Puan vermedi·216 syf.··
2026 25. kitabı
Çocuk romanı olarak yazılmış bir roman düşünün çocuklar okusun zihninde soru işaretleri oluşsun ve yetişkinler okusun, taşlar tüm olasılıklarla beraber yerine otursun, bir karşılık bulsun. 1977'de yayınlanmış ama her dönemde karşılık bulabilecek bir alegorik eser. Sömüren filler sultanı ve sömürülen karıncalar. Bunların arasında arabuluculuk yapan, arkasına filler sultanını alıp kendi çıkarlarına çalışan hüdhüd kuşlarının başı Ulukepez ve tabi kırmızı sakal takıp kılık değiştiren sarıca karıncalar. Sömürmek için tarih boyunca kullanılan tüm yollar kaleme alınmış, dil, medya, okul, korku, ümit kırma, şiddet... Korku ve umutsuzlukla uyuyan karıncaları uyandırmaya yeten tek bir karınca; eli nasırlılardan, yaşlı Kırmızı Sakallı Topal Karınca. Başlangıçta karınca kullarıyla etle kemik gibi olduğunu hatta başta fil atalarının da karınca olduğunu söyleyen ve hatta çok çalışırlarsa onların da fil olabileceğini söyleyen bir sultan. Yalnız karınca kadar yemesi gereken fil olabilecekleri... Bence daha fazlasına gerek yok. Çünkü kitabı herkes kendi okumalı. Kitaptaki ifadelere yer vermek istiyorum; iğva, cerbeze, tansık, kırfacana, ıhırcık karanlık... Şu cümlelere ne demeli? Hayınlık ahmak olur, ne kadar kurnaz gözükse de. S. 149 Umutsuzluk tutsaklığın gıdasıdır. O kadar iş yığalım ki karıncalar üstüne değil düşünmek soluk bile alamasınlar... S. 166 Karınca baş kaldıran bir yaratıktı, fillere öykünmeleri onların tüm özelliklerini bitirdiklerini gösterir... S. 181 İlk Türk distopyası, aynı zamanda çocuk romanı. İlk baskısında Yaşar Kemal fillerden özür diliyor çocuklara filleri olumsuz yansıttığı için. Hiçbir hayvan bu kadar zalim olamaz ama hikaye için bir kahraman gerektir.
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,6bin okunma
10/10
·98 syf.··
2026 22. kitabı
Çok güzel düşündürtücü bir kitapla geldim sizlere.İçerisi biraz şiir biraz da düzyazıdan oluşuyor. İnsan için var olmuş ve insanın bir araya gelerek var ettiği etkileşimler sonucu ortaya çıkan; kitle, sonsuzluk,kötülük, ölüm,aşk,umut sözcüklerinin kendi içlerinde barındırdıkları anlam imge gerçek boyutlarında şiirsel söylemleri bizi çağırmaktadır.Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.Aşagıya da kitaptan alıntılar bırakıyorum.
Tansık ve Olguİbrahim Algan · Cinius Yayınları · 20153 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·72 syf.··
2022 190. kitabı
Çok Bi Çocuk, modern Türk şiirinin özgün seslerinden Can Yücel’in 1988 yılında ilk olarak Gözlem Yayınları tarafından yayımlanan, daha sonra Doğan Kitap ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından farklı baskıları yapılan şiir kitabıdır. Kitap, şairin karakteristik yalın, samimi ve yer yer argolu dilini yansıtan, toplumsal duyarlılık, ironi ve yaşam sevgisiyle dolu şiirlerden oluşur. Can Yücel’in hayatından izler taşıyan bu eser, onun hem bireysel hem de toplumsal meselelere eğilen şiir anlayışını gözler önüne serer. Şiirler ve Temalar: Çok Bi Çocuk, Can Yücel’in doğa, insan ilişkileri, aşk, toplumsal eleştiri ve kişisel deneyimlerinden beslenen şiirlerini içerir. Kitapta, şairin çocuk ruhunu koruyan, hayatı ve insanları sevgiyle kucaklayan yanı öne çıkar. Aynı zamanda, siyasi ve toplumsal meselelere ironik bir dille yaklaştığı taşlamalar da dikkat çeker. Örnek şiirler arasında Yunani Bir Sone, Oktay’a, Tansık Gerçekliği, İntizar, Bir Enik İçin Çin Şiiri, Aşk Çocuğu ve Bahar Yazısı gibi eserler yer alır. Bu şiirler, şairin hem duygusal hem de eleştirel yönlerini yansıtır. Dil ve Üslup: Kitap, Can Yücel’in alışılageldik kaba ama içten dilini barındırır. Argo ve müstehcen ifadeler, onun şiirlerinde bir çiçek gibi kullandığını savunduğu bir özelliktir. Şair, bir konuşmasında küfrün işçi sınıfının ağzında bir çiçek, burjuvazinin ağzında ise bir lağım çukuru olduğunu belirtmiştir. Bu üslup, Çok Bi Çocuk’ta da şiirlerin samimiyetini ve halka yakınlığını pekiştirir. Can Yücel’in Şiir Anlayışı: Çok Bi Çocuk, Can Yücel’in Garip akımından etkilenen erken dönem şiirlerinden sonra, kendi sesini bulduğu olgun bir döneme işaret eder. Kitap, şairin toplumsal sorunlara ayna tutan, bireysel deneyimlerini toplumsallaştıran şiir anlayışını yansıtır. Şiirlerinde doğa, aile ve
Çok Bi ÇocukCan Yücel · İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,413 okunma
ÖLMÜŞ ve DİRİLMİŞ ADAM!
Puan vermedi·80 syf.·
2025 55. kitabı
Mütercim Bilge Karasu'nun tercüme(!) ettiği, 1963'de TDK çeviri ödülü almış, D. H. Lawrence'ın Ölen Adam isimli romanını incelemeye öncelikle mütercimin dil faciasından başlamak istedim. Bilge Karasu muazzam(!) uydurukça-kurbağaca sözde öztürkçe(!) mâlumatını bu romanda gözler önüne sermiş. Allah'tan roman 78 sayfa, nasıl bitirebildiğimi bir ben bilirim. Tercümede geçen kurbağaca kelimeleri hulâsa ediyorum: Ağmak, uçmak, yalvaç, tansık, dirim, yalım, yüküm, tinsel, unmak, gereksemek, enezlik, sunu, yılgı, saltık, erinç, balkımak, dalınç vb. gibi, uydurulmuş kurbağaca denilebilecek bir dil. Roman zaten mitolojik ve mücerret bir muhtevaya sahip, senin neyine, bu dille bu romanı hiç etmek... Aslında romanında öyle ahım şahım bir muhtevası yok. D. H. Lawrence Hazret-i İsâ'yı (Aleyhisselâm) bir mit kahramanı haline koymuş, eski mitoslardan İsis ile İsis rahibesini, Ana tanrıça, sevip arayan kutsal kadın sembolleri olarak kullanmış. Dirilişinden sonra yepyeni bir hayat kurmaya çalışan, peygamberlik döneminin sınırlı inançlarını parçalayarak eski tanrıların gücüne erişmeye ve onlarla (tanrı ve tanrıçalarla) barışmaya çalışan bir İsâ'nın, Meryem'i, anasını mazide bırakmış, sıradan bir İsis rahibesinde aşkı bulan bir İsa portresi çizen-uyduran müellif, hayat ve aşk anlayışını dar bir Hıristiyanlık anlayışı ile karşılaştırmış... Halt etmiş tabiî! Okunmaya değmez, mitolojilerden bir şeyler öğrenilebilir belki ama uydurulmuş mitolojik fantezilerden bir şeyler çıkarmaya çalışmak beyhude bir meşgale... Vaktinizi böyle boş şeylerle heba etmeyin... Vakur Çayseven
Mitoloji Senaryo
Ölen AdamD. H. Lawrence · Can Yayınları · 2017673 okunma
2/10
·248 syf.··
2024 8. kitabı
·
179 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2024 18:56
Tansık III, diğer iki kitaba göre daha sıkıcı bir kitaptı benim için. Bitsin diye okudum diyebilirim. Yazar, savunduğu düşünceyi anlatırken o kadar çok tekrara düşmüş ki bir yerden sonra konunun özelliği ve güzelliği yok olmuş. Yazarın, kitap kapaklarının tasarımları çok çok iyi bana göre. Hakkını yememek lazım. Bunun dışında serinin ilk kitabının incelemesinde de dediğim gibi benim için Tansık I bir numara. Onun dışındakiler çok sıradan. Baktım ki yazar dördüncü kitabını da yazıyormuş ancak bu haber dört beş sene evvelin haberi. Kitap yazmak zor. Bunun üzerine kitap çıktığı an dördüncü kitabını da alıp okuyacağım tabii ki. İyi okumalar :)
Tansık 3Mehmet Hengirmen · Engin Yayınevi · 201015 okunma
4/10
·248 syf.··
2024 6. kitabı
Tansık II, ilk kitaba göre daha orta seviye bir kitap diyebiliriz. Seri kitap yayınlamanın da bir dezavantajı bu sanırım: Okuduğumuz kitabı her seferinde bir önceki kitaba göre kıyaslamak. Ne umutlarla başladığım bu serüven, benim için hayal kırıklığı olma yolunda ilerledi. Artık cümleler sadelikten çok basitleşmeye gitti çünkü. Yine de polisiye kısmının tansiyonu hiç düşmedi. Kitabı ilerleten o olaylar olmasaydı okuyabilir miydim bilmiyorum. Kitabın bende bıraktığı edebi kısmının sıradanlığını bir tarafa bırakırsak polisiye tarzı açısından okunabilir bir kitap. Ben üçüncü ve son kitabı okumaya gidiyorum. Umarım kısa sürede bitiririm. İyi okumalar :)
Tansık 2Mehmet Hengirmen · Engin Yayınevi · 201015 okunma