöyük yok, sürekli anadolu toprağını tanrı gibi anlatıyor, sümerler bile anadoludan almış, batı, doğu, bütün tanrıları anadoludan gitmiş, basit bir cümle bile iki paragfta anlatılmış. Oldukça fanatikçe Anadolu işlenmiş, kuşileştirilmiş, tanrılaştırılmış.... Her konuyu Kibeleye bağlıyor ama ana tanrıça hikayesi, efsanesi yok... hele de en çok İstiklal sözcüğünün kökenini deve ile ilişkilendirmiş, buna çok güldüm. Hiç bir sözlükte deve ile ilişkilendirilmemisti ismim.
Tanrı Yaratan Toprak Anadoluİsmet Zeki Eyüboğlu · Derin Yayınları · 200716 okunma
Karmaşık Düşünceler!
Puan vermedi·592 syf.··
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 08:58
SPOILER içerir ''Gör Beni'' kitabı Osmanlı sadrazamının oğlu Selim ile Cumhuriyet kadını Ülkü'nün imkansız gibi görünen aşkını ve ideolojik çatışmalarını konu alır. Kitapla ilgili karmakarışık duygu ve düşüncelerim var. Bana biraz ısmarlama bir kitap gibi geldi. Tamamen bir ideolojiyi göklere çıkarmak kusursuz göstermek ve karşıt ideolojiyi tamamen yerin dibine sokmak için yazılmış. Bir yandan hilafet ve Osmanlı destekçilerini çalışmayan,züppe,kadınların sosyal haklarına karşı ama her fırsatta bir kadınla beraber olan veya taciz etmeye calisan ;Cumhuriyet yanlılarını köylü,saf,öğrenmeye ve gelişmeye açık olarak resmetmiş. Bu zıtlığı yazmak abes değil elbette ama okurun gözüne de sokmaya gerek yok bence. Oluşturulan kadın karakterlerde de özellikle bu gözüme çarptı. Cumhuriyet destekçileri Ülkü,İlmiye,Ayşe ne kadar çalışkan,cesur,öğrenmeye hevesli iken tam zıttı olan karakterler özellikle Melek çok şeytani,cinselliği kullanan kötü kadın olarak yazılmış. Başta Latife karakterini de herkese yukarıdan bakan statü olarak kendine denk görmediği kişileri aşağılayan biri olarak yazmış ama ne oldu da sonradan değişti anlam veremedim.Bir insan bir anda bu kadar değişebilir mi bilmiyorum açıkçası. Kitapta buna benzer anlamadığım bir anda geçiştirilen dönüşümler var. Mesela ne oldu Selim'e Osmanlı yanlısıyken bir anda değişti. Sadece aşk buna sebep olamaz bence. Daha detaylandırılabilirdi o iç çatışmalar ve dönüşüm. Kitabın bir yerinden sonra dizi izliyormuş gibi hissettim.Bunun için her şey var. Zengin adam fakir kız,davetler,esas oğlanı elde etmek isteyen kötü kadın,esas kızın etrafında olan kötü adam,esas kızı sevmeyen erkek annesi ,çok fazla tesadüf, çok fazla romantizm... Selim ve Ülkü karakterlerinin sürekli birbirini yanlış anlaması özellikle Ülkü'nün zengin adam
Duygu ve Düşünce
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 09:40
İskender Pala’nın kaleminden çıkan Abum Rabum, benim için sadece bir kitap değil, adeta Mezopotamya’nın o bereketli ve tarih kokan topraklarında yapılmış mistik bir yolculuktu. Yazarla tanışma kitabım olan bu eser, kurgusuyla beni öyle bir içine çekti ki, karakterlerle beraber her adımda nefesimi tuttum. Kitağ bana bambaşka bir dünyanın kapılarını açtı adeta. ​Daha önce Nemrut Dağı’na çıkmış, Urfa’nın o eşsiz atmosferini solumuş ve Balıklıgöl’ü ziyaret etmiş biri olarak, kitabın sayfalarında dolaşırken gördüğüm yerleri yeniden yaşamak paha biçilemezdi. Hatta karakterlerin konakladığı El Ruha Oteli’nde tesadüfen daha önce konaklamış olmam, sahneleri zihnimde canlandırmayı inanılmaz kolaylaştırdı. Keşke bu toprakları gezmeden önce bu kitabı okusaydım diye düşünmeden edemedim; çünkü Anadolu ve Mezopotamya her taşıyla, her zerresiyle tarih kokan bambaşka bir dünya. ​Kitapta sadece bildiğim yerler yoktu; Petra’ya ve Mısır’a gitmemiş olmama rağmen, İskender Pala’nın derin tasvirleri sayesinde onlarla beraber oraları da karış karış gezmiş kadar oldum. Üç kutsal dinin ortak noktası olan Hazreti İbrahim’in ayak izlerini takip etmek, onun "iyiliği emreden" yolunda yürümek çok etkileyiciydi. Bu ortak noktanın merkezinde dönen olaylar, Sümerler hakkındaki bilgiler ve işin içine giren Mossad, MİT, ajanlar ve gizli örgütler, kitabı tam bir macera ve gerilim fırtınasına dönüştürmüş. Her cümlede ne olacağını daha fazla merak ediyor insan. ​Gizli servislerin peşinde koştuğu o kadim bilgilerin gizemi, merak ve hayranlık duygusunu son sayfaya kadar diri tutuyor. Abum Rabum, hem tarihsel derinliğiyle bilgilendiren hem de mistik dokusuyla büyüleyen, nefes kesen bir eser. Mezopotamya’nın zenginliğini ve paha biçilemez topraklarımızı bir de bu kurguyla okumak gerçekten müthiş bir
Abum Rabumİskender Pala · Kapı Yayınları · 201812,3bin okunma
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2025 248. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2025 00:00
Tarihin derinliklerinden gelen güçlü bir önermeyle bu eser, insanlık tarihinin en eski uygarlıklarından biri olan Sümerler ile Türkler arasında dikkat çekici bağlar kurarak okuru bambaşka bir düşünce yolculuğuna çıkarıyor. Yazının icadı, ilk şehirler ve medeniyetin temelleri… Sümerler yalnızca bir uygarlık değil, aynı zamanda bugünün dünyasına uzanan köklerin başlangıcı ve o kökleri farklı bir perspektiften yeniden okuma yolculuğu... Dil, mitoloji ve kültür üzerinden kurulan bağlantılar; kelimelerin izinde geçmişe uzanırken, ortak semboller ve anlatılar üzerinden insanlık hafızasına dokunuyor. Okudukça yalnızca tarih değil, kültürlerin birbirine nasıl temas ettiğini de keşfediyorsunuz. En etkileyici yanı ise: Tek bir bakış açısına sıkışmadan, okuru düşünmeye ve kendi yorumunu oluşturmaya davet etmesi. Geçmiş ile bugün arasında köprü kuran bu kitap; merak uyandıran ve zihninizde yeni olasılıklar açan bir okuma deneyimi sunuyor. Sumerliler Türklerin Bir Koludur Muazzez İlmiye Çığ
1000Kitap
Sumerliler Türklerin Bir KoludurMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 2013187 okunma