Birçok yayınevinin defalarca kez basımını yaptığı Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabının ülkemizde başlıca önemi, okumaya başladığı andan itibaren kitaba hayran kalan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün okullarda okunmasını ve müfredata eklenmesini istemesidir. Ülkemizin yanı sıra Bulgaristan’da da sayısız baskısı bulunan kitabımızın ana teması, Finlandiya’ya sürekli gidip gelen Rusya’nın bilinen papazlarından biri olan Grigory Petrov’un (Kitabın yazarı.) gözlemlerinden oluşur. Kitap hakkındaki bu genel bilgilerin yanında benim için değerli olan belli başlı kısımlarına da değinmek istiyorum.
İlk olarak, "Bizlerin payına sadece bataklık ve taşlar düştü, onları da kültür dünyamıza taşıdık," diyen Finler aynı zamanda, “...bizler okullar sayesinde bataklıkların arasında, bu taşların üstünde kendimize Rusya'nın geriye kalan nüfusunun yakınından dahi geçemediği rahatlıkta bir hayat kurduk. Okulu bizden aldığınız an biteriz. Tıpkı mayasız bir hamur gibi çökeriz." der. (Sayfa 32) Derdi tasası topraklarını genişletip işgal ettiği bölgeleri köleleştirmekten ziyade kendi bir avuç toplumunu (Kitabın yazıldığı tarihler arası 2 milyon nüfusa sahip olan Finlandiya’nın şu an ki nüfusu 5,5 milyondur.) kültürleştirmeye çalışan Finlandiya, şu an günümüzün Dünyanın en güvenli ülkesi sıralamasında 1 numaradır.
"Halkın milyonları iki ayaklı domuzlar gibi yaşıyor. Pis, aptal ve şehvetperestler. Akılları karınlarını doyurmaktan başka bir şeye çalışmıyor. Peki, bu onların suçu mu? Hayır, bu onların talihsizliğidir." diyen Finler, kendi köy halkını ikinci sınıf olarak görmemiş, bilakis onların eğitimini, yaşam koşullarını ve evlerinin içerisinde yaşanan huzursuzluklarına kadar kendine dert edinip el ele vererek çare aramaya koyulmuşlardır. Birinin düşmesi sanki hepsinin yaralanmasına sebep