"Her işte hikmeti vardır / Abes fiil işlemez Allah."
Sonunu göremediğimiz olay örgüsünde nimeti bela olarak görüyormuşuz meğer..
Bu yolda bütün aksilikler, kötülükler hakkıyla bakılınca beraberinde en güzeli getirirmiş.
Güçlü olmak istersek, acılar verilir; cesaret istersek, tehlikeler; bilgelik içinse; çözülmesi için daha çok sorun.
Misal: "Nemrut'un ateşi İbrahim'in tevekkülünü arttırdı"
"Zaman lazım sadece, unutacaksın! Nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını... Kırılan kalbini de öyle unutacaksın."
"Ne ararsan kendinde ara" Sendenmiş bütün sorunlar ve sendeymiş bütün cevaplar. Yüklediğin değer kadar, verdiğin anlam kadar, üstüne geliyormuş tabiat..
Eşyayı, doğayı, insanı sair her bir şey de isimlendirdiğimiz şekliyle hayat bulurmuş. Anlama kavuşur, hayata sirayet edermiş. 'Of' yerine 'oh' demek insanın elindeymiş. Bütün kâinatta Yaratıcının isimlerini görme bahtiyarlığına kavuşsaydık her an O'nun huzurunda olma duygusunu, yani ihsanı kolay elde edermişiz.
Bütün duygular, düşünceler, bulunduğun yerde, yaşadığın şehirde, uğradığın her musibet de sende misafirmiş. Bu dünya misafirliğinden ayrılacağın nasıl şüphesizse, her misafirlikten öyle geçecekmişsin.
Kederler ve onlarla kurduğumuz münasebetlerimiz bizim değerimizi belirler, Hak katında yerini bulurmuş "Kederlerle kemalat arasında bir ilişki olmasaydı, Miraç, hüzün senesine denk gelir miydi?"
"Ağrılar, sızılar, kederler izafidir; kıyasla artıp azalırlar." Erişemediğimiz yüksekliklere bakıp gam ve keder dolacağımıza, kendi haline şükürle saadet dolarmış içimize. Kıyasta hayat vardır. İster zehir edin ister refaha erdirin.
"Konfüçyüs der ki, 'Kimi mutluluğu yukarıda arar, kimi de aşağıda. Halbuki mutluluk insanla aynı hizadadır."
İstisnasız her şeye uzaktan bakmak gerekirmiş. Yakınlık açıyı