Seyfullah

Biz esasında haz üzere var olmuşuz veya yaratılmışız. Bu hazzın farklı kademeleri var. Bu küresel kapitalizm hep bedensel hazlara, var olma hazlarına hitap ediyor. Ben onları içgüdüsel hazlar olarak görüyorum. İyi bir ayakkabı aldığınız zaman gösteriyorsu-nuz, "Ayakkabım güzel." diyorsunuz öteki bakıyor "Ooo!" diyor. İyi bir kostüm.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şimdi biz Türkiye'de ne olduğunu çok anlamıyoruz çünkü dünyayı yönlen-diren toplumlarla direkt ilişkimiz yok. Biz genel mânâda toplumsal ölçekte -buna münevver ölçeğini de katabilirsiniz- aktüalite üzerin-den takip ediyoruz dünyanın gidişâtını. Halbuki dünyanın gidişini yönlendiren birkaç tane aktör var. Bunların başında Batılı filozoflar gelir, çünkü Batılıların artık peygamberleri yok, sonra finansçılar, sonra sanayiciler, sonra da siyasetçiler gelir. Bunu çözdüğünüz za-man zaten dünyayı çözmüş oluyorsunuz.
Alıntı
Biz nereden geldik nereye gidiyoruz
ben zannederdim ki eski zamanlarda, işte Anadolu, gurbet, kara tren gidiyor gelmiyor, adamlar gurbete çıkıyorlar, tahta bavullarla bunları herhalde hatırlayan içinizde yoktur-sonra geri gelemiyorlar, bu türküler onun için yakılmış. Sonra tren memleketlerine gittim. Orada da birtakım insanlar tanıdım. Böyle problemleri yok onların ama onlarda da bir gur-bet hissi var. Sonra anladım ki benim gençliğimde duyduğum o his geçici bir hismiş. Üstteki tabakaymış, ince bir zarmış. Alttaysa hikmet problemi var. Biz nereden geldik nereye gidiyoruz? Bu problem bütün insanlarda var. Okuyunca, görünce, konuşunca bunu hissediyorsunuz.
Alıntı