Puan vermedi·420 syf.··
2026 179. kitabı
Katniss’in o çaresiz ama bir o kadar da dik duruşu, modern dünyanın acımasız tüketim çılgınlığına ve güç mekanizmalarına karşı müthiş bir başkaldırı öyküsüne dönüşüyor. İnsanın hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebileceğini sorgulatan bu distopya, temposuyla insanı soluksuz bırakırken vicdanı da fena halde hırpalıyor.
Açlık OyunlarıSuzanne Collins · Dex Kitap · 202433,5bin okunma
10/10
·384 syf.··
2026 4. kitabı
Öncelikle Dex yayınevinden bir daha asla kitap almayacağım. Sayfalar incecik. Keşke hakları pegasusta kalsaymış eski seriyi hep pegasus basmıştı. Sırf bu yüzden bu kitabı ilk çıktığı zaman almama rağmen 1 yıl sonra okudum. Çevirisi de çok kötü çünkü bu yüzden akmıyor gibi hissedebilirsiniz. Her seferinde aynı oyunları yazarak yazar nasıl bu kadar değişik farklı şeyler ortaya çıkarabiliyor bilmiyorum ve de hiç zorlama uydurma olmuyor. Ama her kitabı da bayılarak hiç sıkılmadan okudum bugüne kadar. Karakterlerin iç dünyasını açmasını seviyorum. Distopya gibi şeylerde bu eksikliği hissedilen bir şey olabiliyor çünkü. Benim için en anlamlı şey bu yani. Umarım yeni kitaplar da yazar bundan sonra pek yazmaz muhtemelen ama Elli tane daha kitap yazsa ellisini de sabırla bekleyip okurum.
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025867 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ateşi Yakalamak | İnceleme, spoiler içerir!
8/10
·448 syf.··
2026 4. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 11:35
Serinin ikinci kitabı Ateşi Yakalamak ile birlikte bende giderek daha fazla yer edinen bir evren olmaya ilerliyor. İlk kitaptaki açlık oyunları galibinin (?) mıntıkaları zafer turuna çıkması; seyirciler, kameralar ve bolca rollenmeler ile biraz hareketsiz ilerledi. Kitapları üçer bölüme ayrılarak yazılmış bu kitabının ilk iki bölümü için bu böyle devam etti denilebilir. Bunun sebebi bir sistemin taşlarını devirmenin, karakterler arasında ve kendi içinde yaşanan duygusal savaşların bütün gidişatı nasıl etkileyebileceğine atfedilmiş bir zorluk olduğunu anlatmakla ilgiliydi bence. İlk iki kısmın aksiyonsuzluğu içinde mıntıkalardaki otoritenin kendini hissettirmeye başlaması, Başkan Snow ile karşı karşıya gelen Katniss'in Peeta ile sürdürdükleri oyunu ne kadar sahici oynaması ve belki de bunun ömür boyu sürmesi gerektiğinin şaşkınlığını çok güzel hissettim. İlk kitapta da belirtmiştim, gerçekten hissettirilmesi gereken hissettiriliyor ama hala seri boyunca devam eden koyulaşmamış bir anlatım dili var ve sanırım böyle devam edecek. Bu sene gerçekleşecek olan 75. Açlık Oyunları Çeyrek Asır Oyunları'na denk geliyor. Yani, her mıntıkadan bir erkek bir kadın olmak üzere gönderilen haraç sayısının iki katı kadar haraç arenaya alınıyor. Bu da oyunları daha meşakkatli, haraçları da daha yaşam savaşı verecekleri bir psikolojiye maruz hale getiriyor demektir. Ama bu Çeyrek Asır Oyunları'nda beklenmedik bir seçim yapılıyor. Ne olabilir? Başkan Snow'un bu oyunları sunuş biçiminde dikkatimi çeken: "Aralarından en iyilerinin bile Capitol'e karşı gelemeyeceğini hatırlatmak için..." cümlesi oldu. Snow'un hitabet şekli ve politikaları bir baskın lider otoritesinin nasıl olması gerektiğini çok iyi anlatan siyasi bir figür olmuş. Örneğin, her sene düzenlenen açlık oyunlarında haraçlar kurada
Edebiyat & Roman
Ateşi YakalamakSuzanne Collins · Dex Kitap · 202024,2bin okunma
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 17:14
Açıkçası açlık oyunları serisini şimdi bitirdiğime inanamıyorum. İlk kitabı güzelce okuduktan sonra, ikinci de biraz yavaşladım ve şimdi bu üçüncüsünü bitirmem o kadar zamanımı aldı ki, bir an hiç bitmeyecek sandım. Baştan sona ne olduğunu bildiğim bir seriydi ama aynı zamanda içinde yer almak istemediğim bir seri diyebilirim ama zaten hepimiz şu an açlık oyunlarında değil miyiz? Çok acayipti, her şey o kadar gerçekçi bir durumdaydı ki. Sonunu sevdim açıkçası. Sanki başka bir son yazılamazmış gibiydi. Yazabilir miydi ama bu kadar etkili olmazdı bence. Bu son için çok kişi feda etti sonuçta. Şimdi açlık oyunları bitti ve ben serinin öncesini okumayaca çalışacağım. Nasıl olacak merak ediyorum. Bir kez olsun Katniss'e ya da Peeta'ya sarılmak isterdim açıkçası. Ama belki en çok Prim'e sarılmak isterdim. Denk gelirseniz bir şans verin. Hiç pişman olacağınızı düşünmüyorum. Her şey rağmen güzel bir yolculuktu. Daha yolculuğum bitmedi ama Katniss ve Peeta için yolculuk bitti. Onlar şimdi başkalarına anlatıyorlar her şeyi kimsenin unutmaması için. Siz de unutmayın, sonuçta başka kötü oyunlar yolda olabilir.
Alaycı KuşSuzanne Collins · Dex Kitap · 202022,7bin okunma
yine Dex Yayınları, yine çeviri problemleri
8/10
·384 syf.··
2026 7. kitabı
Açıkçası serideki favori kitabım oldu diyemem ama Açlık Oyunları evreninin içine girmek her zamanki gibi güzeldi. Haymitch gibi önemli bir karakterin geçmişini görmekle kalmayıp tanıdığımız bir çok karakterle karşılaştık bu kitapta. Orijinal seriden bildiğim anlar görmek de hoşuma gitti. Kitabı tatil de varken bir günde açıp bitirdim hemen. Ancak benim bu kitabın çevirisi ile bir problemim var. Dex yayınlarından okuduğum neredeyse her kitapta aynısını yaşıyorum da neyse. Kitabın okuması kolay bir dili var gibi geliyor ama çevirideki problemler hikayenin akışına engel oluyor. Mesela küçük bir örnek vereyim: sayfa 372'de ekip gelip karakterimizi hazırlıyorlar. Kahve içirip kıyafetlerini düzenliyorlar, eli yüzü düzgün olsun diye uğraşıyorlar kısaca. Alıntı yapmak gerekirse: "(...) 11. Mıntıka'ya giden trene binerken nasıl olduysa beni presentabl bir hale getirmelerine izin verdim." Çok küçük bir detay ama burada neden "beni insan içine çıkacak hale getirmelerine izin verdim" gibi daha akıcı bir çeviri yapmak yerine "presentable" kelimesini direkt kullanmış anlamadım. Ve bu bir kerelik bir şey de değil. Sayfa 286'dan: "E artık Cornucopia'ya geri dönebilir miyiz?" "Muhtemelen on kilometrelik bir yürüyüştü. Biraz daha toparlanmaya çalışsak mı?" "Muhtemelen on kilometrelik bir yürüyüştü." direkt kulağa batıyor zaten. Karakter burada kime sesleniyor, okuyucuya mı karşısındaki karaktere mi? O kısım tırnak işareti dışında olmalıydı da yazım yanlışı mı oldu? Yoksa direkt "Oraya gitmemiz nereden baksan on kilometre sürer biraz daha toparlanalım." mı demek istedi? Oturup bir süre bunu düşündüm kitabı okurken. Sonra açıp baktım, orijinalinde "It's probably a six-mile hike. Should we try to recover a bit more?" diyormuş. Baya çeviri hatası yani. Kısaca eğer Açlık Oyunları
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025867 okunma
Puan vermedi·646 syf.··
2026 7. kitabı
Şunu demek istiyorum. Ben başlarda hep snowu haklı görüyordum . Ama biz kitabı bir kötünün ağzından okuduğumuz için (kötü demekle kötülere hakeret ediyorum ama..) ve kötülerde kendilerini haklı gördüğü için dhaa sonrasında bunu anlıyoruz. Filminide izlemenizi öneririm. Kar hep tepeye düşer.
Kuşların ve Yılanların ŞarkısıSuzanne Collins · Dex Yayınları · 20241,986 okunma