Seyfullah

Akıl İnsanlarda var olan ikinci oluşum ise -ki o kısmen hayvanlarda da var şudur: Tefrik edebilen bir akıl. Yani ayırabiliyor, ayırt edebiliyor. Böyle söyleyince şöyle bir soru geliyor aklımıza: “Neyi ayırıyor ya da ayırt edebiliyor?" Mesela doğruyu, yanlışı ayırıyor. İyiyi, kötüyü ayırıyor. Sevgiyi, nefreti ayırıyor. Sonra da “İyi ne? Kötü ne? Sevgi ne? Nefret ne?” gibi bir sürü parametre geliyor aklımıza, her parametre bir kavram ve her kavramın mutlaka sınırının çizilmesi ve içinin doldurulması gerekiyor. Lakin bu işi neye göre yapacağız ya da yapmışlar da bize öğretiyorlar? Burada karşımıza yine medeniyet tasavvuru çıkıyor. Her medeniyet tasavvuru kendi kavram dünyasını kendine özgü bir biçimde üretir
Sayfa 18
Kitap Alıntısı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
içgüdü
Bunlardan ilki "içgüdü" adını verdiğimiz oluşumlar kompozisyonudur. İçgüdü hayvanlarda da vardır. Bu açıdan bakıldığında insanla hayvan ortak özelliklere sahiptir. En başlıcaları; hayatta kalma içgüdüsü ve neslin, türün de- vamı içgüdüsüdür. İnsanlar bu içgüdülerle birey olarak hayatta kalabiliyorlar ve kendilerinden sonraki insanları da bu içgüdüler sayesinde üretiyorlar. Bu içgüdüler, onların doğal olarak doğuştan sahip oldukları içgüdülerdir. Sonradan kazanılan, yani bilişsel içgüdüler değildir. Yaratıcı, bunları vahyî bir söylemle kimine az kimine çok olmak üzere veriyor ve hepsinde böyle bir içgüdü vardır. Seküler söylemde ise içgüdüler varlıkla beraber ortaya çıkan ve varlığın içinde programlanmış olgulardır. Bu söylem bunların menşeini fazlaca araştırmaz
Sayfa 17
medeniyet tasavvuru sadece insanlarda olan bir realitedir, bu yüzden önce bireyi ele almalıyız. Bireyde, yani insanda üç farklı oluşum görmekteyiz.
Sayfa 17
Kitap Alıntısı
Medeniyet tasavvuru "insan"la başlar. İnsandan başka bir varlıkta medeniyet tasavvuru söz konusu değildir. Neden? Çünkü diğer varlıklar içgüdüleriyle yaşarlar. Bunu nereden anlıyoruz? Yaşadıkları çevreyi değiştiremiyorlar.
Sayfa 16
Kitap Alıntısı
Kısaca söylersek medeniyet tasavvuru, inanılan bir değerler sistemini, bu değerler sistemine göre tanımlanan davranış biçimlerini ve bu biçimleri denetleyen ahlâk ve hukuku ihtiva eden bir oluşumdur.
Sayfa 15
Kitap Alıntısı