Birden kapandı birbiri ardınca perdeler…
Kandilli, Göksu, Kanlıca, İstinye neredeler?
Som zümrüt ortasında, muzaffer, akıp giden
Fırtıze nehri nerede? Bu gün saklıdır, neden?
Benzetmek olmasın sana dünyada bir yeri;
Eylül sonunda böyledir İsviçre gölleri.
Bir devri lânetiyle boğan şairin SİS’i,
Vicdan ve ruh elemlerinin en zehirlisi,
Hüyama bir eza gibi aksetti bir daha;
— Örtün! Müebbeden uyu! Ey Şehr! O beddua…
Hayır bu hal uzun süremez, sen yakındasın,
Hâlâ dağılmayan bu sisin arkasındasın.
Sıyrıl, beyaz karanlık içinden, parıl parıl
Berraklığında bilme nedir hafta, ay ve yıl.
Hüznün, ferahlığın bizim olsun kışın, yazın;
Hiç bir zaman kader bizi senden ayırmasın.
---
Yahya Kemal BEYATLI