Ahmet Tahsin Günaydın

Ahmet Tahsin Günaydın
@tahsingn
“Nasıl görmen gerektiğini öğren, her şeyin birbiri ile bağlantılı olduğunu fark et.” /Leonardo da Vinci
Han Duvarları
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı Bir dakika yerinde araba durakladı. Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar, Gözlerimin önünden geçti kervan saraylar... Gidiyorum gurbeti içimde duya duya Ulukışla yolundan orta Anadolu’ya. İlk sevgiye benzeyen ilk acı ilk ayrılık Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık, Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı. Arkada zincirlenen yüksek Toros dağları. Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler, Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler... Ellerim takılırken rüzgârların saçına Asıldı arabamız bir dağın yamacına. Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık Yalnız arabacının dudaklarında bir ıslık! Bu ıslık uzanıyor, dönüyor, kıvrılan yollar Uykuya varmış gibi uyuyan yılan yollar. Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu. Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu. Serpilmiye başladı bir rüzgâr ince ince Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilince Nihayetsiz bir ova ağarttı benzimizi, Yollar bir şerit gibi ufka bağladı bizi. Gurbet beni muttasıl çekiyordu kendine Yol, hep yol, daima yol... Bitmiyor düzlük gene Ne civarda bir köy var ne bir evin havalı
Sayfa 153·Kitabı okudu
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
6/10
·50 syf.·
9 saatte okudu
·
2025 13. kitabı
Stefan Zweig
7.6/10 · 20,5bin okunma
Haydarpaşa garında
Haydarpaşa garı heyecanla dolar boşalır Her gün her gece Sevinçle keder sarmaş dolaşır Haydarpaşa garında Gözler dolu dolu. Haydarpaşa garını çınlatır düdük sesi Bu ses kalpleri delip geçer acı acı Tekerlerin tika takları Hızlanır yavaş­tan Renk renk mendiller sallanır havada Çırpınan kuşlar gibi. Haydarpaşa garında vagonlar dizi Buğulu gözler dolusu insanla kalkar Kimini onlarca yüzlerce kişi uğurlar Kimini tek bir kişi Kimini de güvercinlerle martılar. --- Kenan AKANSU
Sayfa 111·Kitabı okudu
Şiir
İmbat
Nerden geliyor bu imbat serin serin Kokusunu getiriyor baharın Sevda tılsımını da takmış peşine Şarkısını söylüyor sanki kuşların. Bu rüzgâr olmasa İzmir aşk bilmez Sevgiyi, aşkı kamçılayan hep odur Yaz ortasında darmadağın saç nasıl sevilmez Getirdiği renktir, şarkıdır, kokudur. Bu imbat hayat taşır bize uzaklardan Niçin İzmir çocukları sevdalıdır deme? Yaz günü bir sevgili bekleriz ufuklardan Tanrım, imbatımızı bizden esirgeme! --- Mehmet İskender ÖZTURANLI
Sayfa 104·Kitabı okudu
Şiir
Siste Söyleniş
Birden kapandı birbiri ardınca perdeler… Kandilli, Göksu, Kanlıca, İstinye neredeler? Som zümrüt ortasında, muzaffer, akıp giden Fırtıze nehri nerede? Bu gün saklıdır, neden? Benzetmek olmasın sana dünyada bir yeri; Eylül sonunda böyledir İsviçre gölleri. Bir devri lânetiyle boğan şairin SİS’i, Vicdan ve ruh elem­lerinin en zehirlisi, Hü­yama bir eza gibi aksetti bir daha; — Örtün! Müebbeden uyu! Ey Şehr! O beddua… Hayır bu hal uzun süremez, sen yakındasın, Hâlâ dağılmayan bu sisin arkasındasın. Sıyrıl, beyaz karanlık içinden, parıl parıl Berraklığında bilme nedir hafta, ay ve yıl. Hüznün, ferahlığın bizim olsun kışın, yazın; Hiç bir zaman kader bizi senden ayırmasın. --- Yahya Kemal BEYATLI
Sayfa 93·Kitabı okudu
Şiir