Ancak bugün tuhaf olan ne kaldı? Çok az şey. Çocuklar, alışık olmadığımız isimleri olanlarla alay etmiyor artık. Yediğimiz şeyler dünyanın dört bir yanından geliyor. Tıkış tıkış yaşadığımız dünyanın bu köşesinde bir şeyleri o kadar aştık ki, parmakla göstermeden ya da gülmeden bir sih'e rastlayabiliyoruz. Tuhaf olanlar, daha az tuhaf olanlarla yan yana, rahat rahat yaşayıp gidiyor. İyi ki. Ancak yine de halis muhlis tuhaf şeylere rastlandığı oluyor - Von Borring'in beslenme tarzı bunlardan biri.
Ertesi gün uyandığında pişman oldu ama sözleşme çoktan imzalanmıştı. İnsan toprağını asla satmamalı. Aristokrat anne babalar aristokrat çocuklarına bunu öğretir: Yenilenebilir kaynaklar satılabilir. Yani kütükler, balıklar, geyikler ve tahıl. Ama toprağın kendisi satılmaz. Ne yaparsan yap, toprağı asla satma diye belletirler. Sahip olmak soylu, satmak utanç verici bir şeydir. Bu böyledir.
Harika ve olasılık dışı şeyler her zaman aynı anda olur zaten ama çoğunlukla bundan haberimiz olmaz. Gizli kapaklı gerçekleşir böyle şeyler. Ama tam da bu durumda bir şeylerin içyüzünü görme fırsatını bulduk; bu durum, en beter müstehzileri bile memnun etmeli. von Borring laflarını söylerken, Bob Marley şöyle şarkısını söylüyordu: Kaçıyorsun, kaçıyorsun, uzaklara kaçıyorsun, kaçıyorsun ama kendinden uzaklara kaçamazsın, kendinden uzaklara kaçamazsın...