Bu zarif adam delikanlılığındaki gibi dimdik duruyordu, halá yukarilara doğru yükselmek istiyormuş gibi bir hali vardı. Oysa insan bu eğilimini yirmi yaşları
ndan sonra yitirir....
O iyi yürekli, yumuşak babasına karşı içinde neden ileri gel diği belli olmayan gizli bir üstünlük duygusuyla-karışık bir anlayış, sefkat duydu. Kendisinin okumuş, bu gibi seylerden kurtulmuş bir insan olduğunu kavramaktan dolayı elinde olmayarak zevk duyuyordu.
Kaldı ki, Malikânedeki zaman, dışarısı gibi geçmiyordu. Kimse hapishanedeki gibi çentik atmıyordu. Hepimiz, ömür boyu hapistik. Ömür boyu, birbirinin eşi günler... gün saymanın ne yararı vardı?