Şeyda jy1

Şeyda jy1
Konya • Ankara • Nevşehir Gastronomi ve Mutfak Sanatları
Öğrenci
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi
Nevşehir
188 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Spoiler İçerir!
10/10
·81 syf.··
2021 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2021 11:34
Beslenme; Maslow’un tasarladığı ihtiyaçlar hiyerarşisinde barınma, dinlenme, uyuma gibi diğer fizyolojik ihtiyaçlarla birlikte temel yaşamsal faaliyetler içerisinde yer almaktadır. Bu ihtiyaçları gidermek adına insanoğlu var olduğu andan itibaren çeşitli yöntemlerle arayış içine girmiş ve bununla birlikte avcı-toplayıcı olarak başlayan beslenme serüveni günümüze kadar tarımsal faaliyetler ve hayvancılık gibi şekil değiştirerek ulaşmıştır. Şimdilerde ise hem görsellik hem de damak lezzeti bakımından ihtiyaçtan daha öteye taşınan beslenmenin çiçekler aracılığı ile oluşturduğu oldukça farklı boyutunu inceleyelim. Kitabın sayfa sayısı ne kadar az ise içerisinde barındırdığı bilgiler bir o kadar fazla. Yazarın titizlikle hazırladığı eserin ilk kısmında bizi kültür ve mutfak kültürü, çiçeğin tarihi ve mutfaktaki yeri ve son olarak yenilebilir çiçeklerle yapılan yiyecek-içecek reçete örnekleri karşılıyor. Şimdi bunların bazı kısımlarını ele alacak olursak, çiçeklerin artık günümüzde yeri sadece park ve bahçeleri süslemesi ya da özel günlerde kadınların kalbini fethetme aracı olmadığının artık birçoğumuz farkında. Gastronomi de yeni trendlerin başını çeken ve tabakların süslenmesinde büyük rolü üstlenen yenilebilir çiçeklerin tarihi Osmanlı’dan günümüze kadar gelmektedir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde çiçek kültürü daha da gelişme göstermiş ve bu açıdan en parlak dönemi yaşamıştır. Bunun en büyük örneğini ise lale temsil etmektedir. Avrupa’dan gelen birçok turist ve sanatkâr Topkapı Sarayı’nı gezerken lale, karanfil ve sümbül gibi birçok çiçeklere hayranlık göstermişlerdir. Türklerin her bir çiçeğe ayrı bir anlam yüklediklerini öğrenenler çiçeklerin kendine özgü dilleri olduğunu söylemiş ve bundan etkilenerek kendi ülkelerine bunu taşıyarak 800’ü aşkın çiçeğe anlam
Yeme-İçme
Yenilebilir ÇiçeklerMehmet Güllü · Gazi Kitabevi · 20204 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·240 syf.··
2021 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2021 12:33
Birçok yayınevinin defalarca kez basımını yaptığı Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabının ülkemizde başlıca önemi, okumaya başladığı andan itibaren kitaba hayran kalan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün okullarda okunmasını ve müfredata eklenmesini istemesidir. Ülkemizin yanı sıra Bulgaristan’da da sayısız baskısı bulunan kitabımızın ana teması, Finlandiya’ya sürekli gidip gelen Rusya’nın bilinen papazlarından biri olan Grigory Petrov’un (Kitabın yazarı.) gözlemlerinden oluşur. Kitap hakkındaki bu genel bilgilerin yanında benim için değerli olan belli başlı kısımlarına da değinmek istiyorum. İlk olarak, "Bizlerin payına sadece bataklık ve taşlar düştü, onları da kültür dünyamıza taşıdık," diyen Finler aynı zamanda, “...bizler okullar sayesinde bataklıkların arasında, bu taşların üstünde kendimize Rusya'nın geriye kalan nüfusunun yakınından dahi geçemediği rahatlıkta bir hayat kurduk. Okulu bizden aldığınız an biteriz. Tıpkı mayasız bir hamur gibi çökeriz." der. (Sayfa 32) Derdi tasası topraklarını genişletip işgal ettiği bölgeleri köleleştirmekten ziyade kendi bir avuç toplumunu (Kitabın yazıldığı tarihler arası 2 milyon nüfusa sahip olan Finlandiya’nın şu an ki nüfusu 5,5 milyondur.) kültürleştirmeye çalışan Finlandiya, şu an günümüzün Dünyanın en güvenli ülkesi sıralamasında 1 numaradır. "Halkın milyonları iki ayaklı domuzlar gibi yaşıyor. Pis, aptal ve şehvetperestler. Akılları karınlarını doyurmaktan başka bir şeye çalışmıyor. Peki, bu onların suçu mu? Hayır, bu onların talihsizliğidir." diyen Finler, kendi köy halkını ikinci sınıf olarak görmemiş, bilakis onların eğitimini, yaşam koşullarını ve evlerinin içerisinde yaşanan huzursuzluklarına kadar kendine dert edinip el ele vererek çare aramaya koyulmuşlardır. Birinin düşmesi sanki hepsinin yaralanmasına sebep
Edebiyat
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Koridor Yayıncılık · 2007124,6bin okunma
5/10
·314 syf.··
2020 33. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2020 23:17
İlk kez 1580 tarihinde yayımlanan ve adından da anlaşılacağı üzere teması 107 denemeden oluşan bu eser, 16. yy Fransız deneme yazarı Michel de Montaigne tarafından kaleme alınmıştır. Uzun yıllardır evrenselliğini koruyan bir başyapıt olmasının yanı sıra yazıldığı tarih açısından bir devrim niteliğindedir. Sokrates’ten sonra insan üzerine eğilen en büyük düşünür olma özelliğine sahip yazarımızın bir diğer özelliği ise düşündüklerini olduğu gibi kağıt üzerine yazmasıdır. Yaşamak Sanatı, Bilgi ve İnanç, Doğruluk kaygısı, Gerçeküstü Kandırmacalar vb. birçok konuları kendi felsefesi olan şüphecilikle ele alan yazarımızın acaba her yazdığı ve düşündüğünü bu denli pervasızca okuyucuya aktarması doğru mudur? Yazarken ele aldığı kitlesi sınırlı mıydı yoksa ırk gözetmeksizin insan temelli miydi? Hadi kitabı bütünüyle bir ele alalım. Kaleme aldığı 107 başlık, yazıldığı yüzyıl doğrultusundan günümüze kadar çoğu insanın hem toplumsal olarak sınırlandırıldığı çemberi kırmaya hem de en az birinde kendisinden izler bulmaya yetecek bir eserdir. Birçok düşünürün sözlerini alıntılamış ve kendi fikirleriyle harmanlamış olan Montaigne kendi özel yaşantısına neredeyse hiç değinmemiş, sadece en yakın dostum dediği Etienne de La Boétie’den az bir kısımda söz etmiştir. Kitabın çoğunluğu düşünürler üzerine inşa edilse de Montaigne öz fikirlerini de bulmak mümkündür. Örneğin, 195. sayfadaki Ruh Eşitliği başlıklı deneme içerisinde bulunan ”Bizi komşumuzla kavgaya sürükleyen sebep, hükümdarları savaşa sürükler; uşağınıza dayak atmanıza sebep olan şey krala bütün bir milleti mahvettirebilir. Onların istekleri de bizimkiler kadar sudandır, ama kudretleri daha fazladır: Kral da, dilencide aynı iştahla acıkır.” cümlesi fiziki ya da statü olarak görünüşte eşitsiz gibi görünsek bile aslında ruhun
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,6bin okunma
Viyolonsel ♥
8/10
·140 syf.··
2020 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2020 05:22
İçerisinde on üç öykü barındıran bu eser, kitaba adını veren öykü ile giriş yapıyor. Elbette benim için ayrı yere sahip olanlar vardı fakat en sevdiğim ve okurken kendimi yaşarken bulduğum, Viyolonseldi. Oldukça naif bir konuya sahip ve abartısız sadece bu öykü için bile alınabilir. Elbette benimle aynı düşünmeyenler çıkacaktır fakat eğer gerçek bir Sabahattin Ali okuyucusuysanız bu kitapta sizi çeken en az bir öykü ile karşılaşmanız mümkün. İçerisinde gerçek anlamda bitmesini istemediğim, sadece birkaç sayfaya değil de birkaç yüz sayfaya sığması için sona yaklaştıkça sitemler ettiğim anlar oldu. İçeriğinden bahsetmeyi düşünmüyorum zaten oldukça ince bir kitap ve en kısa zamanda alıp okumanızı temenni ederek burada bitiriyorum. Selametle. ❧
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
10/10
·106 syf.··
2019 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2019 02:40
Okurken inanılmaz derecede eğlendiğim ve hayal dünyamda benim dahi keşfetmediğim yerleri bana sunan zengin içerikli bir kitaptır. Küçüklüğümden beri Alice'in Harikalar Diyarına nasıl düştüğünü ve nasıl bir sonla bittiğini merak ediyordum. Şu an tüm merakımı gidermenin yanı sıra gerçek anlamda bir sistemin farkındalığını da yaşadım. Çocuklara hitap ettiği yüzeysel bazdaki anlam bir yetişkine daha derin bir bakış açısı sunabiliyor. Bunu çocukken okuduğum ben ve 22 yaşında okuduğum ben ile görebiliyorum. Yazıldığı tarihten bu yana geçen yüz elli yılı aşkın sürede bile halen daha bu şekilde okurlara sahip olması kitabın evrenselliğe ulaştığının basit bir göstergesidir. Bir şekilde imkan bulup okumanızı isterim hatta okuduysanız tekrar okumanızı da öneririm çünkü eminim her okuyuşunuzda kendinizi daha farklı derinliklerde bulacaksınız. Keyifli okumalar. ♥
Alice Harikalar DiyarındaLewis Carroll · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202128,5bin okunma