Gamze

Gamze
Kadir Akbaba 𐱅𐰀𐰤𐰼𐰃 𐱅𐰇𐰼𐰜𐰃𐰏 𐰴𐰆𐰺𐰃𐰔𐰆 𐰘𐰀𐰏𐰓𐰔𐰇!
Felsefe Öğretmeni
Yüksek Lisans
Erzurum
811 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Avrupa'nın Yeni Dünyayı fethinde rol oynayan nedenler zincirinin ilk halkasını saptama konusunda yol alındıysa da Afrika büyük bir bilmece olarak kalmaktadır. Afrika öninsanların en uzun sürede evrimleştiği kıtadır, anatomik olarak çağdaş insan belki de ilk kez orada ortaya çıkmıştır, sıtma ve sarı humma gibi yerlilere özgü hastalıkların Avrupalı kaşiflerin ölümüne yol açtığı yer orasıdır. Uzun sürede kazanılmış bir ilk olma üstünlüğünün herhangi bir önemi varsa, niçin silahlar ve çelik ilkin Afrika'da bulunmadı da Avrupa'yı fethetmek böylece Afrikalılara ve Afrikalıların mikroplarına nasip olmadı? Peki Avustralya yerlilerinin taştan yapılmış aletler kullanma dönemini geride bırakmamış, avcılık/yiyecek toplayıcılığı evresini aşamamış olmalarını neyle açıklayacağız?
Bilim
Reklam
O halde çağdaş dünyadaki eşitsizliklerle ilgili sorumuzu şöyle sorabiliriz: insanlar neden farklı kıtalarda farklı hızda gelişti? Tarihin seyrini oluşturan şey bu hız farklılıklarıdır ve benim kitabımın konusu da işte budur.
Bilim
Bu tarihsel eşitsizliklerin uzun gölgelerini bugünkü dünyamızda da gözlemliyoruz, çünkü metal aletleri olan okuryazar toplumlar öteki toplumlar üzerinde üstünlük kurdu ya da onları yok etti. Bu farklılıklar dünya tarihinin en temel olgusudur ama bunların nedenleri belirsiz ve tartışmalıdır.
Bilim
Karl Raimund Popper (1902-1994)
Sir Karl Raimund Popper (1902–1994), 20. Yüzyılin, sadece en önemli bilim felsefecilerinden biri değil, aynı zamanda klasik Yu nan felsefesinden devşirilmiş düşünceleriyle de büyük ses getiren bir politika filozofu, uzlaşmaz bir entellektüelidir. Öyle ki, bilim felsefesi alanında kendisi (günümüzde tartışmalar farkli bağlam larda devam etse de) "Viyana Çevresi” denilen okulun resmî muha lifi ve kendi sözlerine atıfla da mantıkçı pozitivizmin, “anlam soru nu"ndan vazgeçmeyi önermesi bakımından, üzerine ölü topraği döken baş kişi olup;¹ politika alanında Platon ve Marksizm'in en acımasiz eleştirmenidir
Sayfa 67
Felsefe ve Düşünce
Alfred Jules Ayer (1910-1989)
Bilindiği gibi yirminci yüzyil neo-pozitivizmi, ampirist (denevch/sensüalist (duyumcu) yaklaşım tarzına dayanarak ve on dokuzuncu yüzyılın pozitiviz minden farklı olarak kesin ve güvenilir bilgi için biricik örnek say dig dogabilimsel bilginin dil-mantik iliskisi çerçevesinde analizine girisir
Sayfa 62
Felsefe ve Düşünce
Reklam