Ancak ben felsefeye ne öyle birdenbire başladım ne de çocukluğumdan itibaren bu disipline öyle sıradan bir özen ve çaba gösterdim; tersine felsefeyle çok az ilgileniyormuşum gibi göründüğüm zamanlarda bile fazlasıyla uğraşıyordum onunla.
"hayal kurmakla başım hiç hoş değildir. gelecekten beklediği nelerse onları kafada keyfince şekillendirip sonra onlara uymayan durumlarla karşılaşınca hayalleri yıkılan kimselerden değilim. güvendiğim dağlara kar falan yağmış değil. derinden bir düşkırıklığı benimkisi. geçen her gecenin leyle-i kadr, karşılaştığım her kişinin hızır olmadığını anladığım zaman kırılıyorum. böylece kırılan bir düş haline dönüştüğümü görüyorum. evet, bizzat kendim bir düşkırıklığıyım, kırık bir rüyayım ben. ve hepimiz öyleyiz."