Seyfullah

We feel that the only way to develop software reliably, and to make our developments easier to understand and maintain, is to follow what we call the DRY principle: Every piece of knowledge must have a single, unambiguous, authoritative representation within a system.
Sayfa 80
Yazılım
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
As programmers, we collect, organize, maintain, and harness knowledge. We document knowledge in specifications, we make it come alive in running code, and we use it to provide the checks needed during testing. Unfortunately, knowledge isn’t stable. It changes—often rapidly. Your understanding of a requirement may change following a meeting with the client. The government changes a regulation and some business logic gets outdated. Tests may show that the chosen algorithm won’t work. All this instability means that we spend a large part of our time in maintenance mode, reorganizing and reexpressing the knowledge in our systems.
Yazılım

Seyfullah

, 2025 okuma hedefini ekledi.
2025 OKUMA HEDEFİ
11/10 kitap - %110 tamamlandı
11 kitap okudu
10 kitap
2.798 sayfa
2 inceleme
390 alıntı
Aslında biz, bir yandan İslami müsamahadan faydalanmak, diğer yandan ise vahşi kapitalizmden yararlanmak istiyoruz. Ama bu ikisi bir arada olmaz. Bunu dile getirdiğimde, "Hocam sen hâlâ 1800'lerde kaldın!" diyorlar. Evet, doğru. O eski Bursa, eski İstanbul, tarım toplumunun oluşturduğu bir yapılanmaydı. Ancak sanayi ile dünya tanıştı ve biz de bu sürece dahil olduk. Tanışmaya da devam ediyoruz. Mesele, İslam medeniyetinin değerlerini sanayi toplumunun şartlarına uygun şekilde yorumlayarak, insani bir şehir inşa edebilmek. Bunun bazı örneklerini Batı'da gördüm; bir şeyler deniyorlar. Başarılı olup olmamaları ayrı bir mesele ama en azından deniyorlar. Biz ise sanayi toplumunun cazibesine kapıldık. Büyük maddi güç, servet ve refahın getirdiği tahakküm gözümüzü kamaştırdı. Peki, bunun bedeli? Bedel şimdi çıkıyor. Henüz tam olarak farkında değiliz. İnsanlar, "Çok yalnız kaldık, kimse yüzüme bakmıyor!" diyor. Sanayi top-lumu böyle bir şey: paran varsa değer görürsün yoksa kimse seni umursamaz. Peki, Müslüman toplumda durum nasıl? Değerler, takvaya göre belirlenir. Bugün takva geçerli mi? Eğer İslam'a inanıyorsanız evet, inanmazsanız hayır. Sanayi toplumunu reddet-mek mümkün değil. Biz sanayi toplumunu kendi değerlerimize göre daha insani ve İslami bir hale getirmek mecburiyetindeyiz. Şehirlerimizi de pekâlâ ona göre kurabiliriz.
Alıntı