Hep yalnızdı. Yalnızlığını duyuyordu. Ölüp gidecek olsa ya da şirketten ayrılsa, yokluğu fark edilmeyecekti bile. Kimse arkasından konuşmayacaktı, onu hatırlamayacaktı. Şu sıralarda gerçek bir arkadaşa ne kadar da ihtiyacı vardı... Hayatın sınırsız sandığı vaatleri üzerine kurduğu düşleri yok olmuştu. “Daha yirmi yaşıma bile gelmedim...” diye düşündü. “Şimdiden bu kadar kırgın olursam, sonum neye varır?
Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğumuz için yeterlidir. ‘Çiçeğim işte şunlardan birinde,’ deriz kendi kendimize. Ama bir de koyunun çiçeği yediğini düşün, bütün yıldızlar bir anda kararmış gibi gelir. Bu mu önemli değil?