Yeni bir soluk soluğa heyecan... umut... ülküler
10/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 21:23
Ne desem içimdeki duygular ve mülahazalar tam olarak olduğu gibi yansıyamayacak. En iyisi Şerif Hocam gibi kısa sıradan cümleler kurayım da etkili olsun. Önsözü ayrı sonsözü apayrı... Kitabın gelişme bölümü var lakin giriş ve sonuç bence yok ve bu harika bir şey, sürekli gelişim sürekli eğitim açık açık öğretim... Ülkemizden Anadoludan gerçek hayatlar sahiden yaşantılar ve bizi biz yapan örneklerle dolu saf duygularla bezenmiş güçlü ve temiz hayatlar ve ona sahip insanlar... Kitabı okuyun bir oturuşta bitirin ve bir süre oturup tabiatı izleyin ailenizle kendinizle iç dünyanızla... kitap hedefine ulaştı.
Süpermen ve Uğur BöceğiAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20231,735 okunma
Kalabalıkta Boğulan Roman
5/10
·748 syf.··
2026 3. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 18:28
John Brunner ’in 1968’de yayımlanan bu başyapıtı, bilimkurgu tarihinin en iddialı, en cesur ve en rahatsız edici romanlarından biridir. Hugo Ödülü’nü kazanmış, Yeni Dalga (New Wave) akımının zirvelerinden sayılır ve hâlâ 2026’da okunduğunda insanın tüylerini diken diken eder. Çünkü Brunner, “insanlık ne kadar kalabalıklaşırsa ne olur?” sorusunu sorar ve bu soruya verilecek cevabın pek de umut verici olmadığını gösterir. Yapısal Devrim ve Felsefi Kökenler: Roman, klasik doğrusal hikâye anlatımını reddeder. John Dos Passos 'un U.S.A. / 1919 üçlemesinden esinlenerek kolaj tekniği kullanır: “Context” (Bağlam), “The Happening World” (Olan Biten Dünya[Dünya Hali]), “Tracking with Close-ups” (Yakın Plan) ve “Continuity” (akış) gibi bölümlerle örülür. İçinde haber bültenleri, reklamlar, şarkı sözleri, istatistikler, Chad C. Mulligan adlı sosyoloğun aforizmaları, kısa epizodlar ve fragmanlar vardır. Bu yapı tesadüf değildir. Marshall Mcluhan ’ın medya teorilerinden etkilenen Brunner, okuru 2010 dünyasının bilgi bombardımanına maruz bırakır. Okur, romanın içinde boğulur; tıpkı romanın karakterlerinin aşırı nüfusun yarattığı bilgi ve insan kalabalığında boğulduğu gibi. Bu, hem edebi bir deney hem de felsefi bir meydan okumadır: Gerçeklik artık bütüncül bir anlatıyla kavranamaz; ancak parçalar, gürültü ve kaos içinde sezilebilir. Temel Felsefi Sorular: Brunner’in romanı, birkaç derin felsefi eksende döner. Aşırı Nüfus ve İnsan Doğası: Başlık, Zanzibar adasının metaforundan gelir. Eğer tüm insanlar omuz omuza dursa, adayı doldurur. Roman ilerledikçe “daha derine, suya” inmek zorunda kalırlar. Brunner’e göre nüfus artışı sadece kaynak sorunu değil, ontolojik bir krizdir. İnsan evrimsel olarak belirli bir yoğunluk için tasarlanmıştır. Bu sınırı aştığımızda içimizde bir şeyler kırılır. Rastgele şiddet
1000Kitap
Zanzibar İstifiJohn Brunner · İthaki Yayınları · 202433 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·160 syf.··
2026 43. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 16:29
Çok güzel bir kitaptı.Bazı yerlerde ağladım bazı yerlerde güldüm.Malum uygulamadan dinledim fakat etrafımdaki gençlere alıp hediye edeceğim.Bu ülkeyi seven başka bir yerde yaşayamam diyenlerin okuması gereken bir kitap.
1000Kitap
Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi BağlardıAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20196,1bin okunma
9/10
·176 syf.··
2026 46. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 12:33
"Bu ülkeye, işini iyi yapmayan insanlardan büyük zarar geldi. En büyük zararı onlar verdiler." Selam Bazen kahkahalar ile bazen hak vererek bazen de etrafımda o an kim varsa onunla paylaşarak okuduğum bir kitap ile geldim bugün #süpermentürkolsaydı . Bu kitap kişisel gelişim kategorisine girse de yazarın dediği gibi "toplumsal gelişim" için yazılmış bir kitap. Toplumsal olarak gelişmeyip geri gittikçe kişisel gelişmenin ne anlamı olur ki!!! Toplumun her kesiminin anlayacağı, rahatça okuyacağı şekilde sade ,sohbet eder bir tarzda bazen de mizahi bir dil kullanılarak yazılan kitabı okurken büyük keyif aldım. Yer yer yapılan tespitler o kadar doğru ki Geçmişten, kitabın yazıldığı zamandan, verilen örnekler, yaşamdan kesitler ve anılar ile kitap zenginleşerek daha da ilgi çekici bir hale gelmiş. Eşekli Kütüphaneci ile bir kez daha bu kitapta yolumun kesişmesi mutlu etti ve eski zamanlara götürdü. İlkokuldayken gezici kütüphaneyi sık kullanılır ve çok severdim. Dün de önümden geçti ve bir yerlere çocukları mutlu etmeye, onları kitap ile buluşmaya gidiyor olması geleceğe dair umudunun tekrar canlanmasına sebep oldu. Dürüstlük, girişimcilik, iş kalitesi, dürüstlük, yurt sevgisi ve hoşgörü isimli bölümlerden oluşuyor kitap. İçindekiler bölümüne ilk baktığımda sıradan bir kişisel gelişim mi, okurken sıkılır mıyım acaba diye düşündüm. Gerek okul hayatında gerekse kendi yaşamımda çok fazla kişisel gelişim okuyunca artık çok fazla şey vermiyor bana bu tür kitaplar. Kitabı açıp önsöz bölümü okumaya başlayınca kitabın farklı olduğunu anladım ve bir oturuşta bitirdim. O kadar çok işaretlediğim yer oldu ki ... Benim için keyifli, bana katkı sağlayan ve unutmayacağım kitaplardan oldu..
Süpermen Türk OlsaydıAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20216,1bin okunma
9/10
·240 syf.··
2026 17. kitabı
sahafta gezerken arkadaşıma şakasına gösterdiğim kitabı inat için okumamızla başladı tanışıklığımız, iyi ki başlamış çünkü daha sonrasında basımı zor bulunan kitaplarınızı ararken bulduk kendimizi. murat bey; siz keşfedilmemiş, köhnede kalmış ve yazık olmuş inanılmaz eğlenceli bir kaleme sahipsiniz. acır gibi yazsam da düşüncelerim aksine beni üzüyor, keşke bu absürt kitabı daha çok kişi okusa. hiç tanımadığım dünyanın insanları arasında yabancılık çekmeden dedektifçilik oynamak çok keyifliydi. yer yer karakterimiz süpermen edasıyla burnu havada kişiliğiyle ortalığı yıkıp geçse de genel olarak güzel bir "anı" olarak kalıyor.
Peygamber CinayetleriMehmet Murat Somer · Dedalus Kitap · 0222 okunma
9/10
·176 syf.··
2026 13. kitabı
Merhabalar sevgili kitap severler, nasılsınız? Bugün sizlere Elma Yayınevi basımı olan, Ahmet Şerif İzgören ’in kaleminden Süpermen Türk Olsaydı kitabını anlatacağım. Bu eser, kişisel gelişim kitaplarının çoğundan farklı olarak bireysel başarıyı değil, toplumsal gelişimi merkeze alıyor. Yazar, bu kitabı kişisel gelişmeyin diye yazdım, toplumsal gelişin diyerek aslında temel mesajını en baştan veriyor. Kitap boyunca karşımıza çıkan hikâyeler, gerçek hayattan alınmış örneklerle dürüstlük, girişimcilik, iş kalitesi, yurt sevgisi ve hoşgörü gibi değerlerin nasıl yaşandığını gösteriyor. 1947’de Ürgüp’ün Karain Köyü’nde Rasim Pehlivanoğlu’nun kız çocuklarını okula göndermeyen ailelere açtığı davalarla okuma yazma oranını %100’e çıkarması, köy kütüphanesi kurarak Türkiye’nin ilk köy kütüphanesini açması, girişimciliğin toplumsal dönüşümde nasıl bir rol oynadığını anlatıyor. Safranbolu’daki Hüseyin Usta’nın menteşe örneğiyle iş kalitesinin nasıl düştüğünü, geçmişteki ustalığın bugüne kıyasla ne kadar değerli olduğunu görüyoruz. Bir taksi yolculuğunda dürüstlüğün, babadan oğula geçen değerlerin nasıl bir hayatı şekillendirdiğini, küçük bir para üstü meselesinin bile insanlık dersi olabileceğini hissediyoruz. Yurt sevgisi bölümünde ise Christoph Grosser’in Türkiye’de yaşadığı bir anı üzerinden, yabancıların bile bu ülkenin samimiyetini ve iyiliğini nasıl gördüğünü öğreniyoruz. Hoşgörü kısmında ise farklı dinlerden ve kültürlerden insanların aynı mevlitte yan yana oturup birlikte yas tutmaları, gerçek bir toplumsal barışın mümkün olduğunu hatırlatıyor. Süpermen Türk Olsaydı bize şunu hatırlatıyor: gerçek kahramanlık, topluma faydalı olmaktan geçer. Pelerinimizi anamız, bağlasa da bağlamasa da, asıl mesele kendi değerlerimizi sahici bir şekilde yaşamak. Mutlu Okumalar Dilerim
Süpermen Türk OlsaydıAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20216,1bin okunma