"Danışanlar da dahil, birçok insan 'Mutlu olmak için biraz daha fazla gayret etseydim, mutlu olurdum.' diye düşünür. Işte böyle yürümez. Birine neşelenmesini söylemek hiç bir zaman onun kendimi neşeli hissetmesine yardımcı olmamıştır. Insanlara kendilerini aşağılamayı bırakmalarını söylemek hiç bir zaman onların kendilerini kötü hissetmesini azalmamıştır.
Hayatı o kadar çok ıskaladığımızı düşünüyorum ki. Hayata anlam katmaya çalışırken hayatın kendisini yaşamayı unutuyoruz. Anlamlı bir yaşam uğruna mücadele ederken bazen işin öznesini, yani yaşamın kendisini araçsallaştırıyoruz. Mutlu olmayı ya unutuyoruz ya da mutluluğu anlamlı bir hayatın "büyüsünü, kutsiyetini" bozacak olan gamsızlık olarak düşünüp olabildiğince uzak durmaya çalışıyoruz. Kronik mutsuzluklarımıza umarsızca çözüm arayıp duruyoruz sonra. Anlam ile mutluluğun bağını koparıp çırpına çırpına boğuluyoruz bunalımlarımızda.