Bin Bir Gece Masalları'nda, "Eğer Tanrı seni bu hale getirdiyse," der büyülenmişlere, "o zaman öyle kal! Ama geçici bir büyüyle bu hale geldiysen o zaman önceki haline dön!"
Kimsin diye sormam, önemli değil bu benim için. Hiçbir şey yapama ve bir hiç ol, yine de kucaklayacağım seni. Meylederim pamuk tarlasındaki köleye, hela temizlikçisine. Yanağına bir öpücük kondururum aileden biri gibi ve ruhum üstüne yemin ederim onu asla yadsımayacağıma. Gebe kalmaya uygun kadınlardan daha iri, daha çevik bebeler peydahlarım. (Bugün çok daha gururlu cumhuriyetlerin maddesini fışkırtıyorum.) Ölen biri mi var, hızla oraya giderim ve kapının tokmağını çeviririm. Yatak örtülerini açarım yatağın ayak ucuna kadar. Gönderirim doktoru da, rahibi de evlerine. Karşı konulmaz bir iradeyle tutup kaldırırım düşen adamı. Ey umutsuzluğa kapılan, işte boynum burada. Tanrı şahidimdir, düşmeyeceksin! Ver bütün ağırlığını üstüme. Muazzam nefesimle ayağa kaldırırım seni. Evin her odasını silahlı birliklerle doldururum, sevgililerimle, mezarları şaşkına çevirenlerle. Uyu, ben ve onlar nöbet tutacağız bütün gece. Kuşku duymayasın, kılına dokunmaya cesaret edemeyecek ölüm. Kucakladım, bundan böyle sahiplendim seni. Sabah kalktığında göreceksin doğru olduğunu sana ne söylediysem.
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer – Ah! sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
DERGAH
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer - Şarkısızın Şarkısı susamıyorum sevgilim
DERGAH
Secde seni sevdiğine kavuşturur Devlet-i Aliyye bu, imanlar ile durur, Küffara set çekilir, mizânlar ile durur, Hilâl için secdeye, nîzanlar ile durur Garagız Tanrı dağları imanla ayakta duran küffara set çeken mizanla kurulan bu dağlar özbekistan tacikistan kırgızistan kazakistan gibi pek çok ülkeyi içine alır dedem diyordu tienin kardeşi shan Zabıta faruk ise annem fatma hanımdan aldığım bilgiler ve kuş fısıltılara hız yapan at arabalarına hatalı sollama yapan eşşeklere ceza kesmeye devam ediyormuş dedem görkemli tacik dağları ulu pamirin yollarında oğul dedi buz kıracağı ile bir buzu kırarak buyur yürek serinliği diyip karı bir bardağın içine koydu ve bana ikram etti gece olduğu zaman annem ve babamı düşünüp tefekkür etmeye başladım acaba anne ve babam bu eşşek sıpası ne yapar ayazda üşütür karda donarmı diyerek beni düşünüyormuydu bu yolculukta gördüklerimiz sayesinde kültürümüz ne kadar zenginleşmişte olsa memleket hasreti ne kadar antik şehirlere harika manzaralara tanıkta olsam kalbin sol tarafına dolmaya başlıyordu dedemle selfie çekip anneme göndermeliydi mektupçu halildir bu gelen bey oğlumun fotoğrafını haberini getirmiştir mutlaka diyen fatma hanım secdesinden kalktı oğlunun resmini bağrına bastı işte o ettiği secde sayesinde fatma hanım ayakta duruyor sevdiğine kavuşuyor ayrılmıyordu
Duygu ve Düşünce
De profundis. Tanrı seni bekliyorum, Tanrı gel bana. Tanrı, göğsümdeki çiçek, ben hiçbir şeyim ve talihsizlik başımda ve sadece kelimeleri nasıl kullanacağımı biliyorum ve yalan söylüyor kelimeler ve
Sayfa 168·Kitabı okudu