Edebiyat, hakikatlerın hayalle süslenmesidir.
Puan vermedi·308 syf.··
2026 10. kitabı
Bu kitap militarist, askeri değerler ve aşk gibi geçici heveslerin eleştirisini okurlara yaptığı ve geçmişte yaşanan zamansız bir aşktan bahsedilerek ruhun aşkla mı askerlikle mi tanımlanması gerektiğini düşündürüyor.Kitap içerisinde askerliğin bir meslekten ziyade bi bir ruh olduğunu kavrıyor. Askeri değerleri sentezleyerek kendi kimliğini buluyor. Krallık ve cumhuriyetçilik eleştirisi yer alıyor. Askeri değerleri, aşkta aradığı rasyonelden ruhaiyatçılığa doğru sürüp giden ve ”Geri Gelen Mektup” şiirinden hakikatin kurgulanıp edebiyatla süslenmesidir bence bu roman. Şiirden bazı dizeler: Ruhun mu ateş, yoksa, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu. Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse; Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2018 74. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2018 00:00
@okumacemberiolusturalim etkinliğimin biten ilk kitabı Epsilon Yayınevi n den bir #noraroberts kitabı olan #karacadı oldu. Çok okuyamıyorum, yavaşladım, kafa dinleyeyim diyorsanız iyi gelenlerden biri Nora Roberts. Aşk, romantizm, gizem, dostluk, aile, eğlenceli diyaloglar ve heyecan mevcut Kara Cadı üçlemesinin ilk kitabında. İrlanda'da yaşanan çokta yabancı olmadığımız, nesilden nesile süregelen bir miras ana konumuz. Bu miras mal mülk değil tabiki, kan, güç ve sihir. Sorcha meşhur kara cadı ve onun güçlerinin peşinde olan kötü karakterimiz Cabhan. Onların, kurtarıcı ve koruyucu soylarından gelenler, aralarında yaşadıkları iyi ve kötü taraflar olarak savaşmaları kurguyu oluşturmuş. Hava şartları ve okuma fırsatı bulamamam yüzünden elimde bir kaç gündür sürünse de gayet akıcı, hızlı okunabilecek bir kitap. İlla okumalısınız olmazsa olmaz değil ama nefes aldırıyor... Keyifli okumalarınız daim olsun...
Kara CadıNora Roberts (J.D. Robb) · Epsilon Yayınevi · 2014130 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·368 syf.··
2026 25. kitabı
Artemis, Ay'da bir startup batışını izlemek gibiydi; lojistik krizler ve oksijen kaçakları arasında mekik dokuyan bu rasyonel kaos beni gerçekten eğlendirdi. Jazz’ın o "itibar yönetimi" yerlerde sürünse de, fizik kurallarını birer kaçış planına dönüştürmesi zihnimdeki durağanlığı dağıtmaya yetti. Işığın ve gölgenin o yüksek kontrastlı Ay yüzeyindeki dansı, dünyaya baksam ancak bu kadar net ve gri bir derinlikle görebileceğim sahneler sundu. Bilimsel bir disiplinle harmanlanmış bu macera, krizin rasyonel bir mizahla nasıl yönetilebileceğinin eğlenceli bir kanıtı olmuş.
1000Kitap
ArtemisAndy Weir · İthaki Yayınları · 20182,686 okunma
“ İnsan Türk olur da, nasıl Kemal Paşa’dan yana olmaz?”
8/10
·198 syf.··
2026 1. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 23:20
Bir Anadolu köyünde köylüleri, köyün durumunu, Milli Mücadeleye ilişkin tavırlarını bir aydın gözüyle anlatan o kitap. Köylü - Aydın çatışması kitapta ön planda. Eser 1920lerde Milli Mücadelenin olduğu zaman diliminde geçiyor. Ana karakterimiz sağ kolunu Çanakkale’de kaybeden Türk askeri Ahmet Cemal. Anadoluda bir köye yerleşiyor ve orda “Yaban” olarak damgalanıyor. Ahmet Cemal’in köylüyle olan iletişimi yada iletişimsizliği, köylünün milli birlik bilincine sahip olmaktan ziyade sadece hayatlarını devam ettirme hedefine sahip olmaları, savaşın sadece cephelerde mi olduğu sorusunu aklımıza getiriyor. Ve kitap bu askerin defteri olarak bize sade, yalın, açık ve akıcı bir dille sunuluyor. Geçmişimizi hep tarih kitaplarından öğrenemeyiz maalesef, bu gibi o zaman diliminde geçen ve gerçekçi olarak yansıtılan Türk eserlerini okumak bana çok keyif veriyor. Genel olarak beğendiğim bir kitaptı. -2026nın ilk kitabı, başlarda biraz elimde sürünse de…
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma
"Izdırap çekiyorum. Sen de beni seviyor musun?"
Puan vermedi·292 syf.··
2025 49. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 18:11
》Kitap bir Uygur masalıyla başlıyor ve bu masal aslında hikayenin temelini oluşturuyor. Bundan binlerce yıl önce evli olduğu halde başka birine aşık olan masal kahramanımız Burkay'ın günümüzde Selim Pusat'la bir nevi reenkarne olmasının hikayesini okuyoruz. 》Selim Pusat fikirleri nedeniyle askerlik mesleğinden atılır. Askerlik disiplini ile yetişmiş ve yaşamış bu adam birdenbire içine düştüğü hayat boşluğunda debelenirken olmadık bir aşka tutulur. Bu, zaten bozuk olan psikolojisine bir darbe daha vurur. Hayata dair hiçbir inancı, yaşama sevinci kalmayan Selim'in kendi ruhundaki çatışmaları, nefsi ile mücadelesi, bu yasak aşkın onu soktuğu kötü durum çok güzel anlatılmış. 》Bir de Şeref var ki; bence kitabın en önemli isimlerinden biri. Ölmüş olmasına rağmen hep Selim'in yanında. Ona doğru yolu göstermeye çalışan, yanlışlarını söyleyen, Selim'in odasındaki fotoğrafından ona hep bakan vicdanının sembolü aslında. 》Peki ya Ayşe Pusat? Sen ne kadar fedakar ve güçlü bir kadınsın. Tek başına mücadele etmenin adısın adeta... 》Neredeyse kitabı okuyan herkesin en çok etkilendiği bölüm olan Büyük Mahkeme ise bende de aynı etkiyi yarattı. Tüylerim diken diken oldu. Pek tabi ki katılmadığım durumlar olsa da neticede kurgu deyip büyük resme bakmaya çalıştım. Gerçekten de muazzamdı. Uğrunda dünyasını yerle bir ettiği hiçbir durum ve hiçbir kişi Selim Pusat'ın yanında olmadı. Bu tam da ölümün soğuk gerçeği değil mi? 》Kitap eski Türkçeden kelimelerle dolu olsa da son derece akıcıydı. Çok güçlü ve alışılmışın dışında bir kurgu ile bir arada tutulmuş, mistisizm ve sembolizm ile donatılmış olduğu için de bir masal okuyorum gibi hissettim. 》Ve kitabın yazarın hayatından izler taşıdığını da öğrendim. Kendisi öğretmenlik yaparken yeşil gözlü bir meslektaşına aşık olur ve ona açılmaya
Alıntı
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202134bin okunma
“Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın!..”
10/10
·308 syf.··
2025 60. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 22:01
Atsız’ın kalemiyle tanışmama vesile ilk eser. Kitabın her sayfasında, ben bunu neden daha önce okumadım hissiyatını yaşadım. Akıcı bir dili ve alışılagelmişin dışında konusu var, kısa zamanda bitirilebilir. Eski Türk tarihinden, edebiyatından, Türk komutanlara.. hepsini kitabın içinde görebilirsiniz. Kitabın ana karakteri Selim Pusat yüzyıllar önce lanete, bedduaya uğramış Burkay’ın reenkarne olmuş hali. Kralcı olduğu sebebiyle askerlikten ihraç edilmiş ve hayata küsmüş bir karakterden bahsediyoruz.. çok spoiler vermek istemiyorum bu noktada. Atsız edebiyat öğretmeniyken, okula yeni gelen kadın öğretmene ilk görüşte aşık oluyor ve ona bir mektup yazıyor: Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi alevden? Sen istedin ondan, bu gönül zorla tutuştu.. Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse.. Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla, Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla! Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince Gönlümdeki azgın devi rüzgârlara attım; Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım. Gözler ki birer parçasıdır sende İlâhın. Gözler ki senin en katı zulmün ve silâhın, Vur şanlı silâhınla gönül mülkü düzelsin: Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin Sen öldürüyorken, de vururken de güzelsin! …
Alıntı
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202134bin okunma