Hikmet Benol’un iç ve dış dünyası, geçmişi ve şimdisi, oyunları, hayalleri ve gerçekleri, bildikleri ve bilmedikleri, tutarsızlıkları, sevgisi ve bilgesi, albayı ve dul kadını…
Gerçekle hayalin iç içe geçtiği, oyun içinde oyunun olduğu bir kitap.
Oğuz Atay’ın “herkes tarafından dışlanan bir adamla kimse tarafından sevilmeyen bir kadının hikayesini yazıyorum” dediği kitap…
Oğuz Atay’la tanışma kitabımdı. Okurken zorlandım mı evet kısmen, yarım bırakır mıydım hayır, grup okuması olmasa şimdi okur muydum hayır. Keşke öncesinde Korkuyu Beklerken ve Tutunamayanlar’ı okusaydım. Çünkü bir kitabı anlamak ve hazmedebilmek için belli bir entellektüel birikime sahip olmak gerektiğini düşünüyorum. Her ne kadar kitapla serüvenim sıkıntılı geçmese de Oğuz Atay’a ve tarzına aşina olsam kitap bana kendini daha çok açacaktı diye düşünüyorum.
Oğuz Atay, büyük bir edebiyat birikimine sahip olup yeteneğiyle bu birikimi harmanlayıp çağının ilerisinde eserler ortaya koymuş, kendisini anlayabilmek dileğiyle…