ben zannederdim ki eski zamanlarda, işte Anadolu, gurbet, kara tren gidiyor gelmiyor, adamlar gurbete çıkıyorlar, tahta bavullarla bunları herhalde hatırlayan içinizde yoktur-sonra geri gelemiyorlar, bu türküler onun için yakılmış. Sonra tren memleketlerine gittim. Orada da birtakım insanlar tanıdım. Böyle problemleri yok onların ama onlarda da bir gur-bet hissi var. Sonra anladım ki benim gençliğimde duyduğum o his geçici bir hismiş. Üstteki tabakaymış, ince bir zarmış. Alttaysa hikmet problemi var. Biz nereden geldik nereye gidiyoruz? Bu problem bütün insanlarda var. Okuyunca, görünce, konuşunca bunu hissediyorsunuz.