Seyfullah

insan ilim, konuşma ve anlama yetenekleri yönüyle melek gibi, beslenme ve cinsiyet yönüyle hayvan gibi bir varlıktır. Bu durumda olan herhangi bir insan, bütün çabasını ilim ve amel ile düşüncesini eğitme üzerinde yoğunlaştırırsa, meleklik ufuklarına kadar yükselir. Yüce Allah'ın şu ayetinde işaret edildiği gibi "Bu ancak kerım bir melektir. " [Yusuf, 31]. Bu mertebeye ulaşan kimse, melek ve rabbani bir varlık olarak isimlendirilmeyi hak eder. Kim de bütün çabasını bedenı lezzetlerin ardı sıra gidip şehevi kuwetlerin daha da güçlenmesine harcayarak hayvanların yediği gibi yer, içerse, o da hayvanlar güruhuna katılmayı hak eder. Böylelikle ya kalın kafalı bir öküz ya da ondan daha kötü olan domuz gibi olur; veya mızmızlanma konusunda köpek; kindarlıkta deve; kibirlilikte kaplan, kurnazlıkta tilki gibi bir varlık olur. Yahut bütün bu hayvanı özellikleri kendinde toplayarak kovulan Şeytan'a dönüşür.
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kim Yüce Allah'ın şu ayetinde emrettiği üzere: "Kendinize azık edinin; kuşkusuz azığın en hayırlısı takva azığıdır. " [Bakara, 197] dünyada azık hazırlamazsa, yolculuk zamanı geldiğinde, geri dönüp azık hazırlamak ister; fakat bırakılmaz. İhmalkarlığı yüzünden azıksız kalmasından dolayı büyük bir üzüntü ve pişmanlık duyar. Fakat bu üzüntü ve pişmanlık ona hiçbir yarar sağlamaz; hiçbir tehlikeyi ondan savmaz.
Din
Sözün özü; ihtimal, henüz gerçekleşmemiş, gelecekte olabi-lecek bir durumu anlatır. Eğer bir olay yaşandıysa, artık onun bir olasılık olmaktan çıktığını biliriz. Bu yüzden geçmişte olanları değil, gelecekte olacakları şekillendirme gücümüz vardır. İhtimaller, hayatın bize sunduğu boş sayfalar gibidir. Ne yazacağımız ise bugün seçtiklerimizle şekillenir. Öyleyse hayatta zorluklar da tıpkı güzellikler gibi sadece birer ihtimaldir. Asıl mesele, hangi ihtimali beslediğimizdir. Çoğumuzun bugün hayatının iyi olma olasılığı, zor olma olasılığından daha bas-kındır. Eğer daha iyi ve daha mutlu bir hayat arzuluyorsak, ihtimallerin belirsizliğine saplanmak yerine bugün ne yapa-bileceğimize odaklanmalıyız. Çünkü bugünkü seçimlerimiz, yarının zeminini hazırlar. Geleceğin sesi, bugünün eylemle-rinden yükselir. Sözün özü, olasılıklar soyut ve sonsuzdur, ama eylemler somut ve gerçektir. İyi olanı seçmek, bugün başlar.
Sayfa 57
Alıntı
Kimimiz için çocukluk anıları bir ilham kaynağı olurken, kimimiz için geçmişin izleri geleceğimizin yönünü çizen bir haritaya dönüşebilir. Elbette, zor bir aile ortamında büyümek birçok acı verici deneyime neden olur. Fakat bu zorluklar bizi etkilese de kim olduğumuzu asıl belirleyen şey onlara nasıl yanıt verdiğimizdir yani hangi tepkileri seçtiğimizdir. Acının içinde kalmak zorunda değiliz; çocukluk hapishanesine maruz bırakılmış bir mahkûm değiliz, bu döngü bir yazgı değil, çoğu zaman fark etmeden benimsediğimiz bir alışkanlıktır. Eğer iyi olabilme ihtimalini reddedersek, yaşamı yalnızca karanlık tarafıyla ya-şamayı seçmiş oluruz. Bu ise insanı kısır bir döngüye hapse-der. Fakat bu döngü kırılabilir. Geçmişin cümlelerini taşımak zorunda değiliz. Kalemi yeniden elimize alabilir, hikâyemizin yönünü değiştirebiliriz. Belki mükemmel bir hikâye oluşturamayız ama oluşturacağımız hikâyenin bir öncekinden daha iyi olacağı kesindir
Sayfa 55
Alıntı
İzolasyon ve sosyal kopukluk, sosyal ağın büyüklüğüyle ilgili nesnel bir durumu ifade ederken; yalnızlık, kişinin kendisini nasıl his-settiğine dair öznel bir algıdır. Başka bir ifadeyle, çok sayıda arkadaşınız olabilir ama yine de kendinizi yalnız hissedebi lirsiniz, ya da tam tersi, çok az insanla görüşmenize rağmen kendinizi hiç yalnız hissetmeyebilirsiniz
Sayfa 41
Alıntı