Güneş öyle yuvarlak, öyle cilalı ve siyahtı ki, bir de üzerinde sekiz rakamı olsa, ne zamandır süregelen bir yığın felsefi ve teolojik yakınmaları geçerli kılar, biz dünyalıların kozmik bilardo masasının neresinde oturmakta olduğumuzu kesin biçimde vurgulardı.
Her şey kendine içkin bir zararla gelir, bize kendimizi iyi hissettirmiş olan bir süre sonra kaçınılmaz olarak kötü hissettirecektir. Kazandığımız aynı zamanda kaybettiğimizdir..
Bu yutması zor bir lokmadır. Ulaşabileceğimiz nihai bir mutluluk olduğu fikrini severiz. Tüm ıstıraplarımızı kalıcı olarak dindirebileceğimiz fikrini severiz. Hayatımızın sonuna kadar mutlu ve tatmin içinde yaşayacağımız düşüncesini severiz.
Ama bunların hiçbirini yapamayız.