"Sevgi insana zarar veren bir hatadır işbirlikçisi yani umutsa tehlikeli bir yanılsama dolayısıyla bu iki zehirli çiçek Meryem'in zihnindeki o kuru kavruk arazide ne zaman sürgün vermeye yeltense Meryem onları koparıp attı.
Ekran, insanı köksüzleştiren onu yersiz ve yurtsuz kılan devasa bir pazardır. İnsan bu pazarda acele adımlarla koşar, her şeyi satın alır, bilgiye hızla ulaşır fakat ne ilerleyebilir, ne mutmain olabilir, sonunda varacağı yer koca bir boşluk yahut belirsizliktir.
Ben bu çöl kıyısında bir sürgün, bir kenara itilmiş adam değilim. Ben bu çevremdekiler gibi kaderine boyun eğmiş bir adam,bir gölge olamam. Benim yaşayan bir içim, şekillere, merasimlere sığmaz bir varlığım, düşüncelerim, fikirlerim var. Ben yolumun daha başındayım. Aşılacak nice mesafeler, ihtiraslarım ve sınır kabul edilmez bir geleceğim var. Burada paşa benim! Hem de yalnız Trablus paşası da değil…