Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor. kimse Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada
Alıntı
Biz niye kendi zamanlarımızı yaşayamıyoruz, niye hep bask zamanlar ve hep başka kendimiz? Ne bu ertelenen, bir tansık olma dileğiyle -tansığın olmasını beklemek değil, özün tansığa dönüşmesini ummak- ben'i ve biz'i bir tansık yapmak arzusu? "Şimdi'nin karanlığı" daha ne kadar üretilecek? Bu karanlıkta beslenen ruh kurtçukları daha ne kadar mal edecek bizleri kendilerine? Bu kurtlar içten içe daha ne kadar uluyacaklar? Bu görünmez salıncakta daha ne kadar sallanacağız "Aya dokunmak istiyorum" tümcesini sessiz bir çığlık olarak yineleyerek. Bu huzur için çığlıklar ne köpekler toplumunda, kim duyar? Çığlıklar neden bu den sessiz? Bu balıkhaneler, bu kancalar niye varlar, yüzlerimiz neden yüz, bedenlerimiz niçin balık öyle asılı dururken ve dönerken ağır aksak?
Sayfa 283
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ankara sisler içinde
Yürüyorsun çırılçıplak odalarda tansık Korkuya kurban verir miyim aşkı Bilsem ki ölümün dizlerinin dibinde
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada
Sayfa 11 - Everest Yayınları·Kitabı okuyor
Şiir
Biz niye kendi zamanlarımızı yaşayamıyoruz, niye hep başka zamanlar ve hep başka kendimiz? Ne bu ertelenen, bir tansık olma dileğiyle -tansığın olmasını beklemek değil, özün tansığa dönüşmesini ummak- ben'i ve biz'i bir tansık yapmak arzusu? "Şimdi'nin karanlığı" daha ne kadar üretilecek? Bu karanlıkta beslenen ruh kurtçukları daha ne kadar mal edecek bizleri kendilerine? Bu kurtlar içten içe daha ne kadar uluyacaklar? Bu görünmez salıncakta daha ne kadar sallanacağız "Aya dokunmak istiyorum" tümcesini sessiz bir çığlık olarak yineleyerek. Bu huzur için çığlıklar ne köpekler toplumunda, kim duyar? Çığlıklar neden bu den sessiz? Bu balıkhaneler, bu kancalar niye varlar, yüzlerimiz neden yüz, bedenlerimiz niçin balık öyle asılı dururken ve dönerken ağır aksak?
Sayfa 283
Alıntı
Yaşadığı şu yeryüzünün bir cennet olduğunu bilmeyecek kadar enayi, yediğinin içtiğinin, doğan güneşin, akan suyun, esen yelin, uçan bulutun, yağan yağmurun, açan çiçegin, büyüyüp gelişen meyvenin, tomurcuğun, yer alunda çabalayan tohumun, uçan kuşun, petekteki arının, sayısız, milyarlaıca, milyarlarca ışıldayan rengin bir tansık olduğunu bilmeyecek kadar eşşek, hem de eşşoğlu eşşek.
ADAM Yayınları·Kitabı okuyor