Kitabın başında İmam Beyhaki’nin hayatı anlatılmıştır.
Sonrasında bir çok alim tarafından zühdün tanımı ele alınmış, kişinin nasıl zahit olabileceğine yer verilmiştir. Daha sonra konularına göre rivayetler kategorize edilmiştir. Peygamber efendimizin, sahabe-i kiramın ve velilerin hayatlarından örneklere yer verilmiştir.
Zühdün tanımları içerisinden beğendiğim bir tanım şu şekilde:
“Büyük alim ve büyük zahidler zühd için diyorlar ki: Zühd, dünya mal ve metaından eli, dünyalığın peşinden gitmekten de kalbi çekip korumaktır.”(Cüneyd-i Bağdadi)
Kitap içerisindeki rivayetler ve hadisler konularına ayrılarak zikredilmişti. Altını çizip üzerinde düşündüğüm birçok rivayet vardı elbette ama hepsini burada zikretmek mümkün değil. Beğendiğim bir tanesi şu şekilde:
“Fudayl bin İyaz şöyle dedi: Pişman olmadan önce düşünün amel işlemeye bakın. Dünyaya aldanmayın. Çünkü sağlam olan bozulup dağılır, yeni olan eskir, nimetler tükenir, gençlik ihtiyarlığa döner.”
Bu örnek üzerinden söylemek gerekirse, kitaptaki çoğu rivayet üzerinde tefekkür edilesi ve hikmet dolu idi.
Bu kitabın, içinde bulunduğumuz hayat yolculuğunda insanı nihai hedefine yönelten birçok ibret ve hikmetlerle dolu olduğunu müşahede ettim.
Kitaptan çıkardığım bir diğer sonuç şu şekilde: Hz. Peygamber’in dünyaya karşı yaklaşımı, ne dünyayı tamamen ihmal etmek ne de ahireti tamamen ihmal etmektir. Dünyadaki nasibini unutmadan ahirete hazırlık yapmaktır.