tabula rasa

"Faust'un ölümü . . . " diye düşündü. Bu bilgi devini, bu doymaz iştihayı yere vurmak için şey­tan ne çarelere başvurmamıştı. Fakat o her tecrübeden muzaffer çıkmış, her felaketin üstünde kalmıştı. Nihayet kapı aralığından giren endişe gözlerini kör eder, ondan sonra kaderin çukuruna düşer. Vakıa bu bir ölümün hikayesiydi; fakat hakikatte asıl haya­tımızı anlatır. Hakikatte ömrümüz bu cinsten bir yığın ölümlerle dolu idi. Ölmüş saatlerimiz, günlerimiz, senelerimiz olduğunu, yıllarca farkına varmadan bir hiçin sarraflığını yaptığımızı, yaşa­madan yaşadığımızı kim inkar edebilirdi. "Hatta öyleleri var ki bir kere olsun ruhlarının gerçeğine doğmadan ölürler. . . "
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsan ömrünün hikayesi bir bakıma, Güliver Cüceler Memleketinde gibi bir şeydi; siz farkına varmadan birtakım küçük, nisbetsiz, manasız, parmak kadar mahluklar dört tarafınızı alıyorlar, bir nevi örümcekler gibi kirli salyalarıyla etrafınızda birtakım ağlar örüyorlar, sizi sarıp sarmalıyorlar, kendi kendinizin mumyası yapıyorlardı. Bununla da kalmıyorlardı, etrafımızla aramızda her tesadüf ettikleri şeye kendi bulanık, sıkıcı rengini veren bir perde geriyorlar, bizi onun arasından güneşi görmeğe zorluyorlardı.

tabula rasa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·364 syf.·
2025 83. kitabı
Ahmet Hamdi Tanpınar
8.4/10 · 1.576 okunma
Göz kor­kunç bir şahit, değil mi? Yahut korkunç ayna ... Her şeyi, ifşa edi­yorlar. Hele hislerimizi gizlemek isteyince bakışlarımız nasıl deği­şir? Kaskatı olurlar. Ve biz gizledik sanırız.
"Yağmurun altın­da geceden kalmış bir rüyaya benziyordu." Sonra düşüncesini baş­ka bir taraftan tamamladı: "Biraz da cins hayvan ... Daima en çekici duruşları buluyor, en güzelini. Ve şüphesiz hiç düşünmeden."