Feyza Aslan

Feyza Aslan
@sunsshiinee
Dentistry faculty
17 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·64 syf.··
2025 21. kitabı
Öğrenci Kız Kitabımız ergenliğini yaşayan öğrenci bir kızın sabah uyandığından itibaren gece uyuyana kadar yaşadıklarını anlatıyor. İlk bakışta bir anı defteri gibi dursa da aslında büyümenin zorluğuna,kimlik arayışının yüküne ve dünyanın ağırlığını henüz hissetmeye başlayan bir gencin ruhuna açılan bir pencere gibi. Okurken bir ergenin o inişli çıkışlı ruh halini, karman çorman ve savruk düşünce yapısını çok iyi hissettim. Dazai'nin anlatımı çok duru ve samimiydi.Küçük şeylere anlam yüklemesi,dünyayı biraz tedirgin ama merakla izlemesi,yetişkinlerin dünyasına duyduğu güvensizlik hepsi çok tanıdık,hepsi gerçekti.Bu samimi duyguların içinde rahatsız olduğum iki şey vardı:ilki Dazai bazı yerlerde kadınlara yönelik kalıp yargılarla konuşuyor."Bir kadının kaderine karar vermek için bir gülümseme yetip de artıyor" cümlesini okuduğumda kitaptan çıkıp kaşlarımı çatarken buldum kendimi mesela. Dönemin ataerkil düşünce yapısını da açıkça görmüş oluyoruz. Evet o dönem Japonya'sında kadınların kabul edilmiş rolleri çok daha dardı,metnin amacı belki de toplumun bu bakışını göstermekti ama yine de rahatsız etti beni. Çünkü bir kızın iç dünyasını bu kadar incelikle anlatan bir yazarın, kadınları böyle genelleyen cümleler kurmuş olması da çelişkili geldi. İkinci rahatsız olduğum kısımda da şöyle bir olay oluyor. Kitapta kahraman,iki köpekten bahsediyor ancak biri sağlıklı biri engelli. Ve karakterimiz engelli olana karşı şefkat barındıramıyor.Çünkü eksik bir canlıya merhamet gösterince kendisini kötü hissettiğini belirtiyor. Bu düşünce beni dehşete düşürdü. Bir ergenin bocalayan,bazen duyguları oturmamış hikayesini okusak bile merhamet hiçbir yaş ve durumda gölgelenmemesi gereken bir duygudur. Tüm bunlara rağmen Öğrenci Kız,okurken sevdiğim biraz eleştirdiğim bir kitap oldu.
Öğrenci KızOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202213,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·152 syf.··
2025 19. kitabı
Acı Kahve Bugün, genelde okuduğum tarzın dışında bir inceleme ile geldim. Normalde zihnimin gündelik hayatta zaten fazlasıyla dolu olduğunu düşündüğüm için polisiye türünden hep biraz uzak duruyorum. Bu yüzden ilk kez okuduğum Agatha Christie romanının Acı Kahve olması beni ekstra sevindirdi. Hem kısaydı hem puntosu büyüktü; olaylar çok derin değildi. Bir oturuşta bitti ve oldukça sürükleyiciydi. Özellikle vizelerin ardından kitaplara geri dönmek için harika bir seçim oldu. Gelelim kitabımızın konusuna: Ünlü fizikçi Sir Claud Amory’nin savunma sanayisiyle ilgili geliştirdiği bir formülün çalınmasından endişe etmesiyle başlıyor her şey. Bunun üzerine dedektif Hercule Poirot’ya haber veriliyor. Sir Claud, formülü geri almak için hırsıza bir şans vermeye karar veriyor: Işıklar kapanacak, hırsız formülü geri bırakacak. Ama her şey o karanlıkta oluyor. Birileri nefes alıyor, birileri nefes kesiyor, birileri fırsat kolluyor. Işıklar açıldığında ise artık kimse aynı değil. Masada bir fincan kahve duruyor ama artık içilecek bir şey değil; bir hakikatin üstüne kapatılmış bir kapak gibi. Bu noktadan sonra dedektifimizin iki görevi var: Formülü çalanı bulmak ve Sir Claud Amory’nin katilini ortaya çıkarmak. Bizler de bu sürece dahil olup adeta dedektifçilik oynuyoruz. Keyifle okuyacağınız, kısacık ama oldukça tatmin eden bir roman. Şimdiden keyifli okumalar Not: Okurken bir fincan acı kahve içmeyi unutmayın
Acı KahveAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202511,5bin okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2025 20. kitabı
Efsuncu Baba Efsuncu Baba, Türkiye’nin modernleşme sancılarını; insanın inanç ile akıl arasındaki bitmeyen çatışmasını ve “umut” denen kırılgan duygunun nasıl sömürülebileceğini anlatan eleştirel bir öykü aslında. Geçim sıkıntısı, inanç boşluğu, hastalık ya da türlü belalarla baş edemeyen karakterler sonunda çareyi Efsuncu Baba’da bulmaya yöneliyor. Onun vadettiği şey ise hepimizin tanıdığı bir vaat: bir mucize, yani daha kolay bir hayat. İnsanlık tarihi boyunca değişmeyen bu arayış romanın esas kurgusunu oluşturuyor. Hikâye ilerledikçe Efsuncu Baba’nın gücü ya da gerçekliği sorgulanmıyor; asıl sorgulanan, insanın neye inanmak istediği oluyor. Dili sade ve akıcı olduğu için rahatlıkla okunabilecek bir kitap. Şimdiden keyifli okumalar ️ Alıntılar "En akıllılarımız her gün aldanıyorlar. En akılsızlarımız her gün aldatıyorlar. Hepimiz daima aldanıyoruz, fakat fırsat düştükçe aldatıyoruz. Bu suretle geçim dengesini biraz düzeltebiliyoruz.Aldanıp da aldatamayanlar.İşte aç kalan güruh bu zavallılardır." "Bütün dünyaca fikren o kadar tehlikeli bir devirdeyiz ki çirkefi üstüme sıçratmamak için konuyu derinleştirmekten kaçıyorum."
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202010,9bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 15. kitabı
Huzursuzluk Zülfü Livaneli’nin Huzursuzluk romanı, savaşın, göçün ve insanlık dramlarının ortasında kalmış insanların hikâyesini sarsıcı bir gerçeklikle anlatıyor.Eserde, gazeteci İbrahim’in gözünden Suriye’de yaşanan trajediler, özellikle de Ezidi halkının yaşadığı acılar aktarılıyor.Ancak roman yalnızca dış dünyadaki zulmü değil, bireysel vicdanın sessizliğini de sorgular. Okurken biraz zorlandığımı itiraf etmeliyim.Pek çok kişi bu kitabı okurken ağladığını,çok etkilendiğini söylüyordu.Bense ağlamadım; gözlerim bile dolmadı.Bu,kitabın kötü olduğu anlamına gelmiyor.Kitap güzeldi ama ben çirkinleşmiştim.Bilakis de kalbimin çirkinleştiğini fark ettim.Çünkü bu kitapta anlatılan acıların benzerlerini her gün duyuyor ve görüyorum:Gazze’de, Doğu Türkistan’da…Sanırım bu acılara alışmışım.Sağırlaşmışım.Kitabı okurken de artık şaşırmıyor oluşum, beni en çok sarsan şey oldu. Livaneli’nin dili sade ama derinlikli;her cümlesi okurun kalbine dokunuyor.Karakterler, özellikle Meleknaz ve diğer Ezidi kadınlar,sadece birer roman kahramanı değil,sessizliğe gömülmüş binlerce gerçek insanın sesi gibi.Huzursuzluk, savaşın ortasında bile “insan kalabilmenin” ne kadar zor olduğunu, ama bir o kadar da gerekli olduğunu hatırlatıyor. Roman bittiğinde içimde ağır bir sorgulama başladı.Her gün bu acıları görüp duymak,onların normalleştiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, hâlâ üzülüyor olmalıyız.Hâlâ “insan” olmayı sürdürmeliyiz.Sessizleşmemeli, daha yüksek sesle haykırmalıyız. Huzursuzluk;Meleknaz,Zilan, Nergisler için yazılmış bir roman olduğu kadar;gerçekte Gazze’de, Doğu Türkistan’da,dünyanın her yerinde susturulan insanlık için de yazılmıştır.Eğer siz de vicdanınızın sessizleştiğini hissediyorsanız,bu kitabı mutlaka okuyun.Bugün “keyifli okumalar” da dilemiyorum; okurken üzülün,sarsılın,çünkü
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma
Puan vermedi·375 syf.··
2024 76. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2024 21:06
[İNCELEME] 8 milyon okuru aşmış insanlara vicdanını sorgulatan kitap : Uçurtma Avcısı Etkisinden uzun süre çıkamayacağınız bir kitap çünkü insani değerlerinizi uyandırıyor. Kitap ; Emir ve Hasan adında 2 çocuğun Kâbil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyümesini ve başlarına gelen olayları anlatıyor . Karakter analizini çok yapmak istemiyorum çünkü okumayan kişilerde bir yargı oluşturmak istemiyorum . Bu 2 çocuğun dünyaları arasında kocaman bir uçurum var. Ama kesişen hayatları,kederleri var . Bu kederlerin anlatımı çok güçlü yapılmış. Öyle ki kitabın çoğu yerinde gözyaşlarımı tutamadım . Başlarda Emir'e ağladım . Baba sevgisini görmek için kendinden vazgeçmesine , hatalara sürüklenmesine . Sonra Hasan'a ağladım. Dik duruşu ve sadakati onu kedere boğdu diye. Arkadaşlık,ihanet,pişmanlık ve sadakat öyle güzel analiz edilmişti ki kitabı okurken bütün bu duyguları ben de hissettim . Ve bu duyguları hala hissedebiliyorsak insanlığımızı yitirmemişiz demektir. [ALINTI] Çocuklar boyama kitabı değildir . Onları en sevdiğin renklere boyayamazsın.
2024 Okuma Raporları
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,2bin okunma