Bazen unutabiliyoruz ilkleri, ilk gözbebeklerini edebiyatımızın. Belki de sıkıcı geliyor eskide kalan fikirler, duygular, onların nasıl kaleme alındığı. Uzun zamandır okuduğum en ilginç kitaplardan biri Karabibik. Özellikle bitirilmemiş olması, tuhaf bir his veriyor insana. Sayfayı çevirip bakıyorsun. Hikaye nerede? Ne oldu Karabibik ile kızına? Aldılar öküzleri, sürdüler tarlaları da eeee ya sonra? Sonrası kısa bir tebessüm. Dönemini yansıtan köy yaşantıları, kullandıkları garip aksan ve yazarın samimi kalemi insanı o günlere taşımaya yetiyor. Bazen bir kitap için yorum yapamazsınız ya "hah gari, işte o hesap."