Şair #AtaolBehramoğlu ‘nun bu karantina günlerinde okumamızı önerdiği #AlbertCamus ‘nün #Veba kitabı yazarla tanışma kitabım ve kitabın, uzun zamandır içinde bulunduğumuz #covid pandemisiyle gerçeğe dönüştüğünü söyleyebilirim.
Eser, Oran şehrinde birdenbire artan farelerle başlıyor ve sonrasında Oran halkında ani ateş nöbetleriyle seyreden vakalar çıkıyor ve belirli bir süre sonra bu hastaları muayene eden Doktor Rieux, veba tanısı koyuyor. Giderek yayılım gösteren hastalık sonucu kente giriş çıkışlar kapatılıyor ve zamanın haberleşme aracı olan telgraflar, hastalık taşıyabileceği gerekçesiyle yasaklanıyor. Bir süre sonra sağlık kolları yetersiz kaldığından halk gönüllü olarak sağlık kollarında çalışmaya başlıyor ve salgın, ciddi anlamda kötü bir seyre sahip.
Eserde korku, ne yapacağını bilememe, umutsuzluk, ayrılık, özlem, esaret ögeleri oldukça hakim. Eserde insanlar -şu anda da olduğu gibi- fiziksel, manevi, ruhsal ve günleri rutinleştiğinden bir zaman döngüsüne esaret yaşıyorlar. Bunun yıkıcılığı, sevdiklerine özlem duyma, normali özleme gibi duygular ortak toplumsal duygular geliştiriyor ve kitapta da salgının psikososyal analizi ve insanın dünyadaki metafizik yalnızlığı ve acı çekişi, şehrin salgında dış dünyayla irtibatının kesilmesi ile de saçma felsefesinin kapalı dünyası sembolize edilerek okura aktarılıyor.
Kitapta en beğendiğim bölüm kesinlikle rahibin hastalığı dini açıdan ele almasıydı.
Şu anda içinde bulunduğumuz pandemi dolayısıyla da çok iyi empati kurabileceğimiz, zamanında insanların yine bir salgın hastalıkla yaşamlarına ara vermek zorunda kalmış olmalarını anlamak, empati kurmak, şu anda teknolojinin haberleşmenin tedavi yöntemlerinin daha iyi durumda olduğunu düşünerek şükretmek... bunun gibi pek çok şey hissederek ve paragrafların altını